Perşembe, Nisan 9, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Okuyan İnsan: İçeride Neler Oluyor?

Okumak diyince aklınıza neler geliyor? Güzel bir kitaba başlamak, yoldaki tabelaları okumak, sosyal medyada bir gönderi okumak, marketten alacağımız ürünün ismini okumak… Böyle sonsuza doğru örneklendirilebilir okuma eylemi. Peki, hayatımızda böyle büyük bir yer kaplayan okuma eylemi hakkında neler biliyoruz? Belki de pek az şey. O zaman gelin hep beraber okurken içeride neler olduğuna bir bakalım.

Beyinde Neler Oluyor?

Okumak insanlığın yaklaşık beş bin yıldır yaptığı bir eylem. Ne kadar uzun bir süreç gibi gözükse de beynimiz için oldukça yeni bir eylem. Bu sebeple beynimizde okumak için evrimleşmiş özel bir bölge yok. Peki, nasıl oluyor da insan bu karmaşık harflerden anlamlı bir bütün çıkartabiliyor?

Bu sorunun cevabı uzun bir süre bilim adamları tarafından araştırıldı. Bunun için özellikle disleksi bireylerin beyninlerini inceleyen çalışmalar yapıldı. (Disleksi, okuma ve yazma zorlukları ile karakterize bir nörogelişimsel bozukluktur.) Bu çalışmalar ışığında beynin sol oksipito temporal lobunun okuma ve yazma işlemlerinde oldukça aktif olduğu gözlemlendi. Ancak beyin sadece bununla da kalmıyordu. Oldukça karmaşık olan okuma eylemi birçok nöral bağlantıyı beraberinde getiriyordu. Beyin önce harfleri tanıyor sonrasında bu bilgileri kelimelerin anlamını, harflerin seslendirişini kodlayan çeşitli bölgelere iletiyordu. Aynı zamanda bu bilgiler beynin hafıza ve duygu merkezlerine gönderilerek içeri alınan bilginin önceki deneyimlerle bağlantı kurması sağlanıyordu. (Karaçay, 2011) Bunun sonucunda ise sadece bize özgü benzersiz bir deneyim ortaya çıkmış oluyordu.

Artılar Tablosu

Kimi zaman öğrenme yolculuğumuzda, kimi zaman kurgusal bir dünyaya geçişimizde bize anahtar olan kitaplar önümüze bambaşka dünyalar sererler. Öyle ki bizlere hiç düşünmediklerimizi düşündürür, tecrübe etmediklerimizi gösterirler. Bir başkasının gözlerinden o dünyayı izleme fırsatı buluruz. Ancak bu sadece zevk almak için yaptığımız bir eylem midir? Yoksa bize gerçekten faydası dokunan bir yönü de var mıdır?

Yapılan araştırmalar bize gösteriyor ki üstün zekalı ve yetenekli çocuklar kitap okumayı diğer çocuklara nazaran daha sık tercih ediyorlar. Erken yaşlardan itibaren okumaya teşvik edilmek ise bu eylemi destekliyor. (Reis ve Arkadaşları, 2004) Aynı zamanda sıklıkla kitap okuyan çocukların problem çözme becerilerinin kitap okumayan yaşıtlarından daha iyi bir düzeyde olduğu gözlemleniyor. Bu, hayatın ileri dönemlerinde zorluklarla başa çıkmakta destekleyici bir özellik oluşturuyor. Aynı zamanda gelişen kelime haznesi ve olayları başka bir pencereden görmek de uyum becerilerini geliştiriyor. Bu çocuklar sosyal çevrelerinde daha uyumlu davranabiliyorlar ve duyguları daha rahat tanıyabiliyorlar.

Okumanın sağladığı bir diğer özellik ise eleştirel düşünme. Bireylerin okuduğu sayfa sayısı artıkça eleştirel düşünme puanlarında artış gözlemleniyor. (Ogurlu, 2014) Bu da gelişimi destekleyerek bireylerin yaşamlarında daha bilinçli tercihler yapmalarını sağlıyor. Okumak çocuklarda ve yetişkinlerde olduğu kadar yaşlılar üzerinde de oldukça etkili. Beynin birçok bölümünü aktif tutan okuma yaşlılarda alzheimer için koruyucu bir kalkan görevi görüyor. Hafıza kayıplarını engellemeye destek olan okuma aynı zamanda bireyin yalnızlığına da eşlik ederek keyifli bir zaman geçirme olanağı sunuyor.

Kurgu & Kurgu Dışı

Kurgu okumanın vakit kaybı olduğunu söyleyenleri mutlaka duymuşsunuzdur. Roman okuyacağına git bir makale oku diyenler ya da kurgu okuduğunuz için bunu okumaktan saymayanlar… Sizce de kurgu okumak gerçekten zaman kaybı mı? Yapılan araştırmalar bu soruyu aydınlatır nitelikte.

Mar ve arkadaşları (2009) kurgu ve kurgu dışı kitap okuyan bireylerle yaptıkları araştırmada kurgu okumanın empati puanları ile anlamlı bir ilişki gösterdiğini bulmuşlardır. Bireyler için sosyal deneyim simülasyonu oluşturan kurgu okuma deneyimi, olayları başka gözlerden görerek sosyal bağlam içerisinde daha mantıklı çıkarımlar yapmalarını sağlamıştır. Aynı zamanda bireylerin ötekinin duygularını tanımasında da destekleyici bir rol oynamıştır. Üstün zekalı çocuklarda yapılan çalışmalarda ise okumak için çoğunlukla kurgu dışı eserlerin tercih edildiği gözlemlenmiş. Bu eserler tür olarak ayrıldığında bilim kurgu ve fantastik eserlerin zirveyi aldığı görülmüş. (Ogurlu, 2014) Bu bilgi belki de halk arasında söylenen “Lotr nerd” (Yüzüklerin Efendisi’ne büyük ilgi duyan kişi anlamında) ya da “Star Wars nerd” (Star Wars’a büyük ilgi duyan kişi anlamında) deyimlerine bilimsel bir ışık tutuyor. Çünkü burada vurgulanan şey görece çalışkan bireylerin fantastik/bilim kurgu eserlerden hoşlandıkları.

Bu bilgiler bize gösteriyor ki kurgu okumak sanılanın aksine bireyde belirli değişimler yaratıyor ve onun gelişimine katkı sağlıyor.

Sonuç

Sona doğru gelirken okumanın aslında anlamsız bir boş zaman etkinliğinden çok uzak, bireyi değiştiren bir eylem olduğunu görüyoruz. Günümüzde her ne kadar kitap okuma oranları düşüşte olsa da bunu tekrar toparlamak bizlerin elinde. Bize bu denli kıymetli bir anlam dünyası verebilecek çok az eyleme sahibiz. Ancak bunu doğru şekilde kullanmayı bilirsek büyük bir değişimi kucaklayabiliriz. Çünkü insan değişen ve dönüşen bir varlıktır. Okumakta kalın.

Kaynakça

  • Karaçay, B. (2011). Okuyan beyin. Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi, 526, 20-27.

  • Mar, R. A., Oatley, K., & Peterson, J. B. (2009). Exploring the link between reading fiction and empathy: Ruling out individual differences and examining outcomes.

  • Ogurlu, Ü. (2014). Üstün zekâlı ve yetenekli öğrencilerin okuma ilgisi, tutumu ve eleştirel okuma becerileri. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi, 15(02), 29-43.

  • Reis, S., Gubbins, E., Briggs, C., Schreiber, F., Richards, S., Jacobs, J., Eckert, R., & Renzulli, J. (2004). Reading instruction for talented readers: Case studies documenting few opportunities for continuous progress. Gifted Child Quarterly, 48(4), 315-338.

Ece açıkgöz
Ece açıkgöz
Ece Açıkgöz, psikoloji bölümünden yüksek onur öğrencisi olarak mezun olmuştur. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde stajını yapmış olup burada; grup terapilerine, çeşitli psikolojik testlerin uygulanmasına, hasta görüşmelerine katılarak aktif bir deneyim elde etmiştir. Ayrıca danışmanlık merkezlerinde staj yaparak gözlemlerine devam etmiştir. Bunun yanı sıra yazarlık yaparak öğrendiklerini herkes için ulaşılabilir kılmaya çabalamıştır. Psikolojinin herkes için öğretici ve keyifli olmasını önemsemiş bu sebeple dizi/film/kitap incelemelerine yer verip bu konuyu herkes için ilgi çekici hale getirmeyi amaçlamıştır. Bireylerin keşfetme yolculuklarına ışık tutabilmeyi önemli bir misyon olarak görmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar