Pazartesi, Nisan 27, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Bazen Hayat Bir Anda Değişir: Travma ve Rezilyans (Psikolojik Dayanıklılık)

Hayat bazen karşımıza beklendik veya beklenmedik çok an çıkarır beklendik anlara biraz da olsa hazırlık yapmışızdır peki ya beklenmedik anlar? Ani bir kaza, ihanet, kayıp veya terk ediliş… Bu olaylardan geriye bir cümle belirir hayatımızda birçoğumuzun duymuş olduğu o cümle ‘ O andan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı.’ Kaç kez denk gelmişizdir bu cümleye?

Travma kelimesi Yeni Latince trauma “tıpta bir darbe sonucu oluşan bedensel veya ruhsal yara” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca “yara” sözcüğünden alıntıdır. Travma hayatımızda ciddi bir yaraya sebep verir zihin o anda yaşananları algılamakta zorlanır beden alarm durumundadır. Yoğun korku, ani öfkeler, güçsüzlük, çaresizlik hissedebiliriz. Ancak ruhumuzun bir mucizesi vardır: Rezilyans. Rezilyans, zorluklara uyum sağlayabilme ve hızlıca toparlanabilme sanatıdır. Yeniliriz, düşeriz, yoruluruz veya tamamen kaybettiğimizi düşünürüz ama her travma bir çöküş değildir bazıları yeni bir hayata adım atmaktır. Kendimizi, içinde olduğumuz olayları olduğu gibi kabul etmek bu adımların en başında gelir kendimizden yana olmak acımıza ilgi göstermek kendimize karşı şefkatli davranmak daha az direnç ve stres yaşamamızı sağlar. Peki, Rezilyansımızı nasıl geliştiririz?

Farkındalık Yaratın

Yaşadığınız her an değerli ve bu anları her yaşadığınızda anda kalmayı tercih edin dikkatinizi dağıtan uyaranları azaltın, farkındalığı günlük rutininize dahil edin. Örneğin, alarm kurmayı deneyebilirsiniz böylece bir sonraki alarm sesine kadar anda kalabilirsiniz gün içinde nefesinize bile odaklanabilirsiniz, meditasyon yapabilirsiniz bir sabah yataktan kalkabilmek sizin küçük zaferiniz olsun. Ne hissettiğinizi tanımlamak ve kabul etmek en önemli adımlardandır.

Duygularınıza Alan Yaratın

Öfkeyi, korkuyu, çaresizliği, güvensizliği, üzüntüyü bastırmak yerine kucaklamayı ve kabullenmeyi tercih edin ve kendinize şu soruyu sorun ‘Şu an hangi duyguyu hissediyorum bu duygu bana ne anlatıyor?’ Duygularınızı kabul etmek kendimize rehberlik eder kendinizi anlama ve sağlıklı ilişkiler kurma yolunda bir adımdır.

Hayata Bir Anda Dönmemek

Her şeyin hemen eskisi gibi normale dönmesini beklemek sizi daha çok yıpratacaktır. Bunun yerine küçük hedefler belirleyin. Örneğin, 10 dakika dışarıda yürüyüş yapmak, rahatlatıcı bir meditasyona başlamak veya istediğiniz bir kitabı okumaya başlamak. Bu küçük ama anlamlı hedefler kontrol duygunuzu geliştirecektir.

Sosyal İlişkileri Güçlendirmek

İnsan doğası gereği sosyal, atılgan, çevresiyle şekillenen bir varlıktır. Birey aile, arkadaş ve toplumla sürekli iletişim içindedir. Bu yeteneğini kaybettiğinde ise insan yüklü bir buluta dönüşür paylaşamadığı acı mutlu her duygu yük olmaya başlar ve yavaş yavaş bir bulutun yağmur öncesi dolmuşluğu gibi içi dolu gezer bu yükten kurtulması için bulutun içindeki her şeyi yağmur olarak yeryüzüne boşaltması gerekir. Böylece bulut yeryüzüne içini açar rahatlar yoluna yüksüz hafif bir bulut olarak devam eder. Kendinizi siz de bir bulut gibi düşünün biriktirdiğiniz her şey bir gün omuzlarınızda ağır yükler olarak birikecektir ve bu sizi daha çok yıpratacaktır ama çevrenizle olan iletişiminiz kendinizi değerli hissetmenizi ve hayata anlam yüklemenizi sağlayacaktır aidiyet duygunuz gelişecek ve bu aidiyet rezilyansınızı güçlendirecektir. Ne demiştik siz bir bulutsunuz travmalarınız yeryüzünü kurutsa da bir bulut olarak yeryüzünü yeşillendirmek sizin büyük zaferiniz olacaktır.

Rezilyanslı Bir Hayat Neler Sağlayabilir?

Rezilyanslı bir hayat, sorunlardan arınmış bir yaşam değil; stres, kayıp ve belirsizlik karşısında psikolojik bütünlüğü koruyabilme kapasitesine dayalı bir yaşam biçimidir. Bu tür bir yaşamda kişi duygularını bastırmaz, onları düzenler; krizleri kimliğinin yıkımı olarak değil, zorlayıcı ama yönetilebilir deneyimler olarak değerlendirir. Kontrol edemeyeceği durumlarla savaşmak yerine, etki alanına odaklanır; sosyal desteği zayıflık değil koruyucu bir kaynak olarak görür. Bilişsel esneklik sayesinde başarısızlıkları kalıcı bir yetersizlik kanıtı olarak değil, geri bildirim olarak görür; “Neden benim başıma geldi?” sorusundan “Buradan ne öğrenebilirim?” sorusuna geçebilir. Bu nedenle rezilyanslı bir hayat sürekli güçlü görünmek değil, kırılganlığı inkâr etmeden dağılmamayı; düşse bile yeniden organize olabilmeyi ifade eder. Klinik perspektiften bakıldığında rezilyans, depresyon ve anksiyete gibi stresle ilişkili psikopatolojilere karşı risk azaltıcı bir mekanizma oluşturur çünkü bireyin stresörleri tehdit olarak algılama eşiğini düzenler, bilişsel çarpıtmaların kronikleşmesini engeller ve duygu düzenleme kapasitesi sayesinde akut stres tepkilerinin kalıcı belirti kümelerine dönüşme olasılığını düşürür. Böylece çevresel risk faktörleri ortadan kalkmasa bile, bireyin bu faktörlere verdiği psikolojik yanıt daha esnek, ölçülü ve işlevsel hale gelir.

KAYNAKÇA

Hanson, R. (2021). Rezilyans: Zorluklara uyum sağlayabilme ve hızlıca toparlanabilme sanatı (Ö. K. Börekci, Çev.). Diyojen Yayıncılık.

Senanur Ateşoğulları
Senanur Ateşoğulları
Lefke Avrupa Üniversitesi Psikoloji Bölümü son sınıf öğrencisi olan Senanur Ateşoğulları, eğitim süreci boyunca çeşitli kurumlarda staj deneyimleri edinerek uygulamalı bilgilerini geliştirmiştir. Oyun terapisi, MMPI, resim analizi ve masal anlatıcılığı eğitimleriyle hem psikolojik değerlendirme hem de çocuklarla iletişim alanlarında yetkinlik kazanmıştır. Mesleki yolculuğunda, bireylerin yaşam öykülerine dokunmayı, onları anlamlandırma süreçlerinde destek olmayı ve psikolojiyi insanlara fayda sağlayan bir rehberlik alanı olarak sürdürmeyi hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar