Bu ay takipçilerimin çokça üzerinde durmamı istediği konulardan biri üzerine yazmaya karar verdim. Toplum, ekonomi ve iş; bu kavramlar belki de çoğu kişi için bunaltıcı veya ulaşılamaz geliyor olabilir. Ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu krizler bu dönemde de ekonomik bunalımları beraberinde getirdi.
Para kazanalım tamam da, istediğimiz işi nasıl yapacağız? İstediğimiz işi yaparken de talep ettiğimiz yaşam kalitesine ulaşabilecek miyiz?
Kolay yolla para kazanmaya çalışmalarıyla eleştirilen yeni nesil, girişimcilik ve fırsatları değerlendirmede önceki nesillere göre epey başarılı çıktı.
Bu eleştiriler acaba arkasında “Bunu ben yapamadım, sen de yapama!” veya “E zaten herkes onu istiyor da, nasıl yapacağız?” sorularını mı doğuruyor?
Tamam, girişimcilik yapalım veya pek çok gencin yaptığı gibi lise veya üniversite gibi temel eğitimler olmadan iş kurup para kazanabiliriz elbette. Ancak bu işler yürümediğinde ortaya çıkan hayal kırıklıkları veya işler yürürken de bir tatminsizlik yaşanıyorsa ne yapmalı?
Kendimize Hitap Eden İşi Nasıl Bulacağız?
Hep eleştirilen bir diğer grup memurlar ya da sabit işler, yaratıcılığı barındırmayan tekdüze kurumsal işler. Hep istifa edilip bir Ege kasabasına yerleşme hayali…
Tüm bunlar gerçekten içimizden geçenler mi, yoksa dışarıdan etkilenmelerimizi az olsun kabul etmek yolumuzu açar mı, ne dersiniz?
Gelin, iş seçimimize ve toplumsal beklentileri karşılamaya; aynı zamanda da üretim gücümüzü kullanıp öz tatminimizi sağlamaya başka açıdan bakalım!
Kişiliğimiz, meslek seçimimizde ve toplumda kendimizi var etme biçimlerimizi etkilemektedir. Kişilik ile ilgili birçok görüşün, günümüzde beş faktör kişilik kuramı çerçevesinde bütünleştiğini söyleyebiliriz.
Paul Costa ve Robert McCrae tarafından 1985’te geliştirilmiş olan beş faktör kişilik modeli, evrensel ve eksiksiz kişilik özelliklerinin, hiyerarşik bir sınıflandırması şeklinde ifade edilir. McCrae ve Costa kişileri birbirinden ayıran beş temel kişilik özelliğini; dışa dönüklük, uyumluluk, sorumluluk (tedbirlilik, özen), nevrotizm (duygusal dengesizlik) ve gelişime açık olma olarak belirlemişlerdir.
Beş Faktör Kişilik Modeli Nedir?
Bu kişilik özelliklerini Antonioni, çift yönlü olarak;
-
Dışa dönüklük – İçe dönüklük,
-
Uyumluluk – Uyumsuzluk,
-
Sorumluluk – Sorumsuzluk,
-
Gelişime açıklık – Gelişime kapalılık ve
-
Duygusal dengesizlik – Duygusal tutarlılık
şeklinde sıralamakta…
-
Dışa dönüklük, bireylerin pozitif, sosyal, girişken, konuşkan, enerjik, neşeli, toplum içinde olmayı seven, aktif, insan odaklı, iyimser, eğlenmeyi seven, sevgi dolu bir yapıya sahip olmalarını ifade etmektedir (Stevens, 2001; 500; Costa vd., 1986; 641).
-
Uyumluluk, kişilerin açık sözlü, fedakâr, alçak gönüllü, esnek, ılımlı, yumuşak kalpli, iyi huylu, güvenilir, yardımsever, kibar, hoşgörülü, başkalarını seven, samimi, arkadaş canlısı gibi özelliklere sahip olmasıdır (Bono vd., 2002; 318; Somer vd., 2002; 23).
-
Sorumluluk, fertlerin ayrıntılara dikkat etmesiyle, güvenilir, kararlı, azimli, çalışkan, temkinli, titiz, tertipli, sistemli, dikkatli ve sorumluluğunun bilincinde olmasıyla ilişkilidir (Yürür, 2009; 27; Barrick ve Mount, 1991; 18).
-
Nevrotiklik, kaygılı, kendine güvenmeyen, kötümser, endişeli, yetersiz, çekingen, gergin ve duygusal olma gibi kişilik özelliklerini ifade etmektedir (Thoms ve diğ., 1996; 352).
Bu bireylerin nevrotik durumları (duygusal dengesizlikleri) yüksek olduklarında endişe, korku, suçluluk, üzüntü, öfke, utanç, nefret duyguları yaşayacaklar ve aynı zamanda stresle baş edebilme düzeyleri de yeterli düzeyde düşük olabiliyor.
-
Gelişime açıklık: Maceracı, zeki, düşünceli, meraklı, her şeyi öğrenmek isteyen, ilgi alanı geniş, orijinal, hayal gücü kuvvetli, yaratıcı, yenilikçi ve entelektüel olmakla ilişkili olduğundan bu faktörün özellikleri arasında analitik düşünen, bağımsız, açık fikirli olma ile değişikliği sevme ve geleneksel olmama da sayılabilir.
Kişilik Özellikleri ile İş Yaşamı Uyumu Mümkün mü?
Peki bu kişilik özelliklerine göre iş yaşamınızı birlikte nasıl düşünebiliriz?
Aslında her birimizin yetenekleri ve sahip olduğu bilgilerle yapabileceği iş potansiyeli farklıdır. Bizler yeteneklerimiz dışında hatta ilgisiz olan işlerde çalıştığımızda bazen başarısız olabiliriz. Başarılı olsak bile çok zorlanabiliriz çünkü her şeyi sıfırdan öğrenmemiz gerekir.
Ama eğer zaten yeteneklerimize veya temel düzeyde bildiğimiz her bir işlevsellik doğrultusunda işimiz de uyumlu olursa, zaten yeniden öğrenilmesi gereken şeyler oldukça az olacak; sadece geliştirilmesi için yaratıcılığımızı eklemek gerekecektir.
Kariyer ve Toplumsal Duruşumuz
Çokça bahsettiğimiz kariyer, aslında toplumsal hayattaki duruşumuzun ve ekonomik kimliğimizin büyük bir kısmını oluşturur.
Gelecek makalelerde ekonomik kimliğimiz üzerinde de detaylı bilgiler vermeye çalışacağım. Şimdi, kariyer noktasında kalacak olursak aslında kariyer dediğimiz şey; iş hayatımızdaki plan ve kurumlarda bireylerin beklentilerinin örgüt tarafından karşılanıp karşılanmaması gibi detayları kapsayan geniş bir konudur.
Sosyal ve ekonomik hayatımızın şekillenmesinde önemli bir faktördür. İş imkânlarının tespit edilip mesleklerin belirlenmesi ile yola çıkılmalıdır.
Kendinize Not Bırakın: Kim Hangi İşi Daha İyi Yapar?
Hadi gelin, bugün yukarıda bahsettiğimiz özelliklerle ilgili kendinize bir not yazın ve bu kişi hangi işleri daha iyi yapardı düşünün.
Ve bir de dönüp şu an yaptığınız meslekle karşılaştırın.
Bizler, meslek ve kariyer planlamalarınız gibi süreçlerde kendinizi daha iyi tanımanız ve kendiniz için en doğru kararları vermeniz için uzmanlar olarak buradayız.


