Bugünlerde sosyal medya akışınızda gezinirken "Majör depresyonda olduğunuzun 5 işareti" veya "Eğer bunları yapıyorsanız gizli depresyondasınız" gibi videolara denk gelmeme ihtimaliniz çok düşük. Psikolojik farkındalık yaratma amacıyla başlayan bu içerik dalgası, bugünlerde bambaşka bir boyuta evrildi: Kendi kendine teşhis koyma (self-diagnosis) salgını. "Şifayı kapmışım" esprisiyle başlayan, ancak derinlerde kaygı barındıran bu durum, dijital içeriklerin bireyler üzerindeki etkisini yeniden düşündürüyor.
Birçok defa konuştuğumuz ve merak edip araştırdığımız konularla daha sonra içerik olarak sosyal medyada karşılaşmışızdır. Modern algoritmalar bizi bizden daha iyi tanıyor. Bir kez depresyonla ilgili bir videoyu sonuna kadar izlediğinizde veya altına "Aynı ben" yazdığınızda, karşınıza benzer düzinelerce içerik düşmeye başlıyor.
Bu durum, psikolojideki "doğrulama yanlılığı" (confirmation bias) ile birleşince de tehlikeli bir hal alıyor. Kişi, yaşadığı sıradan halsizliği, belki dönemsel olan isteksizliği, izlediği içeriklerdeki ağır klinik semptomlarla eşleştirmeye başlıyor. Sonuç ise henüz bir uzmana gitmeden, kendine etiket yapıştırmış binlerce genç ve yetişkin.
Sosyal medyada psikolojik içerik üretenler ya kendi deneyimlerini paylaşıyor ya da genel geçer bilgileri "ilgi çekici" hale getirmek için dramatize ediyor. Ancak unutulan temel bir gerçek var: Klinik tanı, bir check-list üzerinden konulmaz. Çünkü bugün psikopatalojik bir tanının bağlamdan koparılarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını pek çoğumuz biliyoruz.
İşte sosyal medya içerikleri de çoğu zaman burada ayrışır. Sosyal medya videoları bağlamdan yoksundur. Bir uzmanın sizi dinlerken dikkat ettiği çocukluk travmaları, genetik yatkınlık veya fiziksel sağlık sorunları, 30 saniyelik bir videonun kapsamına sığmaz.
Ayrıca, İnsan olmanın bir parçası olan üzüntü, yas veya düşük motivasyon, bu içerikler aracılığıyla "tedavi edilmesi gereken bir hastalık" gibi düşünülüyor. Kısa videolar, birkaç cümlelik paylaşımlar ya da günlük davranışlar üzerinden insanlara psikolojik tanılar koymak. "Kesin narsist", "Bu tam DEHB belirtisi", "Toksik kişilik", "Borderline davranışı" gibi ifadeler artık günlük dilin bir parçası hâline geldi.
Oysa ruh sağlığı alanında tanı koymak, birkaç davranış gözlemine değil; kapsamlı klinik değerlendirmeye, görüşmelere ve bilimsel ölçütlere dayanır. Bu noktada tüketilen içerikler dikkatle seçilmelidir. Kendi kendinize bir teşhis koyup buna inanmak sadece basit bir yanılgı değildir, ciddi sonuçları olabilir: Yaşadığınız yorgunluk belki de depresyon değil, sadece bir vitamin eksikliği veya tiroid sorunudur.
Yanlış etikete odaklanmak, doğru tedaviyi de geciktirebilir. Bunun dışında "Ben hastayım" düşüncesine sıkı sıkıya tutunmak, gerçekten de psikolojik belirtilerin kötüleşmesine ve kişinin işlevselliğinin azalmasına neden olabilir. Eğer akışınız sadece bu tür içeriklerle dolmaya başladıysa, şu adımları atmak ruh sağlığınız için daha faydalı olabilir: İzlediğiniz içeriği hazırlayan kişi bir klinik psikolog mu yoksa sadece etkileşim içeriği olarak üretilmiş uzman olmayan kişilerce mi yapılmış?
Karşınıza çıkan ve sizi kaygıya sürükleyen içeriklere "İlgilenmiyorum" diyerek akışınızı temizlemekte faydalı olaraktır. Hayat kalitesinin gerçekten düştüğünün hissedildiği noktada bunun cevabının bir sosyal medya videosunda değil, profesyonel bir terapi odasında olduğunu da unutmamakta fayda var. Sosyal medya, farkındalık için iyi bir araç olabilir ancak bir tanı merkezi değildir.
Unutmamakta fayda var "şifayı kapmak" dijital bir teşhisle değil, profesyonel bir destek ve gerçek bir öz şefkat süreciyle mümkündür. Bilimsel bilgi, dikkat çekici içeriklerden daha yavaş yayılabilir fakat insanların ruh sağlığını koruyan da tam olarak bu bilimsel titizliktir.
Kaynakça
- Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders. (2022). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed., text rev.). American Psychiatric Association.
- ICD-11 for Mortality and Morbidity Statistics. (2022). International classification of diseases for mortality and morbidity statistics (11th Revision). World Health Organization.
- Klinik Psikoloji. (Ed.). (2021). Klinik psikoloji. Nobel Akademik Yayıncılık.
- Psikopatoloji. (2020). Psikopatoloji. Nobel Akademik Yayıncılık.


