Perşembe, Haziran 25, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

DEHB: Psikiyatrik Bir Hastalık mı, Nörogelişimsel Bir Bozukluk mu?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtileriyle kendini gösteren bir durumdur. Bu belirtiler, bireyin okul hayatını, sosyal ilişkilerini ve günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir. Günümüzde DEHB hakkında yapılan araştırmalar artmış ve bu durumun nedenleri daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır.

Geçmişte DEHB, daha çok davranışsal bir sorun olarak değerlendirilse de günümüzde bilim insanları bunun beynin gelişimiyle ilişkili olduğunu vurgulamaktadır. Bu nedenle, DEHB’nin psikiyatrik bir hastalık mı yoksa nörogelişimsel bir bozukluk mu olduğu konusu, araştırmalarda sıkça ele alınmaktadır. Güncel tanı sistemleri DEHB’yi nörogelişimsel bozukluklar arasında sınıflandırmakta; ancak tanı ve tedavisinin psikiyatri uzmanları tarafından yapılması, psikiyatrik yönünün de bulunduğunu göstermektedir.

DEHB’nin Nörogelişimsel Temelleri

Araştırmalar, DEHB’nin beynin gelişim süreciyle yakından ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle dikkat, planlama, organizasyon ve dürtü kontrolünden sorumlu beyin bölgelerinde bazı farklılıklar olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle DEHB’li bireyler, dikkatlerini sürdürmekte, plan yapmada veya davranışlarını kontrol etmekte zorluk yaşayabilmektedir.

Bilimsel çalışmalar, dopamin sisteminin de DEHB ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Dopamin; motivasyon, öğrenme ve ödül algısıyla bağlantılı bir nörotransmitterdir. Bu sistemdeki farklılıklar, bireyin dikkatini toplamasını ve ilgisini sürdürmesini etkileyebilmektedir.

Ayrıca genetik faktörlerin de önemli olduğu bilinmektedir. Ailesinde DEHB bulunan bireylerde bu durumun görülme olasılığının daha yüksek olduğu araştırmalarla ortaya konmuştur. Bu bulgular, DEHB’nin yalnızca çevresel nedenlerle ortaya çıkmadığını ve biyolojik temellerinin bulunduğunu göstermektedir.

Psikiyatrik Açıdan DEHB

DEHB’nin tanısı ve tedavisi psikiyatri uzmanları tarafından gerçekleştirilmektedir. Tanı sürecinde bireyin dikkat düzeyi, dürtü kontrolü, okul başarısı ve günlük yaşamı değerlendirilir. Belirtilerin çocukluk döneminde başlaması ve farklı ortamlarda görülmesi, tanı açısından önem taşımaktadır.

Tedavi sürecinde ilaçlar, psikoeğitim ve davranışçı terapi gibi yöntemler kullanılabilmektedir. Amaç, bireyin dikkat becerilerini geliştirmek ve günlük yaşamda karşılaştığı güçlükleri azaltmaktır. Bu nedenle DEHB, psikiyatri alanında değerlendirilen bir durumdur; ancak bu durum, onun yalnızca psikolojik bir sorun olduğu anlamına gelmemektedir.

Nörogelişimsel mi, Psikiyatrik mi?

Araştırmaların büyük çoğunluğu DEHB’nin temel olarak nörogelişimsel bir bozukluk olduğunu kabul etmektedir. Çünkü belirtiler, beynin gelişim süreçleriyle ilişkilidir ve genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, DEHB’nin tanı ve tedavisi psikiyatri alanında gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle DEHB, hem nörogelişimsel hem de psikiyatrik yönleri bulunan bir durum olarak değerlendirilmektedir.

Başka bir ifadeyle, DEHB’nin nedeni büyük ölçüde beynin gelişimiyle ilgilidir; ancak bu durumun değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi psikiyatri alanının görevleri arasındadır.

DEHB’nin Beyin Temelli Yapısı

Beyin görüntüleme çalışmaları, DEHB’nin belirli beyin bölgeleriyle ilişkili olduğunu göstermektedir. Özellikle dikkat kontrolü, planlama ve dürtü düzenleme görevlerini üstlenen bölgelerde farklı çalışma biçimleri olduğu görülmektedir. Bu durum, DEHB’nin yalnızca kişinin isteğiyle veya disiplin eksikliğiyle açıklanamayacağını göstermektedir. Günümüzde uzmanlar DEHB’yi biyolojik temeli olan bir nörogelişimsel bozukluk olarak değerlendirmektedir.

Tedavi Yaklaşımları

DEHB tedavisinde yalnızca ilaç kullanılmamaktadır. Araştırmalar, en etkili sonucun çok yönlü bir yaklaşımla elde edildiğini göstermektedir. Bu süreçte:

  • İlaç tedavisi
  • Davranışçı terapi
  • Aile desteği
  • Okul desteği
  • Zaman yönetimi becerileri

Birlikte kullanılabilmektedir. Her bireyin ihtiyaçları farklı olduğu için tedavi planı da kişiye özel olarak hazırlanmalıdır.

Sonuç

Yapılan araştırmalar incelendiğinde DEHB’nin yalnızca psikiyatrik bir hastalık olarak değerlendirilmesinin yeterli olmadığı görülmektedir. Günümüzde bilimsel çevreler DEHB’yi nörogelişimsel bir bozukluk olarak kabul etmektedir. Bununla birlikte, tanı ve tedavi süreçleri psikiyatri uzmanları tarafından yürütülmektedir. Sonuç olarak, DEHB, beynin gelişimiyle ilişkili biyolojik temellere sahip, ancak psikiyatri alanında değerlendirilen ve tedavi edilen çok yönlü bir durumdur.

Asiye Giyik
Asiye Giyik
Asiye Giyik, Kuzey Kıbrıs merkezli bir topluluk lideri, içerik üreticisi ve psikoloji araştırmacısıdır. Lefke Avrupa Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde lisans eğitimini ⁹sürdürürken, akademik bilgisini sahadaki aktif deneyimlerle birleştirerek erken dönemde güçlü bir profesyonel profil oluşturmuştur. Giyik, geçmişte Etkili Psikoloji Kıbrıs Yerel Yapılanma Başkanlığı ve EP Network Topluluk Moderatörlüğü görevlerini yürütmüş; aynı zamanda Girişimci Psikologlar Derneği (GİPDER) bünyesinde Kıbrıs Başkan Yardımcılığı, İzmir yapılanmasında moderatörlük ve asistanlık gibi önemli idari sorumluluklar üstlenmiştir. Bunun yanı sıra Ulusal Psikoloji Akademisi (UPA) üniversite temsilciliği ve Nova Psikoloji’de gerçekleştirdiği analiz çalışmalarıyla proje yönetimi, ekip koordinasyonu ve akademik organizasyon alanlarında deneyim kazanmıştır. Mesleki gelişimini çok yönlü biçimde sürdüren Asiye Giyik, Türk Psikologlar Derneği (TPD) Fahri Üyesi olarak güncel psikoloji literatürünü yakından takip etmekte; aynı zamanda Psychology Times platformunda resmi yazar olarak bilimsel ve psikoeğitsel içerikler üretmektedir. Akademik altyapısını; Mudanya Üniversitesi’nden aldığı Çocuk-Ergen-Yetişkin Klinik Görüşme, MMPI Uygulayıcılığı, Bireysel Psikoterapi, Cinsel Terapi ve Çocuk Değerlendirme Testleri eğitimleriyle desteklemiştir. Nicel araştırma alanındaki yetkinliğini ise ileri düzey IBM SPSS Statistics bilgisiyle güçlendirmiştir. Türkiye Karate Federasyonu lisanslı sporcu geçmişi ve T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde 2015 yılından bu yana sürdürdüğü gönüllülük faaliyetleri sayesinde; disiplin, kriz yönetimi, liderlik ve takım çalışması konularında güçlü bir deneyim geliştirmiştir. İngilizce başta olmak üzere Almanca, Japonca ve Rusça dillerine yönelik temel düzeyde ilgisiyle çok kültürlü iletişim ortamlarına uyum sağlayabilmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar