Teknolojinin hızlı gelişmesiyle birlikte içinde bulunduğumuz dönemde kendimiz nasıl değerlendirdiğimiz, nasıl gördüğümüz veya yaptıklarımız hakkındaki yorumlarımız durumdan duruma göre değişiklik gösterebilmektedir. Bunlara dış faktörler olarak görebiliriz. Örneğin, izlediğimiz filmler veya diziler, kısa videolar, bulunduğumuz ortam ve maruz kaldığımız diğer içerikler…
Özellikle sosyal medyada çoğunlukla insanların zorlandığı, üzgün olduğu veya çaresiz hissettiği durumlardan ziyade mutlu olduğu, başardıkları ve olumlu durumlarını görmekteyiz. Bu durum zamanla kendi hayatımızda eksikler olduğunu düşünmeye itebiliyor veya kendimizi değerlendirme biçimimizi etkileyebiliyor. Kendi öz değerimiz üzerinden bir değerlendirme yapmak yerine dış faktörlere göre kıyaslayıp değerimizi ona göre belirliyoruz.
Kısacası, çoğu zaman kendi değerimizi anlamaya çalışırken dış etkenleri referans alıyoruz. Kendimizi ne kadar sık başkalarıyla kıyaslar, dışarıdan gelen eleştiri ve onaylara göre değerlendirirsek, kendimize verdiğimiz değer de o ölçüde değişken hâle gelebiliyor. Oysa öz saygı; başkalarının bizi nasıl gördüğünden çok, bizim kendimizi nasıl gördüğümüz ve kabul ettiğimizle ilgilidir.
Ayrıca, öz saygı karşılaştırabilecek veya yarışılacak bir şey değildir; onun nasıl fark ettiğimiz ve nasıl deneyimlediğimizle alakalıdır. Öz saygı bencil olmak, kendini diğer insanlardan üstün tutmak, kibir veya sadece dünyanın kendi etrafında döndüğü değil; kişinin kendisi hakkında gerçekçi ve kendine değer veren bir bakış açısına sahip olmasıdır. Gerçekçi olmak, kişinin kendisinin güçlü ve zayıf yönlerinin farkında olması, öğrenmeye ve gelişmeye açık olması ve sahip olduğu özelliklerinin farkında olmasıdır.
Yani, bir durum karşısında yaşamış olduğu güçlüğü kendisinin bir problemi olarak görmeyip geliştirebileceği bir alan olarak bakmasıdır. Kendine değer veren bakış açısına sahip insanlar ise yalnızca kendilerinin değil, diğer insanların da değerli ve saygıyı hak eden bireyler olarak görmesidir. Diğer bir deyişle, her insanın özünde kendi değerine sahip bir tohumu olduğu ve bu tohuma gösterilen ilginin, bakımın değişiklik gösterebileceği ama dış etmenlerin bu tohumun bambaşka bir şeye dönüştürmeyeceğidir.
Tohum oradadır ama henüz tamamlanmış değildir. Sonuç olarak, öz saygı, bireyin kusursuz olduğunu değil; güçlü ve zayıf yönleriyle kendisinin ve kendi değerinin farkında olan ve bunu başkalarının değerleriyle kıyaslamadan sürdürebilendir. İnsanların bize nasıl davrandığını veya bize nasıl yaklaştığını her zaman kontrol etme şansımız olmayabilir.
Ancak kendimize nasıl davrandığımız, kendimiz hakkındaki düşüncelerimiz ve duygularımız üzerinde belirli bir ölçüde kontrol sahibiyiz. Bu nedenle öz saygının gelişiminde en önemli etkenlerden biri, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkidir. Zaman zaman yaşadığımız olumsuz deneyimler, eleştiriler veya başarısızlıklar öz değerimizin üzerini bulutlar gibi kaplayabilir.
Bu durum kendimizi algılayış biçimimizi etkileyerek, kendimiz hakkında gerçeği yansıtmayan çarpıtılmış düşünceler geliştirmemize neden olabilir. Benzer şekilde, dışarıdan aldığımız olumlu geri bildirimler de kendimizi nasıl gördüğümüzü ve nasıl hissettiğimizi etkileyebilir. Ancak ne olumlu ne de olumsuz geri bildirimler tek başına öz değerimizi belirlemez.
Öz saygı, zaman içinde istikrarlı bir çabayla geliştirilebilen bir yapıdır. Olayları nasıl yorumladığımız, kendimizle nasıl konuştuğumuz ve karşılaştığımız durumlara nasıl tepki verdiğimiz bu süreçte önemli bir rol oynar. Düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız birbirini etkilerken, öz saygımız da bu etkileşimden beslenir.
Bazı insanlar öz saygıyı artırmanın yalnızca daha olumlu düşünmekten veya daha özgüvenli davranmaktan geçtiğini düşünebilir. Oysa öz saygı tek bir doğru yoldan gelişmez. Her bireyin deneyimi farklıdır ve önemli olan kişinin kendisine karşı daha anlayışlı, gerçekçi ve değer verici bir yaklaşım geliştirebilmesidir.
Eğer bir kişi öz değerini dış etkenlerden aldığı geri bildirimlerle eş tutarsa, benlik algısı da bir roller coaster gibi sürekli iniş çıkışlar yaşayacaktır. Aldığı övgülerle kendisini çok değerli hissederken, eleştiri veya olumsuz geri bildirimlerle değer algısı hızla düşebilir. Bu durum kişinin kendisine yönelik bakış açısının istikrarsız hâle gelmesine neden olur.
Bu nedenle kişinin öz değeri ile dış etkenlerden aldığı geri bildirimleri birbirinden ayırabilmesi oldukça önemlidir. Düşüncelerimiz ve duygularımız etkileşim halinde olduğundan dolayı bir durum karşısında kendimize ve duruma nasıl tepki verdiğimiz ve nasıl düşündüğümüz öz saygımız üzerinde etkisi vardır. Olay veya durumu değerlendirirken bütün zamana yayarak değerlendirmeyip sadece süreç içerisinde yaptığımız davranışı değerlendirmek kendimiz hakkında çarpıtılmış düşüncelerden uzak kalmamıza destek olabilir.
Ayrıca, bir durumda başarısız olduğumuz bizim değersiz olduğumuz veya hep bu şekilde ilerleyeceğini göstermez. Sadece o durum içerisinde süreçte değişiklik yapmamız gerektiğini gösterir. Öz saygımızın dış etkenlere bağlı olarak sürekli iniş çıkışlar yaşamaması için, dışarıdan aldığımız geri bildirimlerle öz değerimizi birbirinden ayırabilmemiz ve kendi değerimizi yalnızca bu geri bildirimler üzerinden tanımlamamamız önemlidir.
Kaynakça
- 10 simple solutions for building Self-Esteem. (n.d.). Google Books. https://books.google.com.tr/books?hl=tr&lr=&id=SMb2dFf17-YC&oi=fnd&pg=PR5&dq=how+to+eliminate+self-doubt&ots=qNOfLVtrWr&sig=cFhLB9yVqTKPBZ_MFz6ttPCFPgE&redir_esc=y#v=onepage&q=how%20to%20eliminate%20self-doubt&f=false


