Cuma, Nisan 17, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Okulda Silahlı Saldırı Sonrası Çocuklar Ne Hissediyor? Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’tan Sonra Veliler Ne Yapmalı?

Türkiye’yi sarsan iki okul saldırısı, çocukların güven duygusu, çocuk psikolojisi ve travma etkileri açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdi. Psikolog Rojin Nazik, velilerin en çok sorduğu soruları yanıtladı.

Okulda Silahlı Saldırı Sonrası Çocuklar Ne Hissediyor?

Türkiye son günlerde peş peşe gelen iki okul saldırısı haberiyle sarsıldı. 14 Nisan 2026’da Şanlıurfa Siverek’te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan saldırıda 16 kişi yaralandı. 15 Nisan 2026’da ise Kahramanmaraş Onikişubat’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleşen saldırıda 8 öğrenci ve 1 öğretmen hayatını kaybetti. Millî Eğitim Bakanlığı her iki olayla ilgili açıklama yaparken, Kahramanmaraş’ta kent genelinde eğitime iki gün ara verildi.

Bu iki olay yalnızca güvenlik başlığı altında konuşulacak meseleler değil. Çünkü bir çocuk için okul, sadece ders görülen bir yer değildir. Okul; düzenin, korunmanın, yetişkin desteğinin ve günlük hayatın en güvenli parçalarından biridir. Tam da bu nedenle okulda yaşanan şiddet, çocukların yalnızca o güne değil, dünyaya bakışına da zarar verir. Çocuk zihni şu soruyla baş başa kalır: “Okul bile güvenli değilse, ben nerede güvendeyim?”

Çocuklar Bu Haberlerden Gerçekten Etkilenir mi?

Evet, hem de düşündüğümüzden daha fazla etkilenirler. Bir çocuğun travma yaşaması için olayın tam ortasında bulunması gerekmez. Televizyonda haberi görmek, sınıfta arkadaşlarından duymak, sosyal medyada görüntülere denk gelmek ya da kendi okulunu bu haberle özdeşleştirmek bile yeterli olabilir. Özellikle art arda gelen olaylar, çocukta “Bu sadece bir yerde olmadı, her yerde olabilir” hissi yaratabilir.

Okul Saldırısı Sonrası Çocuklarda Görülebilecek Belirtiler

• okula gitmek istememe
• yalnız kalmaktan korkma
• sık sık “Bize de olur mu?” diye sorma
• uyku bozukluğu ve kabuslar
• karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı gibi bedensel şikâyetler
• ağlama nöbetleri
• öfke patlamaları
• sessizleşme ve içe kapanma
• dikkat dağınıklığı
• anneden ya da babadan ayrılmak istememe

okulda silahlı saldırı sonrası çocuklar ne hissediyor
Okulda silahlı saldırı sonrası çocuklar ne hissediyor

Veliler Çocuklarıyla Nasıl Konuşmalı?

Bu noktada en sık yapılan hata, çocuğu hemen susturmaya çalışmaktır. “Bir şey olmaz.” “Korkma.” “Boş ver.” “Senin okulunda olmaz.” Bu cümleler iyi niyetlidir ama çoğu zaman çocuğun yaşadığı duyguyu küçültür. Çocuk anlaşıldığını hissetmez. Oysa ilk yapılması gereken şey çocuğun korkusunu düzeltmek değil, onu duymaktır.

Daha Sağlıklı Cümleler Şunlardır:

• Bu haberi duyunca korkmuş olabilirsin.
• İstersen bana ne düşündüğünü anlat.
• Merak ettiğin şeyleri birlikte konuşabiliriz.
• Şu anda güvendesin, ben yanındayım.

Çocuğa Her Şeyi Anlatmak Doğru mu?

Hayır. Özellikle küçük yaş gruplarında olayın tüm ayrıntılarını anlatmak, saldırı görüntülerini göstermek ya da sosyal medyada dolaşan her bilgiyi konuşmak çocuğun kaygısını büyütebilir. Bu yüzden velilerin yapması gereken şey, çocuğun yaşına uygun, kısa ve güven veren bir açıklama yapmaktır. Uzun, sert ve ayrıntılı konuşmalar yerine sade cümleler daha güvenlidir.

Neden Bazı Çocuklar Hiçbir Şey Olmamış Gibi Davranıyor?

Çünkü her çocuk kaygıyı aynı şekilde yaşamaz. Bazı çocuklar hemen tepki verir. Bazıları birkaç gün sonra etkilenir. Bazıları ise dışarıdan gayet normal görünür ama iç dünyasında güven duygusu zedelenmiştir. Sessizlik her zaman iyi oluş değildir. Bazen sessizlik, çocuğun kendi içinde anlamaya çalıştığı bir alarm halidir.

Öğretmenler ve Okullar Bu Süreçte Ne Yapmalı?

Bu tür olaylardan sonra yalnızca öğrenciler değil, öğretmenler de etkilenir. Çünkü öğretmen bir yandan kendi korkusunu yaşarken bir yandan da öğrencilerine güven vermeye çalışır. Bu nedenle okullarda sadece güvenlik önlemleri değil, psikososyal destek dili de önemlidir.

Okullarda Bu Dönemde Şu Yaklaşım Faydalıdır:

• panik üretmeyen kısa bilgilendirme
• öğrencilerin soru sormasına izin verme
• sessizleşen ya da aşırı kaygılanan çocukları fark etme
• rehberlik servisini aktif kullanma
• velilerle tek sesli ve sakin iletişim kurma

Asıl Tehlike Ne?

Asıl tehlike yalnızca saldırının kendisi değildir. Asıl tehlike, çocukların güven duygusunun yavaş yavaş aşınmasıdır. Bir çocuk okul kapısından içeri girerken sadece derse değil, bir sisteme emanet edilir. O sistemin verdiği en temel mesaj şudur: “Burada güvendesin.” Bu cümle zedelendiğinde, sadece o gün değil, uzun vadede öğrenme motivasyonu, sosyal ilişki kurma biçimi ve hayata bakış da etkilenebilir.

Veliler Ne Zaman Uzman Desteği Almalı?

• okula gitmeyi yoğun biçimde reddetme
• sürekli ölüm, saldırı ya da kaçma temalı konuşmalar
• sık kabus görme
• ağlama ve öfke nöbetlerinde artış
• belirgin içe kapanma
• bedensel şikâyetlerde artış
• dikkat ve odak sorunlarının belirginleşmesi
• ebeveynden ayrılmayı ciddi biçimde reddetme

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’tan gelen haberler bize bir kez daha şunu hatırlattı: Bir okul saldırısı sadece o binada yaşanmaz. O haber, ekran başındaki bir çocuğun zihnine de girer. Bir sınıfın sessizliğine de çöker. Bir annenin “Acaba benim çocuğum da korkuyor mu?” sorusuna da dönüşür.

Bugün çocuklara sadece açıklama değil, güven vermek zorundayız. Sadece bilgi değil, duygusal alan açmak zorundayız. Çünkü bazen bir çocuğun geleceğe bakışı, yanında duran yetişkinin ses tonunda saklıdır.

Rojin Nazik
Rojin Nazik
Rojin Nazik İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji Bölümünde lisans eğitimini yüzde elli burslu olarak tamamlamıştır ve eğitimini üstün başarısından dolayı erken bitirmiştir. Lisans eğitiminden sonra İstanbul Üniversitesi Aile Danışmanlığı eğitimini tamamlamıştır. Profesyonel yaşantısında İstanbul'da Bilfen Koleji , Doğa Koleji gibi eğitim kurumlarında ve özel eğitim merkezlerinde çalışmış, Psikolojik Danışmanlık Merkezlerinde çalışmış, psikolojik danışmanlık merkezlerinde çocuk,ergen ve yetişkinlerle bireysel psikoterapi yapmıştır.Terapilerde ağırlıklı olarak Bilişsel Varoluş Terapisi ve Bilişsel Davranışçı Model yaklaşımlarını kullanmaktadır. Lisans eğitimi sırasında, İstanbul'da Reem Nöropsikiyatri Merkezi asistan Psikolog olarak görev yapmıştır.Ve Bakırköy Ruh ve Sinir hastalıkları hastanesinde şizofreni kliniğinde gözlemleme eğitimini tamamlamıştır. Burada Nöropsikolojik testler, Psikolog asistanlığı, Psikolojik Değerlendirme ve Görüşme Teknikleri Eğitim sertifikasını Nörolog Dr. Mehmet Yavuz'dan almıştır. Uluslararası Psikologlar Derneği Onaylı süpervizyonlu çocuk testleri eğitim ve yetişkin zeka testleri eğitim programlarını tamamlamıştır. Mezun olduğu yıldan itibaren aktif olarak çocuk, ergen ve yetişkin alanlarında danışan gören ROJİN NAZİK çeşitli televizyon programlarına, çeşitli gazetelere ,çeşitli üniversitelere konuk olarak ve çeşitli makaleler yayınlayarak eğitimine devam etmektedir. Eğitimini tamamlayıp Ankara ya yerleşme karırı aldığın da Özel Aktif kolejlerin de Kurucu – Psikolog olarak iş hayatına devam etmiştir. Her geçen gün gelişen psikolojik yaklaşımlara ilgi duymasından dolayı, kendini devamlı yenileme ve geliştirme ihtiyacı nedeniyle eğitimlere devam etmektedir. Şuanda da kendi kurucu ortaklığı olduğu Türkiye nin en büyük dil okullarının genel müdürlüğünü yapmakta ve Kendi danışmanlık merkezin de amacı daha çok insana dokunabilmek olduğu için terapi süreçlerine online ve yüz yüze olarak kendi ofisinde devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar