Cumartesi, Şubat 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Modern Ruh Sağlığı Raporu: Tükenmişlik Sendromunun Yeni Yüzü (Quiet Burnout) Ve Toksik Pozitiflik

“İyi görünmek” zorunda hissederken içten içe tükeniyor olabilir miyiz? Günümüz dünyasında ruh sağlığına dair kavramlar hızla evriliyor. Günümüz yaşamlarında en dikkat çeken durumlardan biri iyi hissetme baskısı. Bu baskı günden güne duygu durumunu zorlayan hep iyi olma halini bir zorunluluk gibi hissettiren toksik pozitiflik içinde olmamıza sebep oluyor. Tabii bu durumun sebebi sosyal medyada sürekli karşımıza çıkan “Sadece pozitif düşün”, “Her şey bir sebepten olur” veya “Daha kötüsü de var” mesajları da olabilir. Eğer bu söylemler sizi daha kötü hissettiriyorsa yalnız değilsiniz. Buna “Toksik Pozitiflik” deniyor.

Toksik Pozitiflik ve Duygusal Geçersizleştirme

Toksik pozitiflik; olumsuz duyguların bastırılması, “Hep iyi olmalısın” mesajlarının dayatılması, acının, öfkenin, yasın geçersizleştirilmesi anlamına geliyor. Duyguları bastırmak stresi azaltmaz, aksine daha fazla strese yol açar. Ayrıca duygusal geçersizleştirme, kişinin otantikliğini (kendisi olma halini) kaybetmesine ve öz-şefkat eksikliğine neden olur. Sosyal medyadaki “iyileşme estetiği” ve sürekli mutlu görünen insanlar, bu sağlıksız baskıyı besleyen faktörlerdendir. Sağlıklı bir ruh hali için olumsuz duyguların da yaşanması gereklidir.

Quiet Burnout: Sessizce Tükenmek

Tüm bunlar yeni bir kavram olan “Quiet burnout (sessiz tükeniş)”i öne çıkarıyor. Quiet burnout, klasik tükenmişlikten farklı olarak kişinin işine gitmeye devam etmesi ve performansının dışarıdan “normal” görünmesi ancak duygusal kopukluk, motivasyon kaybı ve anlam yitimi yaşamasıdır. Bu kişiler istifa etmez, şikâyet etmez ama içten içe tükenirler. Klasik tükenmişliğin aksine, sessiz tükenmişlik yaşayan kişi işine gitmeye devam eder ve dışarıdan bakıldığında performansı “normal” görünür. Hatta kişiler istifa edip yüksek sesle şikâyet etmezler ama iç dünyalarında duygusal kopukluk ve anlam yitimi yaşarlar. Fakat çoğu zaman bu durumun fark edilmesi zordur. Bu fark edilmeyi zorlaştıran en büyük etkenlerden biri de kişinin tükenmiş ama hâlâ çalışıyor gibi hissetmesidir.

Sessiz Tükenmişliğin Temelleri

Peki bu durumun temelinde ne yatar? Öncelikle gösterdiği duygusal emek; kişi öyle hissetmemesine rağmen mutlu veya ilgili görünmeye çalışması, bir şeyleri değiştiremeyeceğine yönelik geliştirdiği inancı (öğrenilmiş çaresizlik) ve kişinin yaşadığı varoluşsal tükenmişlik (Existential Burnout) ile bir amaca hizmet etmediğine dair düşüncesidir.

Damgalanma ve Kendi Kendine Tanı Koyma Riski

Bu kavramların öne çıkması ile birlikte de ruh sağlığı konusunda “damgalanma”nın ne durumda olduğu da düşünülüyor. Son yıllarda artık psikoloğa gitmenin ayıp olmaması; sosyal medyanın etkisi, ünlülerin ruhsal sorunlarını açıklaması yardım arama davranışını artırıyor ve farkındalığı yükseltiyor. Ancak bu durumun riskli tarafları da var. Bilgilerin yaygınlaşması ile artık kişiler yaygın olarak “aşırı kendini tanılama (self-diagnosis)” ve sosyal medyada gördükleri içeriklerle kendilerine tanı koymaya, bu tanıları bir kimlik haline getirmeye başlayabiliyor. Bunlar hatalı ve doğru olmayan yönlendirmelerle sonuçlanabiliyor.

Sonuç: Gökdelen Analojisi

Sonuç olarak ruh sağlığımızı bir analoji ile açıklarsak bunu modern, cam kaplı bir gökdelene benzetebiliriz. Dışarıdan bakıldığında (sosyal medya profilleri, iş yerindeki duruşumuz) bina ışıl ışıl ve sağlam görünür (toksik pozitiflik). Ancak binanın bodrum katındaki taşıyıcı kolonlarda çatlaklar oluşmuşsa ve biz bu çatlakları onarmak yerine üzerini boyayıp “her şey harika” demeye devam ediyorsak (Sessiz Tükenmişlik) bina ayakta gibi görünse de işlevini yitirmeye başlamıştır. Bu noktada farkındalığımız önem kazanıyor. Modern dünyanın handikapları bizi zaman zaman belirsizlik içine alsa da modern dünyada ruh sağlığımızı korumak, sadece “mutlu olmak” demek değildir. Sessizce tükenmemek için duygularımızı fark etmek, toksik pozitiflik tuzağına düşmeden kendimize şefkat göstermek ve popüler akımları bilinçli bir süzgeçten geçirmek gerekiyor.

Kaynakça

  • Serbest, S., & Öztürk, Ö. (2025). Duygusal zekâ ile tükenmişlik arasındaki ilişki: İç denetim birimlerinde bir araştırma. Denetişim, 32, 45–64.

  • Kajal, & Rani, S. (2025). Toxic positivity and social media: The pressure to always ‘look on the bright side’. International Journal of New Media Studies, 12(1), 51–57.

  • Kaunang, T.M.D., Utari, D.A., Dewi, R.D.C., Wasita, R.R., & Riesmiyatiningdyah, R. (2025). Analysis of toxic positivity behavior and its impact on individual mental health in the workplace. Journal of the American Institute, 2(5), 705–713.

  • Mitake, T., Iwasaki, S., Deguchi, Y., Nitta, T., Nogi, Y., Kadowaki, A., et al. (2019). Relationship between burnout and mental-illness-related stigma… Biomed Res Int, 2019:5921703.

  • Maslach, C., & Jackson, S. E. (1981). The measurement of experienced burnout. (MBI scale development).

  • Kahya, C. (2015). Örgütsel sessizlik ve tükenmişlik sendromu arasındaki ilişki. İşletme Araştırmaları Dergisi, 7(2), 150–172.

  • Deniz, M. E., & Yılmaz, E. (2006). Duygusal bastırma ve psikolojik uyum. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 3(26), 17–27.

  • Tarhan, N. (2019). Mutluluk tuzağı: Sürekli mutlu olma zorunluluğu. İstanbul: Timaş Yayınları.

  • Yıldız, M. A. (2020). Duyguların kabulü ve psikolojik iyi oluş. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 12(4), 412–425.

  • Çam, O., & Bilge, A. (2013). Ruhsal hastalığa yönelik damgalama ve ayrımcılık. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 5(3), 239–251.

  • Yüksel, Ş. (2005). Ruhsal hastalıklarda damgalanma. Türk Psikiyatri Dergisi, 16(2), 136–144.

nisanur yüce
nisanur yüce
Nisanur Yüce, İzmir Bakırçay Üniversitesi’nde psikoloji lisans öğrencisi ve yazar olarak psikoloji alanında çalışmalar yürütmektedir. Psikolojiye duyduğu ilgiyi yazılarıyla birleştirerek çeşitli platformlarda içerikler üretmekte, bireylerin psikolojik süreçlerini anlamalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Ruh sağlığı farkındalığını artırmayı misyon edinen yazar, psikolojiyi herkes için daha ulaşılabilir ve anlaşılır hale getirmeye yönelik çalışmalarına devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar