Cumartesi, Ağustos 1, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Üstün Zekâlı Çocuklarda Duygusal ve Sosyal Gelişim: Asenkron Gelişimin Sessiz Hikâyesi

Bir çocuk düşünün. Henüz sekiz yaşında ama yetişkinlerin bile zorlandığı sorular soruyor. Evrenin neden var olduğunu merak ediyor, ölüm kavramı üzerine düşünüyor, adaletin gerçekten var olup olmadığını sorguluyor. Ama aynı çocuk okul bahçesinde bazen tek başına oturmayı tercih ediyor.

Üstün zekâlı çocukların dünyası çoğu zaman bu iki gerçekliğin arasında şekillenir. Bir yanda ileri düzey bilişsel kapasite, diğer yanda hâlâ gelişmekte olan duygusal ve sosyal bir yapı. Psikoloji literatüründe bu durum asenkron gelişim olarak tanımlanır. Yani gelişimin farklı alanlarının aynı hızda ilerlememesi.

Bilişsel Kapasite ve Duygusal Uyumsuzluk

Üstün zekâlı çocukların zihinsel gelişimi çoğu zaman kronolojik yaşlarının oldukça ilerisinde ilerler. Bu çocuklar karmaşık problemleri çözebilir, soyut düşünme becerilerini erken yaşta geliştirebilir ve çevrelerindeki dünyayı yaşıtlarından farklı bir derinlikle anlamlandırabilirler. Ancak duygusal ve sosyal gelişim her zaman aynı hızda ilerlememesi, çocukta bilişsel kapasite ile duygusal deneyim arasında bir tür gelişimsel uyumsuzluk yaratabilir.

Örneğin dokuz yaşındaki bir çocuk felsefi sorular sorabilir, ancak aynı zamanda akran ilişkilerinde reddedilmeye karşı oldukça hassas olabilir. Bu nedenle üstün zekâlı çocuklar bazen kendilerini iki farklı dünyada yaşıyormuş gibi hissedebilirler: zihinsel olarak ileride, duygusal olarak ise hâlâ çocukluk deneyiminin içinde.

Akran İlişkileri ve Yalnızlık

Araştırmalar üstün zekâlı çocukların akran ilişkilerinde zaman zaman yalnızlık yaşayabildiğini göstermektedir. Bunun nedeni çoğu zaman ilgi alanlarının ve düşünme biçimlerinin akranlarından farklı olmasıdır (Gross, 2004). Birçok üstün zekâlı çocuk, kendi yaş grubunda kendini tam olarak anlaşılmış hissetmeyebilir.

Duygusal Hassasiyet ve Uyarılabilirlik

Bu farklılık yalnızca bilişsel alanla sınırlı değildir. Üstün zekâlı çocukların duygusal deneyimleri de çoğu zaman yoğun olabilir. Polonyalı psikiyatrist Kazimierz Dabrowski’nin ortaya koyduğu kurama göre üstün yetenekli bireylerde duygusal ve zihinsel uyarılabilirlik daha yüksek olabilir. Bu durum, olaylara verilen duygusal tepkilerin daha güçlü ve derin yaşanmasına neden olabilir.

Bu nedenle üstün zekâlı çocuklar sıklıkla güçlü bir empati duygusu geliştirir. Bir hayvanın acısını gördüklerinde ya da bir adaletsizlikle karşılaştıklarında bunu yoğun bir şekilde hissedebilirler. Küçük yaşlarda çevresel sorunlar, savaşlar veya insanlık üzerine düşünmeleri de bu duygusal hassasiyetin bir parçasıdır.

Yanlış Anlaşılan Yoğunluk

Ancak bu yoğunluk bazen çevre tarafından yanlış anlaşılabilir. Çocuk “fazla hassas” ya da “aşırı düşünceli” olarak tanımlanabilir. Oysa bu durum çoğu zaman üstün zekâlı bireylerin gelişimsel özelliklerinden biridir. Eğitim sistemleri ise çoğu zaman üstün zekâlı çocukların yalnızca akademik performansına odaklanır. Daha hızlı öğrenmeleri veya daha zor sorular çözmeleri beklenir. Ancak bu yaklaşım üstün zekâlı çocukların duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını çoğu zaman göz ardı eder.

Anlaşılma İhtiyacı ve Sonuç

Oysa üstün zekâlı bir çocuk yalnızca yüksek IQ puanına sahip bir öğrenci değildir. O aynı zamanda dünyayı daha yoğun ve derin algılayan bir bireydir. Bu nedenle gelişim süreçlerinde akademik destek kadar duygusal destek de önemlidir. Üstün zekâlı çocukların gelişimini anlamak için onları yalnızca “başarılı öğrenciler” olarak görmek yeterli değildir. Bu çocukların dünyasında merak, yoğun duygular, varoluşsal sorular ve bazen de yalnızlık iç içe geçebilir.

Belki de bu yüzden üstün zekâlı çocukların en büyük ihtiyacı daha fazla bilgi değil, daha fazla anlaşılmaktır.

Kaynakça

Dabrowski, K. (1972). Psychoneurosis is not an illness: Neuroses and psychoneuroses from the perspective of positive disintegration. London: Gryf.

Gross, M. U. M. (2004). Exceptionally gifted children (2nd ed.). Routledge.

Neihart, M., Reis, S., Robinson, N., & Moon, S. (2016). The social and emotional development of gifted children: What do we know? Prufrock Press.

Silverman, L. K. (2013). Giftedness 101. Springer Publishing Company.

Winner, E. (1996). Gifted children: Myths and realities. Basic Books.

TUTKUNUR ÜNLÜ
TUTKUNUR ÜNLÜ
**Uzman Klinik Psikolog Tutkunur ÜNLÜ** Uzman Klinik Psikolog Tutkunur ÜNLÜ, çocuk, ergen ve yetişkinlerle çalışan; nörogelişimsel bozukluklar, bağımlılık ve psikolojik değerlendirme alanlarında uzmanlaşmış bir klinik psikologdur. İngilizce Psikoloji lisans eğitimini Atılım Üniversitesi'nde onur derecesiyle tamamladıktan sonra, Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmet lisans programını da başarıyla bitirmiştir. Klinik Psikoloji yüksek lisansını Brussels Capital University'de tamamlayan ÜNLÜ, ikinci yüksek lisansını Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Bağımlılık ve Dopingle Mücadele Anabilim Dalı'nda **"DEHB Tanısı Alan ve Almayan Bireylerde Ekran Bağımlılığı ile İlgili Etmenlerin İncelenmesi"** başlıklı teziyle tamamlamıştır. Akademik çalışmalarını sürdürerek doktora eğitimine devam etmekte, ayrıca Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünde eğitimine devam etmektedir. Mesleki yaşamında 8.000'in üzerinde danışan görüşmesi gerçekleştirmiş; özellikle çocuk ve ergen psikiyatrisi alanında önemli klinik deneyim kazanmıştır. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), otizm spektrum bozukluğu, öğrenme güçlükleri, bağımlılık, kaygı bozuklukları, depresyon ve ebeveyn danışmanlığı başlıca çalışma alanları arasındadır. MOXO Dikkat Testi ve WISC-IV Zekâ Testi uygulayıcısı olan ÜNLÜ, bilimsel temelli psikolojik değerlendirme ve psikoterapi yaklaşımlarını klinik uygulamalarına entegre etmektedir. Ayrıca sanat terapisi, nörogelişimsel farklılıklar ve bağımlılık alanlarında ulusal ve uluslararası eğitimler almış; İspanya'da nörogelişimsel çeşitlilik üzerine akademik çalışmalar yürütmüştür. Bilimsel üretimi ve toplumu bilgilendirme çalışmalarını aktif olarak sürdüren Tutkunur ÜNLÜ; psikoloji, ruh sağlığı, bağımlılık, çocuk ve ergen gelişimi, aile ilişkileri ve dijital yaşamın psikolojik etkileri üzerine ulusal basın, akademik platformlar ve dijital mecralarda yazılar kaleme almakta; seminerler, eğitimler ve bilimsel etkinliklerde konuşmacı olarak yer almaktadır. Hâlen Ankara'da Han Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim bünyesinde yüz yüze ve çevrim içi psikoterapi hizmeti sunmakta; akademik çalışmalarını, bilimsel araştırmalarını ve doktora eğitimini sürdürmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar