Perşembe, Haziran 25, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

BİZ ŞİMDİ NEYİZ? BAĞSIZ İLİŞKİ ÇAĞI:SITUATIONSHIP

Günümüzde birçok ilişki, bir tanımın güvenliğinden yoksun ama bir bağın ağırlığını taşıyor. İki kişi birlikte zaman geçiriyor, duygular paylaşılıyor, hatta alışkanlıklar oluşuyor; fakat tüm bunların “ilişki” sayılması için gerekli olan o tek kelime bir türlü söylenmiyor: “Biz.” Situationship, bağ kurmanın rahatlığı ile bağlanmaktan kaçmanın ikilemi arasında salınan bir hâl. Taraflar bir şeyleri yaşarken aynı anda hiçbir şey yaşanmadığını iddia ediyor. Ne tam içindeler, ne tamamen dışında. Bu gri alan, duygusal bir yer tutuyor ama mantıksal olarak boşlukta kalıyor. Bir taraf sessizliği “rahatlık” olarak okurken, diğer taraf aynı sessizliği “belirsizlik” olarak yaşıyor. İlişki başlarken hiç soru sorulmadığı için, bittiğinde de kimse cevap vermiyor. Ve geriye, adı olmayan bir vedanın yankısı kalıyor. “Bazen bir ilişki, bitmediği hâlde yokluğu başlar.” İşte situationship, tam da bu paradoksun modern bir yansımasıdır: Yakınlık var ama aitlik yok; paylaşım var ama sorumluluk yok; his var ama isim yok. Bu tanımsız ilişkileri kabullenmemizin ardında da çoğu zaman, daha fazlasını hak etmediğimize dair derin ve sessiz bir inanç yatar.

“Hak ettiğimizi düşündüğümüz sevgiyi kabul ederiz.” Stephen Chbosky, Saksı Olmanın Faydaları.

Situationship, romantik ilişkinin belirsiz ve tanımsız olduğu bir tür ilişkidir. Bu ilişkiler, sıradan flört ile resmi bir partnerlik arasında konumlanır; yani taraflar cinsellik ve duygusal yakınlık yaşarken “sevgili” ya da “partner” gibi tanımlardan kaçınır. Genellikle ilişkiyi adlandırmaktan kaçınan bireyler tarafından tercih edilir. Türk literatüründe herhangi bir çalışmada yer almayan situationship kavramı, bazı internet sitelerinde durumsal ilişki olarak adlandırılmış olsa da şu an güncelliğini koruyan herhangi bir tanımı açıkça bulunmamaktadır.

Z kuşağının modern ilişki/flört deneyimleriyle ilgili tanımlamış oldukları birçok kavram ve ilişki türü adlandırması bulunmaktadır. Situationship kavramı, Z kuşağının çağımız modern romantik ilişkilerini tanımlarken kullandıkları adlandırmalardan yalnızca birini temsil etmektedir. Google Trends verilerine göre 2018 yılından bu yana situationships kavramının sosyal platformlarda aranması ve kullanılması %600 oranında artış göstermiş ve modern flört kavramlarının en popüler kavramı haline gelmiştir. Situationship kavramı oldukça yaygınlaşmış bir kavram haline gelmesiyle günümüzde daha da belirginleşmeye başlamıştır.

“Situationship” terimi, ilk kez 2017 yılında Cosmopolitan yazarı Carina Hsieh tarafından, geleceğe dair ortak planlar yapılmayan ve niteliği koşullara göre değişebilen romantik ilişkileri tanımlamak amacıyla kullanılmıştır. Google kaynaklı tanımlamalara göre ise, situationship; açık bir şekilde tanımlanmamış, belirsiz sınırlarla sürdürülen romantik ilişki türüdür. Bu ilişki biçiminde bireyler arasında duygusal yakınlık, birlikte vakit geçirme, hatta fiziksel ve cinsel etkileşim bulunabilmektedir. Ancak bu modeli diğer ilişki türlerinden ayıran temel fark; taraflar arasında “sevgili”, “nişanlı” ya da “eş” gibi toplumsal olarak tanımlanmış ilişki etiketlerinin kullanılmamasıdır.

Bağsız ilişkiler, duygusal ve fiziksel yakınlıkların var olmasına rağmen, taraflar arasında ilişkinin niteliğine dair açık ve net bir tanım yapılmayan ilişki biçimidir. Bu tür ilişkilerde en belirgin özelliklerden biri, “Sevgili miyiz?” gibi soruların yanıtsız kalması ve ilişkinin etiketlenmemesiyle ortaya çıkan belirsizliktir. Taraflar, zaman zaman birbirlerine yakın hissetseler de ilişkinin sınırları ve yönü hakkında netlik sağlanamaz. Bu da duygusal bağ kurmayı ve güven duygusunu zorlaştırır.

Duygu paylaşımı genellikle sınırlıdır; bireyler derin ve anlamlı konular yerine yüzeysel sohbetlerle iletişim kurar. İç dünyalarını paylaşmak yerine mesafeyi korumayı tercih ederler. Bu durum, taraflardan birinin ya da her ikisinin, ilişkide duygusal yatırım yapmaktan kaçındığını gösterebilir. Aynı şekilde, ilişkinin bağlayıcı bir çerçeveye sahip olmaması, taraflardan birinin başka kişilerle görüşmeye ya da yeni ilişkiler kurmaya devam etmesine olanak tanır. Bu da ilişkide güvensizlik hissini pekiştirir.

Bağsız ilişkilerde genellikle ciddi adımların atılması söz konusu değildir. İlişkinin geleceğine dair konuşmalardan kaçınılır, dolayısıyla birliktelik genellikle sabit bir düzeyde kalır ve ilerleme göstermez. Taraflar, ilişkinin gelişmesi için gerekli olan açıklık, bağlılık ve planlama gibi unsurlardan uzak durur. Bu da ilişkinin sağlıklı bir şekilde büyümesini ve derinleşmesini engeller. Genellikle taraflardan biri, karşısındaki kişinin hayatında merkezi bir rol üstlenmekten kaçınır. Zor zamanlarda duygusal destek sunmak yerine, yalnızca eğlenceli ve rahat anlarda varlık gösterir. Bu da ilişkinin dengesiz bir şekilde ilerlemesine yol açar.

Bunun yanı sıra, geleneksel ilişkilerde sıklıkla görülen “aileyle tanıştırma” ya da “arkadaş çevresine dahil etme” gibi sosyal bağ kurma davranışları durumsal ilişkilerde genellikle görülmez. Tarafların kişisel hayatları birbirine fazla iç içe geçmiş olmaz; özel alanlar korunur ve mahremiyet ön planda tutulur. Bu durum, ilişkinin samimiyet düzeyinin sınırlı kalmasına neden olur.

Sonuç olarak, bağsız ilişkiler bireylere özgürlük ve esneklik sağlıyor gibi görünse de, uzun vadede duygusal yıpranmaya ve ilişkisel doyum eksikliğine yol açabilir. Bağlılık, açıklık ve karşılıklı destek gibi sağlıklı ilişkinin temel unsurları eksik kaldığında, tarafların birbirine olan güveni zayıflar ve ilişkinin sürdürülebilirliği sorgulanır hale gelir.

Situationship, belirsizlik ve etiketsizlik içeren bir ilişki türü olduğu için bireyler üzerinde psikolojik olarak zorlayıcı etkiler yaratabilir:

  • Anksiyete ve Stres: Belirsizlik, situationship içinde yer alan bireylerde yoğun anksiyete ve stres duygularına yol açabilir. İlişkinin tanımlanamayan yapısı, bireylerin sürekli olarak ilişkinin durumunu sorgulamasına ve geleceğe dair kaygılar geliştirmesine neden olur. Bu durum, zihinsel ve duygusal çöküşü beraberinde getirebilmektedir.
  • Düşük Özsaygı: İlişkinin sınırlarının ve beklentilerinin belirsiz olması, bireyde zamanla yetersizlik ve değersizlik duygularının gelişmesine neden olabilir. Karşı tarafın duygu ve düşüncelerini anlamaya yönelik sürekli bir çaba, kişinin kendi değerini sorgulamasına ve öz saygısının zedelenmesine yol açabilir.
  • Kıskançlık ve Güvensizlik: Tanımsız ve açık uçlu ilişkiler, taraflar arasında kıskançlık ve güvensizlik duygularını tetikleyebilir. İlişkinin statüsüne dair bir netliğin olmaması, sadakat sınırlarının belirsiz ve güvenilir olmayan bir alanda kalmasına ve bireyin duygusal güvenliğini tehdit altında hissetmesine neden olabilir.
  • Gelecek Kaygısı: Situationship yaşayan bireyler, ilişkinin geleceğine dair sürekli bir belirsizlik hissi yaşarlar. Bu durum, bireyin uzun vadeli planlar yapmasını zorlaştırmakta; yaşam hedeflerini belirleme, kariyer veya aile gibi önemli konularda karar alma süreçlerinde zorluğa neden olmaktadır. Bu da zamanla bireyde derinleşen bir gelecek kaygısına neden olur.

Bu noktada situationship ilişkisi içinde bulunan bireyler için etkilerinin azaltılması noktasında alınabilecek belirli önlemler de bulunmaktadır:

  1. Farkındalık Kazanmak: Kişinin içinde bulunduğu ilişkinin niteliğini fark etmesi, duygusal zararları azaltmanın ilk adımıdır. Situationship olduğunu kabullenmek, belirsizliğin yükünü hafifletir.
  2. Kendi Değerini Tanımak: Kendi ihtiyaçlarını ve değerini tanımak, kişinin kendine saygısını korumasını sağlar. Öz saygıyı güçlendirmek, karşı tarafın davranışlarına bağlı olmayı azaltır.
  3. Sınırlar Belirlemek: Açık ve net duygusal, fiziksel ve iletişimsel sınırlar koymak önemlidir. Bu sınırlar, kişinin kendini korumasına ve ilişki içinde kaybolmamasına yardımcı olur.
  4. Duyguları İfade Etmek: Kendi duygularını açıkça ifade etmek, ilişkideki belirsizlikleri azaltabilir. Bu ifade, ilişkinin dinamiğini netleştirme şansı tanır.
  5. Destek Aramak: Profesyonel destek (terapi) ya da güvendiği kişilerle duyguları paylaşmak, yükü hafifletir. Sosyal destek ağı, kişinin yalnız hissetmesini engeller.
  6. Geri Çekilme ve İlişkiden Çıkma: Kişi, zarar gördüğünü fark ettiğinde ilişkiden çekilme hakkına sahiptir. Sağlıklı bir şekilde uzaklaşmak, iyileşmenin başlangıcıdır.
  7. Yeni Hedefler ve Kimlik İnşası: Kişinin ilişkiden bağımsız olarak kendi hedeflerine odaklanması önerilir. Kendi kimliğini yeniden tanımlamak, bireyin öz yeterliğini artırır.
Ceyda Abanuzoğlu
Ceyda Abanuzoğlu
Ben Ceyda ABANUZOĞLU. 20/02/2001 Sungurlu/Çorum doğumluyum.2023 yılında Atatürk Üniversitesi PDR bölümünden onur öğrencisi olarak mezun oldum.Hali hazırda Ordu Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimimin tez dönemini devam ettirmekteyim.3 yıldır bireysel olarak terapi hizmeti veriyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar