Pazartesi, Ekim 20, 2025

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Hedef Belirlemenin Görünmeyen Yönleri: Sporcular Neden Başarısız Olur?

Spor dünyasında “hedef” kelimesi neredeyse kutsal bir kavram haline gelmiştir. Antrenörler, aileler, sporcular hatta taraftarlar bile sürekli aynı şeyi söyler: “Hedefiniz yoksa yolunuz da yoktur.” Bu ifade doğru olmakla birlikte tek başına yeterli değildir. Çünkü yanlış ya da gerçekçi olmayan hedefler, bir sporcuyu motive etmek yerine çoğu zaman tükenmişliğe, hayal kırıklığına ve başarısızlığa sürükleyebilir. Bu nedenle spor psikolojisi alanında hedef belirleme, sadece bir “başarı reçetesi” değil; aynı zamanda üzerinde dikkatle durulması gereken bir risk alanıdır.

Hedef Belirlemenin Psikolojik Boyutu

Sporcular hedef belirlerken genellikle sonuç odaklı düşünür. Futbolcunun hedefi şampiyonluk yaşamak, koşucunun hedefi derece almak, basketbolcunun hedefi kupayı kaldırmaktır. Bu tür hedefler kulağa motive edici gelse de aslında sporcuların kontrolünde olmayan unsurları da içerir. Hakem kararları, rakibin gücü, sakatlıklar veya ekonomik koşullar gibi faktörler sonuç odaklı hedefleri kırılgan hale getirir. Spor psikolojisinde bu durum “kontrol dışı değişkenlerin motivasyonu zedelemesi” olarak tanımlanır.

Buna karşılık süreç odaklı hedefler, sporcuların kendi gelişimlerine yoğunlaşmalarını sağlar. Örneğin bir futbolcu “önümüzdeki üç ay içinde pas yüzdemi %80’in üzerine çıkarmak” şeklinde bir hedef koyduğunda, bu hedef hem ölçülebilir hem de tamamen sporcunun kendi performansına bağlıdır. Böylece dışsal engellerle karşılaşılsa bile motivasyon sürdürülebilir.

Başarısızlığın Görünmeyen Sebepleri

Peki sporcular neden başarısız olur? Çoğu zaman fiziksel yetersizliklerden ya da teknik eksiklerden söz edilir. Oysa sahadaki başarısızlıkların önemli bir kısmı yanlış hedef belirleme sürecinden kaynaklanır. İşte bunun üç temel sebebi:

  1. Aşırı büyük hedefler: Bir genç sporcunun “3 yıl içinde Avrupa’nın en iyi oyuncusu olacağım” demesi kulağa iddialı gelebilir, fakat bu büyüklükteki hedef gerçekçi değildir. Bu tür hedefler genellikle kaygıyı artırır ve sporcunun küçük adımların değerini görmesini engeller.

  2. Belirsiz hedefler: “Daha iyi olmak istiyorum” gibi genel ifadeler motivasyon sağlamaz. Çünkü neyin daha iyi olduğu, hangi ölçütlerle değerlendirileceği belirsizdir. Hedefin net olmaması, sporcuyu sürekli bir arayışa sürükler.

  3. Başkalarının hedefleri: Ailelerin, antrenörlerin veya taraftarların dayattığı hedefler sporcunun içsel motivasyonunu zedeler. Bir çocuğun “babam istediği için milli takıma seçilmek zorundayım” düşüncesi, kendi isteğiyle belirlediği hedeften çok daha yıpratıcı olur.

SMART Tekniği ile Sağlıklı Hedefler

Spor psikolojisinde sağlıklı hedef belirlemenin en bilinen yöntemi SMART tekniğidir. Bu tekniğe göre hedefler:

  • Spesifik (Özgül): “Daha iyi olmak” yerine “her antrenmanda 10 şut fazla çalışmak.”

  • Measurable (Ölçülebilir): Sonucun sayısal ya da gözlemlenebilir olması.

  • Achievable (Ulaşılabilir): Sporcunun kapasitesine uygun olması.

  • Realistic (Gerçekçi): Hayal değil, makul bir seviyede olması.

  • Time-bound (Zamanlı): Belirli bir süreye bağlanması.

Bu sistem, özellikle genç sporcular için büyük kolaylık sağlar. Çünkü hedefi netleştirir, ölçülebilir hale getirir ve başarıya giden yolu küçük basamaklara böler.

Vaka Örnekleri

Bir futbolcu düşünelim. Henüz 15 yaşında ve en büyük hedefi A takıma yükselmek. Bu hedef kulağa güzel geliyor ama tek bir probleme dayanıyor: Bu hedefin gerçekleşme zamanı ve koşulları tamamen sporcunun kontrolü dışında. Antrenörün tercihleri, kulübün politikası, mevcut oyuncu kadrosu gibi değişkenler sonucu belirleyecek. Dolayısıyla çocuk, kendisi çok iyi çalışsa bile hedefe ulaşamayabilir. Bu da büyük bir hayal kırıklığı doğurur.

Buna karşılık başka bir basketbolcuya bakalım. Onun hedefi, “önümüzdeki üç ay boyunca üç sayılık atış yüzdemi %30’dan %35’e çıkarmak.” Bu hedef tamamen kendi çabasıyla gerçekleşebilir. Süre net, ölçüm kriteri belli, sonuç kontrol edilebilir. Böyle bir hedefe ulaştığında kendine olan güveni artar, bir sonraki basamak için motivasyonu yükselir.

Yolculuğun Değeri

Unutulmaması gereken nokta şudur: Hedef, bir son durak değil; yolculuğun rotasıdır. Sporculuk hayatı boyunca hedefler değişir, büyür, küçülür ya da yeniden şekillenir. Ancak yanlış hedefler, sporcunun motivasyonunu kırar, doğru hedefler ise adım adım ilerlemeyi sağlar. Başarısızlığın çoğu zaman teknik veya fiziksel eksiklikten değil, psikolojik olarak yanlış hedef seçiminden kaynaklandığını görmek gerekir.

Sonuç

Bugün birçok sporcu, kariyerinin belirli bir noktasında “neden olmadı?” sorusunu kendine soruyor. Cevap çoğu zaman yanlış yerde aranıyor. Oysa başarısızlıkların önemli bir kısmı, gerçekçi olmayan hedeflerden ve sürece değil sadece sonuca odaklanmaktan kaynaklanıyor. Doğru hedefler ise sadece başarıya değil, aynı zamanda sporcunun psikolojik dayanıklılığına, özgüvenine ve yaşam kalitesine de katkı sağlıyor.

Sporcular, antrenörler ve aileler için çıkarılacak ders açık: Hedefler, baskı unsuru değil yol gösterici olmalı. Sporcuya yük bindiren değil, önünü aydınlatan bir pusula görevi görmeli. Çünkü sporun asıl değeri yalnızca kazanmada değil, hedefe doğru ilerlerken gösterilen çaba, öğrenilen dersler ve edinilen tecrübelerde gizlidir.

Emre Yamak
Emre Yamak
Emre Yamak, spor psikolojisi ve pedagojisi alanında uzmanlaşmış bir eğitimci ve yazardır. 2015 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun olan Yamak, 2016 yılında Sportslab tarafından verilen Uygulamalı Spor Psikolojisi Sertifika Programı'nı tamamladı. 2017 yılında ise Türkiye Futbol Federasyonu'nun düzenlediği Sporda Psikolojik Performans Danışmanlığı Kursu'nu başarıyla bitirdi. Kariyeri boyunca Anadolu Efes, Arsenal Soccer Schools, PSG Academy gibi prestijli kulüplere profesyonel destek sağlayan Yamak, hem kulüplerle hem de bireysel olarak sporcularla çalışmaya devam etmektedir. Sporcuların zihinsel dayanıklılıklarını geliştirmek, hedef belirleme süreçlerini desteklemek ve sporcu ailelerini bilinçlendirmek amacıyla eğitimler ve danışmanlık hizmetleri sunmaktadır. Ayrıca Psychology Times Türkiye dergisinde köşe yazarlığı yapan Yamak, spor psikolojisi konusundaki bilgi ve deneyimlerini geniş kitlelerle paylaşmaktadır. Spor psikolojisi üzerine yaptığı akademik sunumlarla, sporcu ailelerinin bilinçlenmesine ve genç sporcuların sağlıklı gelişimine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Basketbol ve futbol gibi sporlara ilgi duyan Yamak, aynı zamanda müzik dinlemekten keyif almakta ve yaşamın her alanında pozitif bir bakış açısını benimsemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar