Pazartesi, Haziran 15, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

BABA TUTUMU İLE ALKOL KÖTÜYE KULLANIMI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ

Alkol, antik çağlardan günümüze kadar pek çok kültürde sosyal etkileşimin ve kutlamaların bir parçası olmuş, ancak kontrolsüz tüketimi bireysel ve toplumsal düzeyde yıkıcı sonuçlar doğuran psikoaktif bir maddedir. Alkol kullanımı, kullanım sıklığı ve miktarının bireyin fiziksel sağlığını, psikolojik dengesini ve sosyal işlevselliğini bozacak düzeye ulaşması durumunda “alkol kötüye kullanımı” olarak tanımlanmaktadır. Bu durum; saldırganlık, düşük benlik saygısı, zayıf dürtü kontrolü, depresyon ve sosyal anksiyete gibi pek çok psikopatolojik durumla doğrudan veya dolaylı olarak ilişkilidir (Shivani, Goldsmith & Anthenelli, 2002).
Alkol kötüye kullanımının gelişiminde genetik yatkınlık, nörobiyolojik süreçler ve psikososyal çevre karmaşık bir etkileşim halindedir. Bireyin içine doğduğu aile sistemi, dünyayı algılama biçimini ve stresle baş etme mekanizmalarını şekillendiren ilk ve en önemli birimdir. Ebeveynlerin çocuk yetiştirirken sergilediği tutumlar (otoriter, demokratik, ihmalkâr vb.), çocuğun ileride geliştireceği davranış modellerini belirleyen en güçlü yordayıcılardan biridir. Geleneksel psikoloji literatürü genellikle maternal (anne) bağlanmaya odaklanmış olsa da, güncel araştırmalar babanın disiplin anlayışının ve duygusal varlığının çocuğun uyum problemleri ve riskli davranışlara yönelimi üzerinde kritik bir öneme sahip olduğunu göstermektedir (Leonard & Eiden, 2007).
Özellikle otoriter ve katı denetleyici bir ebeveyn tutumu, çocukta yoğun bir baskılanmışlık hissi ve anksiyete yaratabilmektedir. Literatürde “kendi kendini tedavi” (self-medication) hipotezi olarak bilinen görüşe göre, bireyler bu tür olumsuz duygusal süreçlerle baş edebilmek adına alkolü bir rahatlama aracı olarak kullanabilmektedir (Ryan ve ark., 2019). Ayrıca, ebeveynlerin kendi alkol kullanım alışkanlıkları, çocuklar için bir model oluşturmakta ve bu davranışın normalleştirilmesine zemin hazırlamaktadır. Bu çalışma, Türkiye bağlamında babanın katı denetim/kontrol tutumu ile alkol kullanım geçmişinin, çocuk üzerindeki uzun vadeli yansımalarını ampirik olarak test etmeyi hedeflemektedir.

2. Yöntem

2.1. Örneklem ve İşlem

Araştırma, Türkiye’de yaşayan 18 yaş ve üzeri 118 katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcılara kartopu (snowball) örnekleme yöntemiyle ulaşılan çalışma, gönüllülük esasına dayalı olarak çevrimiçi anket yoluyla gerçekleştirilmiştir. Örneklemin cinsiyet dağılımı 61 kadın (%51.7) ve 56 erkek (%47.5) şeklindedir. Yaş aralığı 18 ile 55 arasında değişmekte olup, yaş ortalaması 28.64’tür (SS = 7.86). Katılımcıların eğitim düzeyi incelendiğinde, %70’ten fazlasının üniversite düzeyinde eğitim aldığı görülmektedir.

2.2. Veri Toplama Araçları

CAGE Alkol Bağımlılığı Tarama Testi: Ewing (1984) tarafından geliştirilen ölçek, alkol kötüye kullanımını tarayan dört maddelik bir araçtır. Bu çalışmada güvenirlik katsayısı 0.68 olarak hesaplanmıştır.
Kısaltılmış Algılanan Ebeveyn Tutumları Ölçeği (EMBU-C): Ebeveyn tutumlarını bireyin çocukluk dönemindeki algısına dayalı olarak ölçen 23 maddelik bir araçtır. Bu araştırmada sadece babanın “Katı Denetim/Kontrol” alt boyutu analiz edilmiştir. Ölçeğin genel güvenirliği 0.78 bulunmuştur.

3. Bulgular

Katılımcıların babalarının alkol kullanım sıklığı ortalaması 2.26 (SS = 1.26), katılımcıların CAGE puan ortalaması ise 7.27 (SS = 1.09) olarak saptanmıştır. Verilerin normal dağılım göstermemesi nedeniyle Spearman Korelasyon Analizi uygulanmıştır. Analiz sonuçları, babanın katı denetim/kontrol tutumu ile katılımcıların alkol kullanımı arasında (r = 0.38, p < .001) ve babanın alkol kullanım sıklığı ile bireyin alkol kullanımı arasında (r = 0.35, p < .001) anlamlı bir korelasyon olmadığını göstermiştir. Bu sonuçlara dayanarak H1a ve H1b hipotezleri reddedilmiştir.

4. Tartışma

Bu araştırmanın bulguları, beklenen hipotezlerin aksine, paternal (baba) figürün katı denetim tutumu ile bireyin alkol kötüye kullanımı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki ortaya koymamıştır. Literatürde ebeveynlerin alkol kullanımının çocuklar üzerinde “modelleme” etkisi yarattığına dair yaygın bulgular olsa da (Poikolainen, 2000), bu çalışmanın sonuçları mevcut literatürle tam olarak örtüşmemektedir. Bu durumun altında yatan nedenler birkaç temel başlık altında toplanabilir.

4.1. Kültürel Bağlam ve Ebeveynlik Algısı

Türkiye’deki aile yapısında babanın “denetleyici ve kural koyucu” rolü, Batılı bireysel kültürlere kıyasla daha normatif ve kültürel olarak beklenen bir durumdur. Dolayısıyla katılımcılar, babalarının katı denetimini bir patoloji veya baskı unsuru olarak kodlamak yerine, bir “koruyuculuk” veya “aile disiplini” olarak algılamış olabilirler. Bu durum, katı denetimin birey üzerinde yaratması beklenen stres ve buna bağlı gelişen “başa çıkma amaçlı alkol kullanımı” tepkisini zayıflatmış olabilir.

4.2. Metodolojik Kısıtlılıklar ve Ölçek Analizi

Sonuçların anlamlı çıkmamasındaki en önemli etkenlerden biri ölçüm araçlarının doğasıdır. CAGE ölçeği, alkol bağımlılığı riskini taramak için kullanılan sadece dört soruluk, oldukça kısa bir araçtır. Malet ve ark. (2005) belirttiği üzere, bu ölçek klinik vakaları saptamada başarılı olsa da, sosyal içicilik ile kötüye kullanım arasındaki ince farkları ayırt etmekte yetersiz kalabilir. Örneklemin çoğunluğunun yüksek eğitimli olması, bu bireylerin alkol kullanımını sosyal sınırda tutabilme becerisine sahip olduklarını düşündürmektedir. Ayrıca, EMBU-C ölçeği retrospektif (geçmişe dönük) algıya dayalıdır. Bireylerin çocukluklarındaki baba tutumlarını “şimdi” nasıl hatırladıkları, mevcut psikolojik durumlarından ve bilişsel yanlılıklardan etkilenmiş olabilir.

4.3. Bireysel Dayanıklılık ve Diğer Faktörler

Steinhausen (1995) çalışmasında, alkol kullanan ebeveynlerin her çocuğunun kötüye kullanıma yönelmediğini; bireysel dayanıklılığın (resilience), anne ile kurulan sağlıklı bağın veya sosyal destek sistemlerinin bu riski tamponlayabildiğini belirtmektedir. Bu çalışmada annenin tutumu veya bireyin sosyal destek sistemleri ölçülmemiştir. Alkol kötüye kullanımı çok boyutlu bir fenomen olduğundan, sadece baba tutumu gibi tek bir değişkenin bu durumu açıklamakta yetersiz kalması beklenen bir durumdur.

4.4. Sonuç ve Öneriler

Özetle, baba tutumları ve paternal alkol kullanımı bireyin riskli davranış gelişiminde önemli birer bileşen olsa da, bu çalışmanın bulguları değişkenler arası doğrudan bir bağ saptamamıştır. Gelecek araştırmaların; daha büyük ve klinik örneklemleri kapsayan, hem anne hem baba tutumlarının etkileşimini (interaction effect) ölçen ve boylamsal (longitudinal) desenlerle yürütülmesi önerilmektedir. Ayrıca alkol kullanımının sadece sıklığını değil, kullanım motivasyonlarını (sosyal, başa çıkma, dışlanma korkusu vb.) ölçen daha kapsamlı ölçeklerin kullanılması alanyazına daha sağlıklı veriler sunacaktır.

Elfin İrem Demir
Elfin İrem Demir
MEF Üniversitesi Psikoloji mezunu. Klinik psikoloji ve yetişkin ruh sağlığı alanlarında araştırma ve staj deneyimi kazandı. TÜBİTAK projelerinde görev aldı; travma, depresyon ve bağlanma üzerine çalışmalar yürüttü. Psikolojiyi bilimsel yaklaşım ve insan hikâyeleriyle birlikte ele almaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar