Günümüzde çoğu çocuğun gözlerinin çizgi filmleri ve dijital içerikleri aradığını söylemek yanlış olmaz. Çocuklar okuldan döner dönmez, canları sıkıldıkça, boş zaman buldukça, yemek yerken bile gözleri bir şeyler izlemek için can atar. Sadece çocuklar değil, ebeveynlerin de çocukla ilgilenecek vakti olmadığı zamanlarda vakit geçirmeleri amaçlı ve farkında olmadan çocukları televizyon izlemeye yöneltebiliyorlar. Bu gibi durumlar yaşanıyor ve sonrasında çocuğun davranış ve düşüncelerinde olumsuz yönde gelişmeler olunca bu çocuk bu durumu nereden öğrendi, neden böyle hırçınlaştı gibi sorular gün yüzüne çıkmış oluyor. Hatta psikolojik sorunları olduğunu düşünen kişiler olabiliyor. Ama hiç akıllara çocuklar nelere maruz kalıyor, ekrandan neler öğreniyor düşüncesi çoğu zaman gelmiyor. Hadi gelin çizgi film ve dijital medya içeriklerinin çocuklar üzerinde ortaya çıkarabileceği etkilere beraber bakalım.
Şiddet İçeriğinin Çocukların Bilincine Yansıması
İlk olarak çocuklar şiddet eğilimini dövüş sahneleri olan çizgi filmleri izleyerek de kazanabilirler. Henüz hareketin doğru veya yanlış olma durumunu kavrayabilme yeteneği gelişmemiş olan çocuklar için bu durum tehlike yaratabilir. Çocuk izlediği kavga sahnesinde yer alan şiddetli davranışları ahlaki boyutta değerlendirebilme yetisinin tam gelişmemesi nedeni ile merak edebilir çünkü sahne genellikle çocukların ilgisini çekmek için daha merak uyandırıcı ve hareketli şekilde sergilenebilir. Çocuk bu şiddet davranışını muhakeme edemediği için hem ilgiyle izler hem de sosyal çevresine de yansıtmış olur. Aynı zamanda rol model alma durumundan kaynaklı bu şiddet eğilimli davranışı rol model almış olur ve böylelikle çocuk sosyal çevresinde şiddete eğilim kazanmış olur, bunun sonucunda davranış problemleri açığa çıkabilir. Özellikle 4 yaşından küçük olan çocuklar çizgi filmlerde izledikleri hayal ürünü içerikler ile gerçek arasındaki ayrımı yapabilme muhakemeleri zayıf olduğu için ayırt edemezler ve kendilerini izledikleri karakterlere benzetmeyi amaçlayabilirler.
Çizgi filmlerde yer alan dövüş sahneleri veya benzeri şiddet içerikli sahnelerin yer alması, bazen belli bir sorunu çözmek amaçlı sergilenmektedir. Bu durumda çocuğun sorunu çözmesinin şiddete başvurması gerektiği gibi algılanabildiği için sorun teşkil eder. Herhangi bir durumda problemi çözmek isteyen çocuk şiddete başvurarak üstesinden gelmeyi öğrenmiş olur ve aynı zamanda rekabet unsuru da ortaya çıkabileceği için yine çocuk açısından algısal ve davranışsal olarak olumsuz sonuç yaratmış olur.
Toplumsal Rollerin Çocuk Bilincindeki Yansıması
Bir diğer etken ise toplumsal cinsiyet rollerinin ekranlardaki yansımasına odaklanan çocuklar algısal olarak filmlerde yansıtılan karakterleri ve özelliklerini belirli bağdaştırmalar yaparak zihin haritalarına kodlamış olurlar. Bu kodlamaların çoğu filmlerdeki kadın rollerine atfedilen prenseslerin hep kurtarılmayı beklemesi, erkeklerin ise sürekli güce sahip olan ve agresif bir kişiliğinin olduğunu yansıtan içeriklerdir. Bu içerikler çocukların zihinlerine bu şekilde yerleşir ve kalıplaşmış düşüncelere dönüşebilir. Bu kalıplaşmış ifadeler çocuğun hayatında hep o role özgü olan davranışlar olarak kodlandığı için çocuk bu düşünceyi zihinsel şemasına kalıcı olarak kodlar ve çevresinden başka bir bilgi edindiğinde hem direnç gösterebilir hem de fikir karmaşası yaşayabilir.
Bu durum çocuğun hayatında nasıl biri olması gerektiği ve cinsiyetine göre nasıl davranması gerektiğine yönelik olan bu algılar, çocuğun farkında olmadan zihninde kategorize etmesine neden olur ve çocuk aslında sosyal çevresini gözlemleyerek bilgi edinmek yerine ekrandaki yansıtmalar aracılığı ile öğrenmiş olur. Böylelikle çocuk kendini tanımlayan ifadeler yerine kalıplaşmış ifadelerin benliğindeki yansımalarına bürünmüş olur. Çizgi filmlerin çocukların benliklerini düzenlemek konusunda da yer edindiğini söyleyebiliriz.
Çizgi Filmlerin İyi ve Kötü Tasviri
İçerik bakımından incelendiğinde çoğu çizgi filmde iyi ve kötü tasvirine rastlamak mümkündür. İyi tasviri güzel, hoşgörülü, yardımsever olarak yansıtılır ve tam tersi olan kötü tasviri ise çirkin, yardım etmeyen, hırçın olarak tasvir edilmiştir. Bu tür kategorize edilerek yansıtılmış olan içeriklerde çocukların küçük yaşta maruz kaldıkları bu yansıtmalar zihin haritalarında dış görünüşe göre yargılama yapmalarına neden olmaktadır. Bu durumda çocukların dış görünüşle ilgili yargı oluşturmalarına neden olurken, sosyal ortamlarında eleştirel davranmalarına neden olmaktadır.
Sonuç: Çocuk Gözünden Çizgi Filmler
Çizgi filmler çoğu zaman çocuklar için renkli ekranı, eğlenceli karakterleri temsil etse de o renkli ekranların çocukların zihinlerinde olumsuz etkiler bıraktığı da gözler önüne serilmiştir. Bu görsel, işitsel ve zihinsel öğrenmeler konusunda çocuklar farkında olmadan büyük bir etkiye maruz kalıyorlar. Çatışmaları ve rekabeti şiddete başvurarak çözenler, cinsiyetlere özgü sergilenen özellikleri algılarına alıp kodlamaları gibi yansıtmalar çocuğun zihinsel gelişiminde etkili rol oynamış olur.
Onlar için renkli ekranlar aslında eğlenceli görülse de çoğu zaman farkındalık dışı olumsuzlar doğurabilir. Bir çocuğun dünyayı algılaması ve yorumlaması, renkli ekranlarda izlediği karakterlerin, yetişkinliğinde oluşturduğu benliğinden izler taşır.


