Kurban rolü zayıf veya mağdur rolündedir. Kendi ihtiyacını karşılayamaz. Herkes yardıma ihtiyaç duyabilir ancak kurban kişiler çözüm aramaz, çözümü başkasının getirmesini bekler. Yardım gelse de bazen bu çözümü sabote edebilir. Derindeki ihtiyaç kurban olmaktır.
Zorba rolü, güçlü, kontrolcü ve baskıcıdır. Kurbanı manipüle eder, üstünde hakimiyet kurar ve onun zayıf konumunu sömürür. Destekliyormuş gibi görünür ama zorbalar. Mesela, sağlığına dikkat etmesi gerektiği konusunda sürekli uyarır ama bunu yaparken sağlığını önemsemek yerine kötü duygusunu atar.
Kurtarıcı rolü, kurbanın yardımına koşar, korur ve destekler. Genelde zorbayı karşısına alır. Kurban kişi kurtarılmak istemese bile kurtarmaya çalışır; bu süreçte zorbaya dönüşebilir. Aslında kurtarmak istediği kişi kurban değil kendisidir.
Bu üçgendeki ortak nokta aslında üçünün de içten içe kurban olmasıdır. Çünkü bu roller arasında dönüşüm yaşanır. Hayatının bir alanında kurban olan kişi bir noktada zorba olabilir. Bu üç rol de kişinin kendi kurtarılmayı bekleyen duygulardan kaçıştır aslında. Çocukluk döneminde özellikle 0-7 yaş aralığında hayatında zorba, kurtarıcı, kurban biri vardı. Bu roller arasında değişerek çocukluktaki bu hikaye devam ettirilir.
Aklınıza “ben hangisiyim?” sorusu gelebilir. Kendinize ne sorabilirsiniz?
- Kendini başka insanların etkisi altında hissediyor musun?
- Yaşadığın sorunların sebebi dış çevre olduğunu mu düşünüyor musun?
- Sorunlar karşısında zayıf veya çaresiz hissediyor musun?
- Çözümler hep dışarıdan birinden mi geliyor?
Başına gelenler kötü şans mı, kötü kader mi?
Yanıtın çoğunluğu evet ise şu anda kurban rolünde olduğunu hissediyor olabilirsin. Bunu değiştirmek için önce düşünceyi, sonra davranışı değiştirebiliriz. Örneğin, “hep beni buluyor” düşüncesinin yerine “bu seferlik böyle oldu. Bir daha olamaması için neler yapabilirim?” düşüncesini getirmek önemli. Gelen yanıtı davranışa dökmek bu rolden çıkmanıza yardımcı olabilir.
Zorba rolünü anlamak için kendine şunları sorabilirsin:
- Başka insanları kontrol veya manipüle etmeye çalıştığını fark ediyor musun?
Başkalarını eleştirmeye, yönlendirmeye veya içten içe aşağılamaya istekli misin?
Çevrendekilere iyilik yapmak için istemediği halde önerilerde bulunuyor musun? Ayrıca bunu yaparken içindeki duygu öfke, kızgınlık, sert, yıkıcı mı? Bunları içinde bir yerde gerçekten hissediyorsanız zorba rolünde olma ihtimaliniz var. Buradan çıkmak için insan ilişkilerinizde kötü duygu olmadan ilerleme sağlamanız gerekir. Kötü duygudan kastımız, sizin hissettiğiniz yalnızlık, öfke, kıskançlık gibi duygulardır. Bunları başkası üzerinden dışarıya atarken yansıtma yapılır. Yani başkasına yaparak kendisini nötrlemeye çalışılır.
Bu durum nasıl çözülür?
İlk adım iletişim becerilerini düzenlemektir. Konuşurken karşındakini yok saymak, yutmak, her yeri kaplayacak şekilde konuşmak. Bunu fark edip düzenlemek gerekir.
İkinci adım kendi duygularınla ilişkini güçlendirmektir. Hangi durumda ne hissettiğin, sana ne hatırlattığı, içinde neleri uyandırdığını fark etmek. Kendine sıklıkla “şu anda ne hissediyorum?”, “ne oldu da bunu hissettim?”, “neden hissetmiş olabilirim?” sorularını sormak bunları fark etmene yardımcı olabilir.
Kısaca, ilişkileri güçlendirmek aslında kendinizi fark etmenizle başlar. Okların ucunu ilk önce kendinize çevirdiğinizde ilişkilerinizdeki sağlam olmayan kısımları görmenize fayda sağlar. Gördüğünüz şeyi düzeltmek daha kolaylaşır.
Kurtarıcı rolünde olduğunuzu anlamak için şunları düşünebilirsiniz:
- Başkalarının sorunları çözmek için sürekli müdahale ediyor musun?
- Başkalarının hayatlarını kurtarmak önceliğin mi?
- Kendi ihtiyaçlarını karşılamak yerine başkalarının ihtiyaçlarını mı tercih ediyorsun?
- Çevrendekilerin kendi kendilerine halledeceği konularda bile çok sık kafa yorduğun oluyor mu?
- İnsanlarla ilişki kurma biçimin onlara zaman, emek, para vermek mi?
- Genelde insanlar seni aşırı yardımsever veya fedakar olarak mı tanımlıyor?
Yardımların karşısında aldığın tepkiler kendini daha önemli, daha değerli hisseder misin?
Bu durumdan çıkmak için kendinize şunu sorabilirsiniz: “Bu konuda benim bir sorumluluğum var mı?” Cevabınız hayır ise sizin yapabileceğiniz bir şey yok demektir. İçinize dönüp gerçekten yardımcı olmak istiyor musunuz bir düşünün. İkincil duygu olarak bunu istiyorsanız aslında gerçekten yardım etmek hissettiğiniz duygu olmayabilir. İçten içe burada istediğiniz şey kendinizi daha değerli, daha işe yarar veya görülmek isteyen biri olabilir mi?
Bu üçlü modelinin oluşmasının birkaç sebebi olabilir. Geçmiş deneyimler ve modelleme bu rollerden birinde olmanıza etki edebilir. Geçmişte yaşanan deneyimler, özellikle 0-7 yaş arasındaki travmatik deneyimler veya ilişkiler bu üçgene düşmeye neden olabilir. Örnekle açıklamak gerekirse, annesinin aşırı korumacı davranışı nedeniyle kendini kurban olarak gören bir erkek düşünelim. Kendi kapasitesinden şüphe duyan çocuk, annesini kurtarıcı olarak kabul edebilir. Çocuğunu korumak isteyen anne aşırı üstüne düşer, kaba davranılmasını önler; yani yaşamın zorluklarını deneyimlemesine engel olur. Bunu da onun sorumluluklarını üstlenerek ve kontrol ederek yapar. Bu da çocuğun kurban düşüncesini pekiştirir. Onun zihninde dünya zorba, kendisi kurban ve annesi onun kurtarıcısıdır. Bu dinamikte çocuk zorbaları üstüne çeker çünkü öğrendiği model kurban-kurtarıcı ilişkisidir.
Başka bir örnekte ise çocuk ebeveynlerinin kurtarıcısı olabilir. Babasının annesini aldattığını gören çocuk, annesinin kurtarıcısı olarak babasına kötü davranabilir.
Bu pekiştirilmiş roller benzer dinamikleri çekmeye başlar. Kurtarıcı bireylerin çevrelerinde mağdur, yardıma muhtaç bireyler olur. Zorba bireyler bu duygusunu tatmin edeceği, aşağılayacağı, birilerini eleştireceği ortamlara girer. Bu roller arası geçirgendir. İş yaşamındaki baskıya dayanamayıp kurban rolünü, sosyal yaşamında arkadaşlarını aşağılayarak zorba rolünü, romantik ilişkisinde partnerine aşırı verici olarak onun sorunlarını ondan fazla çözmeye çaba harcayarak kurtarıcı rolünü aktif tutan bireyler oluşur.
Bunların oluşması sadece aile dinamiği değildir tabii. Toplumsal ve kültürel birçok etken vardır. Bazı kültürlerde dişini gösterip istediğine ulaşan zorba bireyler kabul görülür; bazı kesimlerdeyse yardıma muhtaç, sessiz, her şeye boyun eğen kurban rolleri benimsenmiştir.
Bunların yanı sıra kurtarılmayı bekleyen prenses ve onu kötü kişilerden çekip alacak kurtarıcı prensler şeklinde birçok masal, hikaye, efsane yazılmıştır.
Farkındalık geliştirmek bu rolleri sağlıklı hale getirecektir. Hangi roldesin ve bu rolün kaynağı kim, ne? Bu rolü bulmak ve senin geçmişinle olan bağlantısını bulup çözmek ilk adım. Kurban rolün aktif diyelim. Kendini aciz, güçsüz, muhtaç hissettiğin anları bulmak ve bu duyguları boşaltmak. Hala devam ediyorsa aile dinamiğinde öğrenilmiş olabilir. Büyürken evde aciz, güçsüz, muhtaç, kurtarılmayı bekleyen biri vardı ve aslında hissettiğiniz duygu sizin değil o roldeki kişinin duygusu. Bu kişi veya kişiler kimlerdi? Bunu fark edip ayrışma yapmak önemlidir.


