Pazartesi, Mayıs 18, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Çocuk Gelişimi ile İlgili Temel Konular

Büyüme

Büyüme, fiziksel gelişimin tümündeki boy ve ağırlık artışını ifade eder. Biyolojik gelişimin bir parçası olan bu kavram, anne karnında başlayan bir süreçle başlar. Eski araştırmalar, çocuk gelişiminin 0-18 yaş arasında duygusal ve bilişsel olarak sürdüğünü belirtirken, günümüzdeki araştırmalar bilişsel gelişimin, yani beyin gelişiminin, motor ve duygusal becerilerin yirmi dört yaşına kadar aktif olarak devam edebileceğini göstermektedir. Normal olmayan kilo alımı ise büyüme olarak nitelendirilemez.

Gelişme

Gelişme, vücudun organlarının yerine getirmesi gereken fonksiyonları yerine getirmeye başlamasıdır. Hem duygusal hem de fiziksel kavramlarla ilgilidir. Örneğin, bir çocuk dünyaya geldiğinde parmakları ve ayakları vardır, ancak bunları kullanamaz. Motor becerilerin kullanılmaya başlanamadığı dönemden, bu becerilerin aktif hale geldiği döneme kadar geçen evre gelişme olarak adlandırılır. Gelişmenin tamamlanması, yalnızca kilo almakla değil, aynı zamanda bu yetilerin kullanılabilmesiyle de ilgilidir.

Çocuğun konuşma yeteneklerinin gelişmesi, problem çözme kabiliyetinin artması, yeni doğan bir bebeğin başta kafasına tam hakim olamaması ve zamanla kafasını dik tutmayı öğrenmesi gibi örnekler gelişmeye işaret eder. Gelişme ve büyüme kavramları eşit değildir; gelişim, büyümeyi de kapsar.

Öğrenme

Öğrenme, kalıcı bir davranışın ortaya çıkmasıyla gerçekleşir. Bu durum, ilkokul dönemindeki çocuklardan her yaş grubuna kadar geçerlidir. Öğrenme için birçok çevresel unsura ihtiyaç vardır. Eğer çocukta kalıcı bir değişim meydana geliyorsa, öğrenmeyi başarmışız demektir. Çocuğa farklı materyaller sunarak ve gelişimine yardımcı bir ortam sağlayarak, bu ortamdan faydalanmasını sağlarsak, öğrenmenin gerçekleştiğini anlayabiliriz.

Bisiklete binmek ve yüzme öğrenmek, davranışın kalıcı değişimine örnek teşkil eder. Uzun süre ara verilse bile, daha önce öğrenilen bu beceriler hemen hatırlanabilir. Öğrenmede gözlemlenebilirlik, öğrenilen bilginin davranışa yansımasıdır. Yüzme bilgisini sadece teorik olarak bilen ancak yüzemeyen biri için öğrenme gerçekleşmemiştir.

Hazırbulunuşluk

Hazırbulunuşluk, fiziksel ve zihinsel yönden bir gelişim basamağına geçmeye ya da bir beceriyi öğrenmeye hazır olma halini ifade eder. Bu kavram, çocuğun öğrenme sürecindeki kişisel farklılıkları vurgular ve “doğru zamanlama”nın önemini belirtir. Hazırbulunuşluk kritik bir unsurdur; örneğin, bir çocuğa yedi yaşında okuma yazma becerisini öğretmezsek, on üç yaşında bunu uygulamaya çalıştığımızda çocuğun hazırbulunuşluğunu kaybetmiş olabileceğini görebiliriz.

Harfleri tanıma kabiliyeti, dikkat süresi ve dil becerileri, çocuğun okuma yazma için hazır olduğunu gösterir. Benzer şekilde, çocuğa tuvalet alışkanlığını kazandırmak için doğru zamanlama önemlidir; eğer bu süreç geciktirilirse, çocuk için daha zor bir hale gelebilir.

Olgunlaşma

Olgunlaşma, döllenmeyle başlayan zihinsel, sosyal, duygusal, dilsel ve bedensel ilerlemeyi ifade eder. Olgunlaşmada, bedensel olarak iş yapabilme durumu önemlidir. Zihin hazır olsa bile, bedenin iş yapabilecek durumda olmaması halinde, bu işin gerçekleştirilmesi mümkün değildir.

Bebekler genellikle on iki ila on beş aylıkken yürümeye başlarlar. Bu süreç, yoğun pratik veya eğitimle hızlandırılamaz; yürümeye başlama kabiliyeti, sinir sisteminin ve kasların doğal gelişimine bağlıdır. Her çocuk farklıdır ve sağlıklı olan, bu sürecin doğal akışını beklemektir.

Sonuç

Çocuk gelişimi, kalıtım ve çevre etkileşimleriyle şekillenir. Döllenme sonrası organizmanın etkilenebileceği tüm unsurlar çevresel öğelerle ilgilidir. Organizmanın temas ettiği tüm varlıkların gelişim üzerindeki etkisi çevre kapsamında incelenir. Kalıtımın etkisi döllenme anında başlarken, çevresel faktörler bir ömür boyunca etkisini sürdürür.

Kaynakça

sem.adiguzel.edu.tr

Nilay İNCEMAN
Nilay İNCEMAN
Nilay İnceman, İzmir Ekonomi Üniversitesinde İngilizce dilinde psikoloji eğitimi alırken pek çok psikoloji deneyine tanık olmuştur kendisi de bizzat düzenlemiştir ve bu alana yönelik düzenlenen seminerlere dahil olmuştur. Urla Devlet Hastanesinde hem de Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde stajlar yapmıştır ve yaz dönemi, bir anaokulunda gönüllük esasına dayalı olan üniversitesinin yürüttüğü bir projeye katılmıştır. Algı Psikolojisi dersi kapsamında da dilin tat bölgelerini ışıklar kullanarak görsellerle- örneğin baklava, limon vb. eşleştirerek sergi için maket yapmayı tasarlamıştır. Cinsel terapi, aile ve çift terapisi, oyun terapisi, çocuk bakımı ve gelişimi eğitimi, bilişsel davranışçı terapi gibi sertifikalar edinerek her yaş grubundaki bireylerle çalışmayı sevmektedir. Psikolojinin herkes için ulaşılabilir olmasını çok önemsemektedir. Lisans eğitimi sonrasında yüksek lisans eğitimine Yıldız Teknik Üniversitesinde devam edip yüksek onur derecesiyle tamamlamıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar