Cuma, Şubat 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Doğru Karar Vermek Sadece Deneyim ve Bilgi ile mi İlgili?

Bir CEO kriz çıktığında şirket için dönüm noktası olacak bir kararlar verir. Bir sporcu belki de son anda yaptığı bir hamle ile hem kendi kariyerini hem de takımının sonucu değiştirir. Bir müzisyen doğaçlama çalarken o özel notayı seçer. Genelde bu anlar tecrübe, bilgi, değerler ya da sezgi olarak açıklanır fakat şimdi, nörobilim ve performans psikolojisi karar vermenin sadece deneyimle, değerlerle ve bilgiyle oluşmadığını; beynin, psikolojinin ve farkındalığın birleştiği yerde, çeşitli özelleştirilmiş mental antrenmanlarla gelişen bir zihinsel beceri olduğunu bize gösteriyor.

Karar Vermenin Nörobiyolojik Temelleri

Karar verme süreci beyinde birçok farklı bölgenin birlikte çalışması ile gelişse de aktif ve önemli rol oynayan birkaç merkez var: Prefrontal Korteks ve Amigdala. Bu iki bölge birlikte çalışarak karar verme mekanizmasını gerçekleştirir. Eskiden duyguların, yani amigdalanın aktive olması, karar vermeye engel olduğu düşünülürdü. Fakat son araştırmalar bu iki bölgenin karar verirken birlikte çalıştığını gösteriyor. Dixon ve Christoff (2017) tarafından ortaya konulan “akıllı karar verme” modeline göre; amigdala bir seçeneğin değerini ve duygusal ağırlığını hesaplarken, prefrontal korteks bu veriyi alıp planlayarak uzun vadeli hedeflerle hizalandırıyor.

Kötü kararlar ise çoğu zaman bu iki bölge arasında iletişim koptuğunda ortaya çıkıyor. Stresli bir durumda amigdala, prefrontal korteksin işlevini azaltmaya meyilli oluyor ve bu yüzden yanlış seçimler ortaya çıkıyor. Bu yüzden iyi bir karar vermek için sadece bilgi yeterli olmuyor, bu nöral akışı yönetecek duyguları da düzenleme becerisi önemli bir rol oynuyor.

Bilişsel Tuzaklar ve öz Farkındalık

Bu sürecin psikolojik zemini ise güçlü bir kendini tanıma (self-awareness) becerisine dayanır. Yapılan araştırmalar, kendini iyi tanıyan kişilerin daha doğru karar verdiklerini gösteriyor (Carden, Jones ve Passmore, 2022). Hepimiz Batık Maliyet Yanılgısı (zamansal, maddi ve manevi yatırım yapılan ve emek verilen bir işin maliyetler geri kazanılamayacak olsa bile devam etme eğilimi) gibi bilişsel tuzaklara düşebiliriz; ancak farkındalığı yüksek bir lider veya sporcu, kendi zihinsel tuzaklarını fark edebilir ve bunu avantaja dönüştürebilir. Örneğin, bir projenin başarısızlığını kabul edememek, projenin potansiyelinden ziyade kişinin hata yapma korkusundan kaynaklanıyor olabilir ve bu ayrımı yapabilmek, bir kararın kalitesini belirleyen en ana unsurlardan birisidir.

Farkındalığın Stratejik Gücü

Birçok kişi farkındalık deyince sadece rahatlamayı aklına getirse de aslında farkındalık, beyne odaklanmayı öğreten bir yöntemdir. Hafenbrack, Kinias ve Barsade (2014), farkındalık uygulamalarının insanların batık maliyet yanılgısı gibi sık yapılan düşünce hatalarını azalttığını belirtiyor. Farkındalık insanların geçmişte yaptığı yatırımlara olan duygusal bağını objektif bir şekilde görme olanağı sağlıyor ve kişilere şu anda daha mantıklı kararlar alma şansı veriyor, uyaran ile tepki arasındaki boşluğu genişleterek bireyi otomatik pilotta karar vermekten kurtarıyor. Bu durum da kurumsal hayatta stratejik serinkanlılık, sporda ve performans dünyasında ise anlık odaklanma olarak performansa yansır.

Zihinsel Antrenman ve Performans

Üst düzey sporcularla yapılan algısal ve bilişsel eğitimlerin, karar verme hızını ve doğruluğunu oldukça artırdığını gösteriyor (Nuri ve ark., 2024). Bir sporcu için fiziksel becerisi, yönetici için deneyimi ve bilgisi bir sanatçı için ise sanatını icra edecek becerileri fiziksel ve görünür kısımda önemlidir. Bununla beraber güçlü, doğru karar vermek kendi zihnini tanıyan, duygularını regüle edebilen ve dikkatini yöneterek bilgi ve becerisini birbirine entegre edebilen zihinlerin ürünüdür ve bu, şans değil, bilimsel bir antrenman sürecidir. Güzel haber ise şu, kişiye özel geliştirilen hem teknolojik hem de manuel mental beceri, odaklanma ve bilişsel antrenmanlar ve eğitimler ile, karar verme becerisi ve kalitesi arttırılabiliyor.

Elif Baziki
Elif Baziki
Klinik Psikolog Elif Baziki, Özel İtalyan Lisesi’ni bitirdikten sonra, 2019’da Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Lisans programından mezun oldu. 2020 yılında ise Gedik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji Yüksek Lisansı programına girmeye hak kazandı. Lisans yıllarında, “Ebeveyn bağlanma stili ile bireylerin çocuklarının yeme davranışı” üzerine yapılan bir projede gönüllü olarak yer aldı. 2016 yılında, ICASSI, International Committee of Adlerian Summer Schools and Institutes’da çeşitli mesleki eğitimlere katıldı, yine aynı yıl Psikodrama Yaşantı Grubun’da Psikodrama Eğitimi aldı. Lisans süresi boyunca Nöromarketing ve Mindfulness gibi workshoplara katıldı. Fransız La Paix Hastanesi’nde eğitim/staj programına katıldı ve Bahçeşehir Üniversitesi eSpor Biriminde Gönüllü Psikolog olarak çalıştı. AASP, Association for Applied Sport Psychology, USA akredite program olan Spor ve Performans Psikolojisi eğitimi sertifikasına sahiptir. Performans psikolojisi alanında Elit Sporcular ve Sanatçılar ile çalışmaktadır. Elif Baziki, BUSAR Beşiktaş Arama Kurtarma Derneği Psikoloji Birimi yöneticisidir. Centre for Sustainable Health Care, Sustainable Mental Health Network, Türk Psikologlar Derneği, Kognitif ve Davranış Terapileri Derneği ve ACMP üyesidir. Klinik Psikoloji alanında bireysel terapileri de kapsayan Dinamik Psikoterapi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi, Bilişsel-Davranışçı Terapi Teknikler, Sanat Terapi İlkeleri ve EMDR Tekniklerini kullanarak Bütüncül bir bakış açısı ile psikoterapi uygulamaktadır. Bireyin yanı sıra Kurum ve Organizasyonlar ile ise, Değişim Yönetimi ve kurumlarda , sosyal etki yaratma ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları; Hedef 3, 8 ve 10 (SDG 3,8 ve 10), Sürdürülebilir ruh sağlığı, ruh sağlığında sürdürülebilir çözümler, kurumlarda psikolojik güvenlik,performans kaygısı ve arttırma, çeşitlilik, adalet, kapsayıcılık ve aidiyet (DEIB) alanında çalışmalar yapmaktadır. İlkokula giderken aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı yarı-zamanlı Arp Bölümü öğrencisi olmaya hak kazanan Elif Baziki, 2008 yılında Yıldız Teknik Genç Arpistler Konserinde yer aldı. Associated Board of the Royal Schools of Music, ABRSM kurumunun beşinci seviye Müzik Teorisi sertifikasına sahiptir. Çocuk yaşlarında, Galatasaray Spor Kulübü ve Enka Spor Kulübünde lisanslı yüzücülük yapmış olmak, Aldığı oyunculuk eğitimi ve müzikle iç-içe olmak, özellikle “performans, performans kaygısı, tükenmişlik sendromu, işyeri ve günlük yaşamda iyi oluş, sürdürülebilir iyi oluş,kaygı, depresyon" vb. konulara yönelmesine katkı sağladı. Şu anda aktif olarak bireylerle, sporcu ve sanatçılar ile çalışmakta, kurumlar ile kurumlarda psikolojik iyi oluş, sürdürülebilir iyi oluş ve psikolojik güvenlik kavramları ile ilgili projeler yapmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar