Cuma, Şubat 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Büyüdükçe Daralan Bir Çember: Affetmenin Psikodinamiği

Ambivalansı nedir, daha duymuş muydunuz? Aynı kişiye hem sevgi duyabilmeyi hem de kızgınlık duyabilmeyi ifade eder. Tıpkı zaman zaman ebeveynlerimize hissettiğimiz gibi ya da hayatımızdaki partnerimize. Çocukluk zamanlarımıza gittiğimizde hatırlıyorum; bir çocuğun kalbini kazanmak o kadar kolaydı ki. Bazen kalbi kırılan küçücük bir bedenin o küçük kalbinde yer etmek, bazen bir şekere, güzel bir söze bağlıydı. Şimdi neredeyse yetişkinlikte birinin kalbinde yer etmek de, bunu sağlamlaştırmak da, güvenini kazanmak da bir hayli zor.

Yetişkinlikte Değişen Duygusal Eşikler

Peki büyüdükçe ne değişti, bu kadar zor olan nedir, zorlaşan nedir? Bir kişideki yerini koruyabilmekte, birinin seni tolere etmesi, hatalarını görmezden gelmesi, ondaki değerine bağlıdır. Affetmek bazen kendimize yapılan haksızlık gibi geliyor. Bu kadar bağışlayıcı olmalı mıyım? Neden bunu affetmesi gereken taraf benim? Affetmeyip o öfkeyi, hayal kırıklığını taşımak bana yük gelmeyecek mi? İşte büyüdükçe daralan bu çember, edindiğimiz tecrübelerle dolu boğucu bir fanus gibi. Sanki hayatta kalmak, kendini korumak için o fanustaki suya (tecrübelere) ihtiyacımız var. Ama fanustan çıkıp özgürleşmenin güzelliği cezbediyor bir yanımızı.

Psikodinamik Bakış Açısı ve Nesne İlişkileri

İşin bir de teorideki tarafına bakalım. Affetmenin Psikodinamik Yaklaşımla İlişkisi Psikodinamik kurama göre affetme, yalnızca bilinçli bir “karar” değil; bilinçdışı çatışmalar, erken dönem ilişkileri ve benlik örgütlenmesiyle yakından ilişkilidir. Özellikle çocuklukta yaşanan nesne ilişkileri, kişinin ileriki yaşamında incinmeye, öfkeye ve affetmeye nasıl yaklaştığını belirler. Psikodinamik kuram, bireyin ilk bakım verenlerle (anne-baba) kurduğu ilişkinin, içsel nesne temsilleri oluşturduğunu savunur. Güvenli ve tutarlı bakım alan bireylerde “iyi nesne” içselleştirilir. Bu durum, hayal kırıklıklarına rağmen ilişkiyi zihinde sürdürebilmeyi ve affedebilmeyi kolaylaştırır. Tutarsız, ihmal edici ya da travmatik ilişkilerde ise kişi, incinmeyi tehdit olarak algılar; affetmek benliğe zarar verecek bir zayıflık gibi hissedilebilir.

Ego Gücü ve Savunma Mekanizmaları

Affetme, güçlü bir ego kapasitesi gerektirir. Çünkü affetmek; öfkeyi tolere etmeyi, kaybı ve hayal kırıklığını kabul etmeyi içerir. Ego yeterince güçlenmemişse, birey affetmek yerine inkâr, bastırma, yansıtma veya bölme gibi savunma mekanizmalarına başvurabilir. Psikodinamik açıdan affedememek çoğu zaman; benliği korumaya yönelik bir savunmadır, “bir daha incinmemek” için kurulan psikolojik bir duvardır. Özellikle yetişkinlikte affetmenin zorlaşması, bireyin geçmişteki çözümlenmemiş çatışmalarının yeniden tetiklenmesiyle ilişkilidir. Çocuklukta tolere edilemeyen duygular, yetişkinlikte katı sınırlar ve kalıcı kırgınlıklar olarak ortaya çıkabilir.

Superego ve Adalet Arayışı

Psikodinamik kuramda superego (üstbenlik), affetme sürecinde önemli bir rol oynar. Aşırı katı bir superego, bireyin hem kendini hem başkalarını affetmesini zorlaştırır. Affetmek, bu durumda “haklı öfkeyi bırakmak” gibi algılanır ve yoğun suçluluk veya adaletsizlik hissi yaratabilir. Büyüdükçe affetmenin zorlaşması psikodinamik açıdan; yaşanan incinmelerin birikmesi, benliğin daha fazla tehdit algılaması, geçmiş travmaların yeni ilişkilerde yeniden canlanmasıyla açıklanır. Yani affedememek çoğu zaman olgunlaşmamışlık değil, aksine çözülmemiş duygusal yüklerin sonucudur.

Gerçekliğin Berraklığı ve Çocukluk Masumiyetinin Sonu

Teoriden çıktığımızda ortadaki gerçek çocuklukta affedip belki köşeye bir yere süpürdüğümüz, kenara attığımız ufak tefek şeylerin; hayal kırıklıklarımız, öfkemiz, kırgınlıklarımız, söyleyemediklerimiz, konuştuklarımız, suskunluklarımız hepsinin yavaş yavaş birikimiyle gittikçe affetmek çok daha zorlaşıyor. Çok daha net gördüğün tabloda, önündeki gerçek su kadar berrakken; çocukluktaki gezdiğin hayaller âleminden çıkmak zorunda kalmışken, bir şeylere daha toz pembe bakmak, şans vermen gerektiğini düşünmek, huzurla uyuyabilmek, geride bırakmak; artık çocukluktaki gibi şekerle kalbine girilmesi, güzel bir sözle yumuşama işinin zorlaşmasıyla bağlantılı.

Zamanın Kıymeti ve Bilinçli Mesafe

Aslında denklem çok basit. O kadar farkındasın ki, o kadar kıymetini anladın ki zamanın; bazı şeyleri geri getiremeyeceğin gerçeğini ya da o kadar artık geleceğin kestirilebilir sonunun farkındasın ki, bazı şeylerin sonu, senaryosu, finali o kadar belli ki öngörüp kendini çekebiliyorsun. Affetmeyi seçmiyorsun. Affedip kendini özgürleştirmiyorsun. Çünkü bazı şeylerin affı olmuyor. Bazı şeyleri affetmemek, geride bırakmamak seni bazen ileri taşırken bazen kendine yaptığın haksızlık gibi geliyor insana. Çünkü artık basit bir ebelemece oyunundaki yapılan ufak tefek oyun bozanlığa kızabilecek dönemden çok uzağız. İçimizdeki çocuk her ne kadar bizimle birlikte de devam etse, bazen en çok da ona sözümüz olduğu için affetmeyi seçmiyoruz. Öfkemizi diri tutuyoruz, bunu motivasyon kaynağı olarak kullanıyoruz.

Bağımsızlaşma ve Kendini Koruma

Bağımsızlaştıkça belki de en yakınlarımıza, bizi en çok kıranlara, ebeveynlerimize daha uzak duruyoruz. Anlaşılmadığımızı hissettikçe, değersizliğimiz yüzümüze vuruldukça, onların da ilk defa yaşadığı hayat güzellemesi yapıldıkça; oysa bizim seçemeden dünyaya geldiğimiz ilk ve tek hayatımız. Artık çoğu şey çocukluktaki masumiyetini kaybediyor ve kendimizi koruma adı altında, tekrar kırılmamak için o ağırlığı taşımayı tercih ediyoruz.

efsun koç
efsun koç
Ben Efsun Koç, psikoloji 2. sınıf lisans öğrencisiyim ve psikoloji alanında içerik üretmekteyim. Sayfamda; psikoloji makalelerinin yorumlanması, psikoloji temalı film analizleri, gündemde yer alan psikolojik konular ve bireyler arası ilişkiler (romantik ilişkiler, arkadaşlık ilişkileri ve gündelik etkileşimler) üzerine yazılar paylaşıyorum. Akademik bilgiyi sade, anlaşılır ve günlük yaşamla ilişkilendirerek aktarmayı hedefliyorum. Lisans eğitimime devam ederken Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) temelli eğitimler aldım; bazı psikolojik testler alanında uygulama ve staj deneyimleri edindim. Ürettiğim içerikler bilgilendirme ve farkındalık amaçlıdır, psikolojik destek yerine geçmez. Amacım, psikolojiye ilgi duyan kitleler için güvenilir, güncel ve nitelikli içerikler sunmaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar