İnsanların dinlemeden yargılaması ve kendi kafasında karar vermesi, psikolojide oldukça sık görülen bir davranıştır. Bunun arkasında birkaç temel zihinsel mekanizma ve duygusal ihtiyaç vardır.
Hızlı Karar Verme Eğilimi (Bilişsel Kestirme Yolları)
İnsan beyni enerji tasarrufu yapmak ister. Bu yüzden ayrıntılı analizler yerine hızlı çıkarımlar yapar. Psikolojide buna bilişsel kestirme (heuristic) denir. Kişi karşısındakini dinlemek yerine ilk izlenime göre hüküm verir. Çünkü düşünmek, analiz etmek ve empati kurmak daha fazla zihinsel güç tüketimi gerektirir. Bu yüzden insanlar bazen hikayenin tamamını duymadan, duydukları kadarı ile karar verirler.
Onaylama Yanlılığı (Confirmation Bias)
İnsanlar çoğu zaman inandıkları şeyleri doğrulayacak bilgi kaynakları ararlar. Örneğin; bir kişi zaten kötü düşünüyorsa, o kişi konuşsa bile sadece kötü olduğu yanları ele alacak şeyleri duyar. Bu nedenle kişi dinlese bile gerçekten dinlemiyor olabilir.
Ego ve Savunma Mekanizmaları
Bazen dinlememek kişinin kendi egosunu koruma şeklidir. Çünkü dinlemek şu riskleri ortaya çıkarabilir: Yanıldığını fark etmek, özür dilemek zorunda kalmak, kontrolü kaybetmek. Bu yüzden bazı insanlar tartışmada karşı tarafı dinlemek yerine hemencecik karar verir. Çünkü haklı olma ihtiyacı çok daha güçlü bir yerdedir.
Geçmiş Deneyimlerin Projeksiyonu
İnsanlar geçmişte yaşadıkları deneyimlerin sonuçlarını yeni insanlara da aktarabilir. Örneğin; daha önce biri tarafından kandırılmış bir kişi, yeni birini de dinlemeden güvenilmez ilan edebilir. Bu psikolojide projeksiyon (yansıtma) olarak bilinir.
Empati Eksikliği
Empati kurmak zihinsel olarak zorlandığımız bir süreçtir. Empati eksikliği olan kişiler karşı tarafın perspektifinden bakmaya çalışmaz, sadece kendi bakış açısına göre karar verir. Bu yüzden dinleme gerçekleşmez, sadece yargılama kısmında yer alınmış olunur.
Güç ve Kontrol İhtiyacı
Bazı insanlar için yargılamak bir güç hissi veren bir yerdedir. Dinlemek; eşit ilişki kurmak demektir. Ama yargılamak; üstünlük hissi yaratabilir. İnsanların çoğu dinlemek için değil, cevap vermek için dinler. Dinlemeden yargılayan biriyle baş etmek, “kendini anlatmak”tan çok doğru strateji ile iletişim kurmak meselesidir. Çünkü sorun çoğu zaman senin anlatımın değil, onların dinleme biçimidir.
Dinlemeden Yargılayan Birine Nasıl Davranmalıyız?
Direkt Savunmaya Geçmek
İlk refleks genelde kendini açıklamak olur ama bu çoğu zaman işe yaramaz. Savunmaya geçersek, karşı taraf daha da kapanır. Tartışma “anlama”dan çıkar, “haklı çıkma”ya döner. Bunun yerine; kısa ve net olmalıyız. Duygusal anlamda yükselmemeliyiz. Örneğin; “Öyle düşünmen normal ama durum biraz farklı” diyebilmeliyiz.
Soru Sorarak Düşündürmeli
Bu tarz mizacı olan insanlar genelde otomatiğe almış gibi konuşur. Onları durdurmanın yolu soru sormaktan geçer. Bu yöntem onları düşünmeye iter ve kontrolü yumuşak bir şekilde ele almış oluruz.
Net Sınır Koymaya Çalışmak
Eğer sürekli yargılanıyorsan, en önemli şey sınır koyabilmektir. Açık ve sakin bir dille; “Beni dinlemeden yorum yapılması hoşuma gitmiyor” veya “Anlaşılmak için konuşuyorum, yargılanması için değil” demek gerekir. Bunun karşı tarafa vereceği en net mesaj, “bu şekilde davranırsan seninle iletişim kurmamdır.”
Her Şeyi Açıklamaya Çalışmak
En kritik dinamik budur; her insan seni anlamak zorunda değil. Bazı insanlar seni anlamak istemez. Ne kadar anlatırsak anlatalım yine “doğru onun doğrusudur” mantığı ile ilerler. Bu durumda enerjimizi korumalı ve gereksiz açıklamalarda bulunmamalıyız. “Sessizlik bazen en güçlü cevaptır.”
Duygusal Mesafe Koymak
Bu tür insanları fazla ciddiye almak seni yıpratır ve özgüvenini kırabilir. İçsel olarak şunu kabullenmeliyiz: “Bu kişinin algısı beni anlayacak sınırda olmayabilir.” Bu düşünce seni rahatlatır ve tepkilerini dengeleyebilir.
Ayna Tekniği
Karşı tarafın davranışını ona fark ettirmek gerekebilir: “Şu an beni dinlemeden yorumluyorsun gibi geldi” veya “Ben konuşurken sözümü kesiyorsun, farkında mısın?”. Bu yöntem; suçlamadan farkındalığı artırır, çoğu kişiyi durdurmaya yararlı olur.
Tartışmayı Kazanmak Yerine Yönetmeye Çalışmak
Amaç şu olmalı: “Onu yenmeliyim”den ziyade “durumu kontrol etmeliyim.” Bunun için; ses tonunuzu düşürmeli, yavaş konuşmalı ve kısa cümlelere odaklanmalısınız. Sakinliğini koruyan taraf her zaman psikolojik olarak güçlü olan taraftır.
Ne Zaman Uzaklaşman Gerektiğini Bilmek
Bazı insanlar değiştirilemez. Eğer kişi; seni sürekli yargılıyor, seni değersiz hissettiriyor ve dinlemeyi reddediyorsa en sağlıklı seçenek mesafe koymaktır. Bu bir kaçış değil, psikolojik sınırdır.
Böyle iletişimi olan kişilere karşı; savunmaya girilmemeli, soru sorulmalı, sınır konulmalı, fazla açıklama yapılmamalı, duygusal mesafe korunmalı ve gerekirse uzaklaşılmalıdır. Seni dinlemeyen birine karşı kendini anlatmaya çalışmak, duvara konuşmak gibidir. Ama sınır koymak, o duvarları kapıya çevirir. Çünkü iletişim karşılıklı ise değerlidir, tek taraflı ise sadece yıpratıcı bir süreçten ibarettir. Ve unutma ki “İyi bir sözün temeli, iyi bir dinleyici olmaktır.”


