Hayatta kendimize koyduğumuz hedeflere ulaşmada, yaptığımız işleri bitirmede kendimize olan inancımızın önemli olduğunu biliyoruz. İş ve eğitim hayatımızda oldukça kritik olabilen bu inancın adı aslında öz yeterlik olarak geçiyor. Öz yeterlik, hayatımızın neredeyse her alanını etkileyebilen bir durum olduğundan, bu beceriyi edinmemiz bizi yaşamımızda istediğimiz noktaya taşıyabilir. Bugünkü yazımızda öz yeterliği inceleyip önemini tartışacağız.
Öz Yeterlik Nedir?
Albert Bandura’nın geliştirdiği öz yeterlik kuramı, kişinin bir işi başarılı bir şekilde yapabileceğine dair inancı olup o iş için gerekli olan bilgi ve becerilere sahip olduğuna inanmasıdır. Bireylerin o iş ya da görev için kendi yeteneklerine duyduğu güven olarak da tanımlamak mümkün. Öz yeterlik, kişilerde her iş için aynı düzeyde olmayıp farklı düzeylerde değişebilir (Arseven, 2016).
Öz yeterliğimizi değerlendirirken, üç farklı boyutu göz önünde bulundururuz:
-
Öz Yeterliğin Düzeyi: Bu boyut, kişinin bir işe başladığında karşılaşacağı zorluk düzeyini tanımlar. İşin kolay, orta ya da zor olması bu boyut kapsamındadır.
-
Öz Yeterliğin Gücü: Bu boyut, kişinin başladığı işi başarıp başaramayacağı konusundaki inancını tanımlar. Kişinin göstereceğini düşündüğü performansı ifade eder.
-
Öz Yeterliğin Genellenebilirliği: Bu boyut, kişinin bir iş konusundaki yeterlik beklentilerinin değişik durumlara hangi ölçüde genelleyebileceğini tanımlar (Arseven, 2016).
Öz Yeterlik Neden Önemlidir?
Öz yeterlik, daha önce de bahsettiğimiz gibi yaşamımızın pek çok alanını etkilediği için bizim için oldukça önemli bir kavram olarak öne çıkar. Aşağıda önemli olduğu noktaları sıraladık:
-
Motivasyonumuzu toplama konusunda yardımcı olur. Öz yeterlik, motivasyonu sağlamada önemli olup, halletmemiz gereken işlere başlamamızı sağlar.
-
Başarılı olmamızı sağlayabilir. Öz yeterliğimiz yüksek olduğunda, bir işi başaracağımıza inandığımız için daha fazla çaba gösteririz, böylece başarılı olma şansımız artar. Bu durumda daha iyi iş ve eğitim hayatımız olabilir.
-
Daha girişimci olmamızı sağlayabilir. Öz yeterliğimiz yüksek olduğunda, yeni bir işe başlama konusunda daha istekli davranırız.
-
Zorluklar karşısında daha dayanıklı olmamızı sağlayabilir. Öz yeterlik azmimizi ve sabrımızı artırabilir. Öz yeterliğimiz yüksek olduğunda çalışırken karşılaştığımız zorlukların üstesinden daha kolay gelebiliriz. Kolay kolay pes etmeyiz (Kurbanoğlu, 2004).
Öz Yeterliğin Kaynakları Nereden Alır?
-
Edindiğimiz Deneyimler: Kişinin kazandığı başarılar, edindiği olumlu deneyimler öz yeterliğinin gelişmesi için önemli bir kaynağı oluşturur. Kişi, başarıları sayesinde benzer durumlarda da başarılı olabileceğine inanabilir. Bunun yanı sıra olumsuz deneyimler tam ters etki yaratarak öz yeterliğin azalmasına yol açabilir.
-
Diğerlerinin Deneyimlerini Gözlemleyerek Edindiklerimiz: Kişinin öz yeterliğinin gelişmesinde kendi deneyimlerinin yanında, diğer kişilerin deneyimleri de etkilidir. Diğer kişilerin bir işi yaparken başarılı olduğunu görmek, bizim de o işte başarılı olacağımız yönündeki inancı güçlendirerek öz yeterliğimizi artırabilir. Onların olumsuz deneyimleri ise bizim de olumsuz deneyim yaşayacağımız inancını güçlendirerek öz yeterliğimizi olumsuz etkileyebilir. Kendimize benzeyen kişileri model alma eğiliminde olabileceğimizden, onların deneyimleri öz güvenimiz için önemli bir kaynak olabilir.
-
Sözel İkna: Bir işe başlamadan önce diğerlerinden gelecek olumlu teşvikler, öz yeterliği olumlu etkileyebilir. Gerçekçi olmayan, sağlam zemine oturmayan teşvikler ise öz yeterliği olumlu etkilemekten ziyade olumsuz etkileyebilir. Olumsuz yönde teşvikler, cesaret kırıcı söylemler de öz yeterliği olumsuz yönde etkiler.
-
Psikolojik Durumumuz: Bir işe başlamadan önceki psikolojik durum da kişinin öz yeterliğini etkileyebilir. Mutlu, rahat, olumlu bir ruh hali kişinin öz yeterliğini artırabilir. Depresif, umutsuz bir ruh hali ise öz yeterliğini olumsuz yönde etkileyebilir (Arseven, 2016).
Öz Yeterlik Nasıl Artar?
Öz yeterliğin artması için uygulanabilecek bazı adımlar bulunur. Her bir alan için ayrı ayrı öz yeterlik geliştirilmesi gerekse de genel öz yeterlik algısının gelişmesi de önem taşır. Aşağıda öz yeterliğin gelişmesi için uygulayabileceğimiz bazı adımları sıraladık:
-
Geçmişte başarılı olduğumuz deneyimler, öz yeterliğimiz için önemli bir kaynak oluşturabilir. Bu anları gözden geçirmek, öz yeterliğimizin gelişmesine katkıda bulunup kendimize olan inancımızı pekiştirebilir.
-
Çevrenizde size olumlu teşvik verebilecek kişilerden bunu talep edebilirsiniz, size iyi bir motivasyon kaynağı olabilir.
-
Kendinizi olumlu bir ruh haline getirmeye çalışabilirsiniz, böylece öz yeterliliğiniz artabilir.
Sonuç
Öz yeterlik, Albert Bandura tarafından geliştirilen bir kuram olup kişinin bir işi başarıyla yapabileceği inancıdır. Öz yeterlik, kaynağını geçmiş başarılı deneyimlerden, gözlemlediği diğer kişilerin deneyimlerinden, sözel iknadan ve psikolojik durumundan alır. Kişi, öz yeterliği yüksek olduğunda o işle ilgili yeteneklerine güvenir, işin zorluklarını daha kolay göğüsler. Kolay pes etmez, böylece başarılı olma ihtimali artar. Bundan dolayı öz yeterliği yüksek olan kişiler iş ve eğitim hayatında daha başarılıdırlar.
Kaynakça
Arseven, A. (2016). Öz yeterlilik: Bir kavram analizi. Electronic Turkish Studies, 11(19), 63-80.
Kurbanoğlu, S. S. (2004). Öz-yeterlik inancı ve bilgi profesyonelleri için önemi. Bilgi Dünyası, 5(2), 137-152.


