Canlı ve cansız varlıkların karşılıklı ilişkilerinin bütününü oluşturan ortama çevre denmektedir ve temel olarak sosyal ile fiziksel çevre olmak üzere iki ana kategoride incelenmektedir. Çevre, sadece yaşamın sürdürülebilmesi için gerekli bir unsur olmakla kalmayıp, bireyin hem bedensel hem de psikososyal sağlıkını şekillendiren kritik bir faktördür (Yücel ve Morgil, 1998). İnsan, çevresiyle sürekli bir etkileşim içerisinde olan, bu süreçte sadece psikolojik boyutta değil ayrıca biyolojik, sosyal ve kültürel boyutlarda gelişim gösterir (Ünsal, 2017). Tunç ve arkadaşlarına (2012) göre ise çevresel kirlilik, iklim değişikliğinde önemli bir parametre halindedir.
Çevresel değişimler hem bireyin sağlığını hem de toplumsal yapıyı doğrudan etkileyebilir; insan hem bu değişimlerin nedeni hem de sonucu olabilmektedir (Er ve ark., 2020). Çevresel problemler, bireylerin aktiviteleri neticesinde doğal çevrenin zarar görmesi anlamına gelmektedir (Bliefert, 2012). Bu bağlamda çevre ve insan arasındaki ilişki, karşılıklı bir etkileşim ve bağımlılık perspektifinde ele alınmaktadır.
Geçmişten günümüze kadar insanlar, doğa üzerinde hakimiyet kurma çabasını bilinçli veya bilinçsiz olarak sürdürmüştür (Gül, 2013). İnsan müdahalesi, çevrede çeşitli olumsuz değişikliklere sebebiyet vermektedir; bu değişiklikler arasında hava, su ve toprak kirliliği, toprak erozyonu, çarpık kentleşme, türlerin yok olması, radyasyon kirliliği, asit yağmurları ve iklim değişikliği sayılabilir. Bu çevresel problemler, bireylerin biyopsikososyal sağlıkında ciddi olumsuz etkiler oluşturabilmektedir (Er ve ark., 2020; Yücel ve Morgil, 1998).
Günümüzde iklim krizi etkilerini giderek daha belirgin biçimde göstermekte olup, yalnızca fiziksel yaşam koşullarını değil, ruh sağlığını da tehdit ettiği bilinmektedir. İklim değişikliğinin başta anksiyete (kaygı-endişe) olmak üzere depresyon, madde bağımlılığı ve intihar (suisid) gibi psikolojik sorunlarla ilişkili olabileceği ortaya konulmuştur (Cianconi ve ark., 2023).
Bir kavram olan eko-anksiyete, iklim değişikliğinin beklenen etkileri sebebiyle çevresel felaketin kronik korkusuyla karakterize edilmektedir (Iyer ve Rajamani, 2024: 157-177). Çevrenin ve içinde yaşayan tüm canlıların geleceğinden şüphe duyma ve iklim krizine bağlı olarak yaşanabilecek ekolojik faaliyetlerde endişe (kaygı) duyma durumu olarak ifade edilmektedir (Grupe ve Nitschke, 2013). Coffey ve arkadaşları da (2021), eko-anksiyeteyi iklim değişikliğinin ve çevresel krizlerin farkında olmanın verdiği yoğun duygular bütünü olarak tanımlamışlardır. Endişe (kaygı) ve korku gibi duyguların bireylerin hayatlarında amaçları olduğunu ve hissedilen ya da algılanan tehditleri ele almakta yardımcı olabileceğini vurgulamaktadır (Baudon ve Jachens, 2021; Ojala, 2007; Solomon ve Stone, 2002).
Bu perspektifte literatürde öne çıkan kavramlardan biri olan eko-anksiyete, genel olarak çevresel tehditlere karşı duyulan kaygı ve umutsuzluk durumlarını ifade etmektedir.
Sonuç
Sonuç olarak, çevre ve iklim krizinin birey üzerinde yarattığı psikososyal etkiler, günümüz dünyasında önemli bir araştırma konusu olarak öne çıkmaktadır. Eko-anksiyete, bireylerin ekolojik krizler karşısında hissettikleri öngörülemezlik, kontrol edilemezlik ve belirsizlik duygularının merkezinde yer almaktadır. Bu tecrübe, kaygının hem kişisel hem de toplumsal bir vaka olarak değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Eko-anksiyete kavramı, bireyleri bilinçli davranışlar benimsemeye, çevresel problemlere hassasiyet geliştirmeye ve çözüm odaklı yaklaşımlar üretmeye yönlendirir. Dolayısıyla çevre ve doğa bilinci ile kişinin kendi psikolojik farkındalıkının entegrasyonu, hem toplumsal hem de kişisel düzeyde sürdürülebilir bir yaşam için kritik bir öneme sahiptir.
Ayrıca, eko-anksiyete sadece kişisel bir psikolojik problem olarak değil; toplum için bir kolektif bilinç, dayanışma ve toplumsal dönüşüm motivasyonu olarak görülmeli, çevresel politikalarla desteklenerek yapıcı bir sürece dönüştürülmelidir. Bu süreçte eğitim ve farkındalık kritik rol oynar. Kreşten üniversiteye kadar farklı eğitim seviyelerinde “Çevre ve İklim Krizi Değişikliği” konusunda seçmeli dersler oluşturulabilir. Ayrıca kamu spotları, bilgilendirici diziler ve farkındalık kampanyaları ile toplum genelinde bilinç artırılabilir.
Kaynakça:
-
Bliefert, C. (2012). Umweltchemie. John Wiley & Sons.
-
Cianconi P, Hanife B, Grillo F, Lesmana CBJ, Janiri L (2023) Eco-emotions and psychoterratic syndromes: reshaping mental health assessment under climate change. Yale J Biol Med, 96:211.
-
Coffey, Y., Bhullar, N., Durkin, J., Islam, S., Usher, K. (2021). Understanding eco anxiety: A systematic scoping review of current literature and identified knowledge gaps. The Journal of Climate Change and Health, 3, 1000472. https://doi.org/10.1016/j.joclim.2021.100047
-
Er F, Canatan C, Barut B, Kara Y. Sosyal hizmet uygulamalarında ekopsikolojiyi düşünmek. Sosyal Bilimler Dergisi Journal Of Social Sciences. 2020; Yaz, 5(1): 73-82.
-
Grupe, D. W., Nitschke, J. B. (2013). Uncertainty and anticipation in anxiety: An integrated neurobiological and psychological perspective. Nature Reviews, Neuroscience, 14(7), 488–501. https://doi.org/10.1038/nrn3524
-
Gül F. İnsan-doğa ilişkisi bağlamında çevre sorunları ve felsefe. Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. 2013; 14: 17-21.
-
Iyer R, Rajamani SK. The Phenomenon of Eco-Anxiety and Distress Related to Climate Change and Environmental Degradation. In: 2024:157-177. https://doi:10.4018/979-8-3693-2177-5.ch011
-
Solomon, R. C., Stone, L. D. (2002). On “positive” and “negative” emotions. Journal for the Theory of Social Behaviour, 32(4), 417–435. https://doi.org/10.1111/1468-5914.00196
-
Tunç, S., Gürkan, T., & Duman, O. (2012). On-line spectrophotometric method for the determination of optimum operation parameters on the decolorization of Acid Red 66 and Direct Blue 71 from aqueous solution by Fenton process. Chemical Engineering Journal, 181, 431-442.
-
Ünsal A. Hemşireliğin dört temel kavramı: İnsan, çevre, sağlık & hastalık, hemşirelik. Ahi Evran Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi. 2017; 1(1):11-25.
-
Yücel AS, Morgil Fİ. Yüksek öğretimde çevre olgusunun araştırılması. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 1998;14: 84-91.


