Hayatınızda sürekli benzer sorunları yaşadığınızı ya da farklı kişilerle kurduğunuz ilişkilerde aynı türden sorunları ve hataları tekrar tekrar deneyimlediğinizi fark ettiniz mi? Bireylerin büyük bir kısmı yetişkin olduklarında bebeklik ve çocukluk dönemleriyle ilgili ayrıntıları çok fazla hatırlayamadıklarını söyleyebilmektedirler. Ancak bebeklik ve çocukluk döneminde ebeveynler veya bakım verenler tarafından karşılanmayan ihtiyaçlar yetişkinlikte farklı şekillere bürünüp bizimle birlikte yaşamını sürdürmektedir. İlişkilerde seçilen bireyler, korkularımız, algılarımız ve daha birçok seçimde şemalarımız rol oynamaktadır (Young, 2003; aktaran: Şenkal Ertürk ve Kaynar, 2017). Bu yazı, hayat boyunca aldığımız kararlarda etkili olan şemaların nasıl oluştuğunu ve onlardan nasıl kurtulabileceğimizi anlatmayı amaçlamaktadır.
Davranışlarımızın Sebebi: Şema Terapi
“Şema terapi, çocukluk dönemlerinde temel duygusal ihtiyaçları karşılanmayan, yeterince ilgi ve sevgi göremeyen bireylerin hatalı davranış kalıplarını tedavi etmeyi sağlayan yöntemdir” (Madalyon Psikiyatri Merkezi, 2025). Şema Terapi Jeffrey Young tarafından geliştirilmiştir. Young kökeni bireyin çocukluk dönemine uzanan düşünce, duygu ve davranışları şemalar olarak tanımlamıştır (Kul, 2025). Şemalar başarısızlık, terk edilme, güvensizlik, kusurluluk ve gelişmemiş benlik vb. on sekiz alt başlığa ayrılmaktadır. “Bu terapi yaklaşımı, bireyin geçmişteki travmaların ve olumsuz inançların etkisinden kurtulmasına, yaşam kalitesini artırmasına ve daha sağlıklı ilişki kurma becerileri geliştirmesine yardımcı olur” (Tıbbi Direktörlük, 2025).
Doyurulamayan İhtiyaçlar: Şema Doğumu
Şema Terapi bağlamında bütün bireylerin psikolojik sağlığı için karşılanması gereken beş temel duygusal ihtiyaç alanı bulunmaktadır. Bu beş alandan herhangi birinde yaşanan travma şemaların gelişimine zemin hazırlayabilmektedir. Sağlıklı bir psikolojiye sahip bireyde bulunması gereken ilk alan Güvenli Bağlanma ve Kabul alanıdır (Anonim, 2023). Bu alan çocuğun şefkat, kabul görme ve güvende olduğunu hissetme gereksinimini kapsamaktadır. Bu ihtiyacın karşılanmaması durumunda, yetişkinlikte Terk Edilme, Güvensizlik/Kötüye Kullanılma gibi şemalara yol açabilme ihtimali bulunmaktadır. İkinci alan Özerklik, Yeterlilik ve Kimlik Duygusudur. Bu alanda da bireyin bağımsız hareket edebilme ve yetkin hissedebilme kapasitesine odaklanmaktadır. Bu alandaki yetersizlikler, Bağımlılık, Başarısızlık veya İç İçe Geçmişlik şemalarıyla ilişkilendirilebilmektedir. Üçüncü gereksinim alanı Gerçekçi Sınırlar ve Öz-Kontroldür. Çocuğun sınırlarını koyması ve yaşadığı hayal kırıklıklarına tahammül etme becerisi geliştirmesi kritiktir. Bu alandaki eksiklik, Hak Görme veya Yetersiz Öz-Kontrol şemalarının oluşmasına neden olabilmektedir. Dördüncü alan, Kendiliğindenlik ve Oyun, duygusal ifade özgürlüğü ve spontanlık ihtiyacını içerir. Bu alandaki baskılanma, Cezalandırıcılık, Duyguları Bastırma veya Kendini Feda Etme şemalarıyla sonuçlanabilir (Anonim,2023). Son alan olarak, Kabul ve Beğeni alanı, bireyin etrafındaki bireyler tarafından değer görülen ve sevilen biri olarak görülme gereksinimini içerir ve bu ihtiyacın karşılanmaması Sosyal İzolasyon ya da Kusurluluk şemalarının gelişimine zemin hazırlayabilmektedir.
Şema İyileşimi
Şema Terapide danışan ve terapist arasındaki ilişki oldukça önemli ve etkili bir unsurdur. Şema Terapide danışanın şemalarını iyileştirme kısmında olumsuz şemaların tanımlanıp olabildiğince daha sağlıklı düşüncelerle değiştirilmesi ve bireyin yaşam kalitesini artırması amaçlanmaktadır (Tıbbi Direktörlük, 2025). Zorlayıcı duyguların ifade edilebilmesi sağlanabilmektedir. Bireyin yaşamında tetikleyici durumlar yaşanabileceğinden dolayı tetikleyici durumda verilen tepkilerin yazıldığı bir günlük tutulabilir (Memorial, 2022). Başka bir iyileştirme örneği rol yapmaktır. Terapi sürecinde rol yapımında terapist danışanın şemalarını deneyim yoluyla somutlaştırarak farklı bir bakış açısı kazanmaya olanak sağlamaktadır (Anar, t.y.). Tulum (t.y.) yazısında “bilişsel şemalar doğru bir şekilde yönetilirse, problemlere de uygun çözümler bulunabilir” demiştir.
Sonuç
Sonuç olarak bakıldığında şemalar hayatımızdaki sürekli tekrar eden sorunların ve zorlandığımız ilişkilerin kökeni olarak görülmektedir. Ebeveynler veya bakım verenler tarafından sevgi ve güven verme gibi temel ihtiyaçlar karşılanmadığında, zihnimizde kalıp yargı olarak da adlandırılabilecek şemalar oluşuyor. Şema Terapide ise, terapistin de desteğiyle bireyin içinde bulunan küçük çocuğun küçüklüğünde karşılanmayan ihtiyaçları karşılanarak iyileşebilmeye destek sağlanıyor. Bu durumda da bireyin daha çok doyum yaşadığı bir hayat gözlemlenebiliyor.


