Perşembe, Nisan 9, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Ev içi Emek Paylaşımı ve Çiftlerin Cinsel Yaşamı: Adalet Algısı, İlişki Doyumu ve Yakınlık Üzerine Bir Değerlendirme

Gündelik Hayatın Görünmeyen Etkisi

Bir ilişkide arzu sadece romantizmle ya da fiziksel çekimle açıklanmaz. Bazen mutfakta bırakılan bir tabak, makineye atılmayı bekleyen çamaşırlar ya da sürekli hatırlamak zorunda kalınan küçük sorumluluklar, iki kişi arasında fark edilmeden bir uzaklık yaratır. Günlük hayatın yükü dengeli dağılmadığında bu durum yalnızca yorgunluk değil, aynı zamanda ilişkide bir kopukluk hissi de doğurur.

Son yıllarda ilişki ve aile psikolojisi alanında yapılan çalışmalar, ev içi emek paylaşımının yalnızca gündelik yaşamın düzenlenmesiyle sınırlı olmadığını; duygusal yakınlık ve cinsel yaşamla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koymuştur. Ev işlerinin daha dengeli paylaşıldığı ilişkilerde partnerlerin hem ilişki doyumunun hem de cinsel tatminin daha yüksek olduğu görülmüştür.

Johnson ve arkadaşlarının (2016) Journal of Family Psychology’de yayımlanan çalışması, ilişki doyumu ve cinsel tatmin açısından belirleyici olanın yalnızca kimin ne kadar iş yaptığı değil, bu paylaşımın ne kadar adil hissedildiği olduğunu ortaya koymuştur. Kişiler, sorumlulukların adaletli şekilde paylaşıldığını düşündüklerinde ilişkilerinden daha fazla tatmin olmuş ve partnerleriyle daha güçlü bir bağ kurmuştur.

Carlson, Miller ve Sassler’ın (2016) çalışması da benzer bir tabloyu ortaya koymuştur. Ev içi emeğin daha dengeli olduğu ilişkilerde yalnızca cinsel sıklık değil, genel ilişki doyumu da artmıştır. Bunun nedeni doğrudan iş bölümü değil; bu paylaşımın kişide yarattığı “değerli ve görülmüş olma” hissidir. Bu his güçlendikçe duygusal yakınlık artmış, bu da cinsel yaşamı olumlu etkilemiştir. Kısacası, adalet algısı arzunun zeminini hazırlamıştır. Bu bulgular, eşitliğin ilişkilerdeki rolünü daha net hale getirmiştir. İnsanlar, ilişkilerinde verdikleri ile aldıkları arasında bir denge aramıştır. Bu denge bozulduğunda yalnızca memnuniyet azalmamış; kırgınlık ve değersizlik duyguları da ortaya çıkmıştır. Bu duyguların yoğun olduğu ilişkilerde yakınlığı sürdürmek kolay olmamıştır.

Zihinsel Yük ve Kültürel Farklılıklar

Ev içi emeğin bir de çoğu zaman fark edilmeyen bir boyutu vardır: zihinsel yük. Evin planlanması, hatırlanması ve organize edilmesi gibi süreçler bu yükün parçasıdır. Daminger’ın (2019) vurguladığı gibi bu yük genellikle tek bir kişinin zihninde toplanır. Sürekli düşünen ve hatırlayan taraf olmak zamanla zihinsel yorgunluk yaratır. Zihinsel olarak yorulan birinin yakınlık kurmakta zorlanması şaşırtıcı değildir.

Öte yandan bazı çalışmalar farklı bir noktaya işaret etmiştir. Kornrich, Brines ve Leupp’un (2013) çalışması, daha geleneksel iş bölümüne sahip bazı çiftlerde cinsel sıklığın daha yüksek olabildiğini göstermiştir. Bu durum, cinselliğin yalnızca eşitlik üzerinden değil; kültürel normlar ve roller üzerinden de şekillendiğini düşündürmüştür.

Ancak cinsel sıklık her zaman cinsel tatmin anlamına gelmez. Muise, Impett ve Desmarais (2013), cinsel tatmin ile ilişki doyumu nun birbirini karşılıklı olarak etkilediğini ortaya koymuştur. Güçlü bir ilişki cinsel yaşamı desteklerken, tatmin edici bir cinsel yaşam da ilişkiyi güçlendirmiştir. Bu karşılıklı etkileşimde adalet duygusu belirleyici bir rol oynamıştır.

Sonuç: Arzunun Gündelik Hayattaki Kökleri

Sonuç olarak ev içi emek paylaşımı, bir ilişkinin görünmeyen ama belirleyici unsurlarından biridir. Bu mesele yalnızca “kimin ne yaptığı” değil; kimin ne kadar görüldüğü, desteklendiği ve değerli hissettiğiyle ilgilidir. Arzu çoğu zaman büyük jestlerde değil, gündelik hayatın içinde şekillenir. Bir ilişkide yakınlık yalnızca yatak odasında kurulmaz; mutfakta, salonda, hayatın en sıradan anlarında inşa edilir. Denge kurulduğunda ise arzu kendiliğinden yolunu bulur.

Kaynakça

Johnson, M. D., Galambos, N. L., & Anderson, J. R. (2016). Skip the dishes? Not so fast! Sex and housework revisited. Journal of Family Psychology, 30(1), 5–16.

Carlson, D. L., Miller, A. J., & Sassler, S. (2016). The gendered division of housework and couples’ sexual relationships. Journal of Marriage and Family, 78(1), 26–39. https://doi.org/10.1111/jomf.12254

Kornrich, S., Brines, J., & Leupp, K. (2013). Egalitarianism, housework, and sexual frequency in marriage. American Sociological Review, 78(1), 26–50.

Daminger, A. (2019). The cognitive dimension of household labor. American Sociological Review, 84(4), 609–633. https://doi.org/10.1177/0003122419859007

Muise, A., Impett, E. A., & Desmarais, S. (2013). Keeping the spark alive: Being motivated to meet a partner’s sexual needs sustains sexual desire. Social Psychological and Personality Science, 4(6), 636–643.

Frisco, M. L., & Williams, K. (2003). Perceived housework equity, marital happiness, and divorce in dual-earner households. Journal of Family Issues, 24(1), 51–73.

Grote, N. K., & Clark, M. S. (2001). Perceiving unfairness in the family: Cause or consequence of marital distress? Journal of Personality and Social Psychology, 80(2), 281–293. https://doi.org/10.1037/0022-3514.80.2.281

Melissa Arslan
Melissa Arslan
Melissa Arslan, Ankara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden lisans derecesi aldıktan sonra aile, ilişki, evlilik ve cinsel danışmanlık alanlarında çalışmalarına aktif olarak devam etmektedir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ekolü temelinde; danışanların ihtiyaçlarına göre Şema Terapi, NLP ve ACT temelli tekniklerden yararlanmakta, gerekli durumlarda sistemik bakış açısıyla Aile Dizimi yaklaşımını sürece entegre etmektedir. Eklektik bir anlayışla yürüttüğü danışmanlık sürecinde, her danışanın bireysel deneyimini merkeze almayı önemser. Çocuklarla yapılan çalışmalarda oyun ve masal temelli yöntemlerden yararlanmakta; resim analizi ve yaşa uygun gelişimsel değerlendirme araçları aracılığıyla ebeveynlere rehberlik sağlamaktadır. Danışmanlık sürecinde en çok önem verdiği unsur, danışanların kendilerini özgürce ifade edebilecekleri güvenli bir alan oluşturmaktır. Bu sayede duygularını ve yaşantılarını rahatlıkla paylaşabilmelerine olanak tanımayı ve her seansta kendilerini güvende hissetmelerini sağlamayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar