Perşembe, Nisan 23, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Nedir Bu Özgüven?

“Özgüvenli ol!” “İnsanların düşüncesi değil, senin kendinle ilgili düşüncen önemli!” Bu çok doğru cümleleri hepimiz duyduk. Özgüvenli olmanın gerekliliği hem dışarıdan duyarak hem de çokça tecrübe ederek farkında olduğumuz bir gereklilik. Peki özgüven nedir? Nelerden etkilenir? Gelin beraber bakalım.

Alanyazında Özgüven

Literatürde özgüven farklı birçok bakış açısı ile tanımlanmıştır. Bandura’ya (1997) göre ise özgüven kavramı, bireyin kendisini değerli hissetmesine ilişkin yargısıdır. Humphreys’e (2000) göre özgüvenin iki merkezi boyutu vardır, bunlar ‘sevilebilir olma duygusu’ ve ‘yeterli olma duygusudur. Feltz (1988) ise özgüveni “genel bir özellik olmaktan daha çok bireyin belirli bir aktiviteyi başarılı biçimde yerine getireceğine yönelik inancı” şeklinde tanımlamıştır. Kaya ve Taştan (2020) benlik algısı, benlik saygısı ve özyeterlik algısının özgüven üzerine etkisine dikkat çekmiştir. Benlik, bireyin kendisini değerlendirme biçimidir ve bu değerlendirmenin olumlu ya da olumsuz olma durumu özgüveni etkileyebileceği belirtilmiştir. Benlik saygısı ise bireyin genel öz-değer duygusunu temsil ederken, özgüven bu değer duygusunun bireyin yeteneklerine ve gücüne olan inancına yansıyan yüzü olarak değerlendirilmiştir. Son olarak özyeterlik ve özgüven ilişkisinde özyeterlik bireyin “yapabilme” inancını temsil ederken, bu inanç bireyin kendine duyduğu genel saygı ve güvenin (özgüvenin) en önemli yapı taşlarından biri olarak ele alınmıştır.

Özgüveni Etkileyen İçsel ve Dışsal Faktörler

Özgüveni etkileyen faktörleri içsel ve dışsal olarak ele aldığımızda içsel faktörleri özgüveni doğrudan kişinin kendi zihinsel süreçlerinden, inançlarından ve duygusal yapısından etkileyen faktörler olarak değerlendirebiliriz.

Olumsuz Otomatik Düşünceler

Hayatımız süresinde zihnimizde oluşan bazı otomatik düşünceler özgüvenimizi derinden etkileyebilir. “Benden bir şey olmaz.” “Zaten yine sonunu getiremem.” gibi otomatik düşünceler yapabileceğimiz bazı işleri bile engelleyebilir.

Kendilik Algısı

Kendimize yapıştırdığımız doğru olmayan veya genelleştirilmiş bazı etiketler bizi geride tutabilir. Olduğumuz kişi ile ilgili “Kafam çalışmıyor.” “Sosyal olarak beceriksiz biriyim.” benzeri etiketlerin etkisi tahmin ettiğimizden daha büyük olabilir.

Düşük Öz-Şefkat

Kişinin kendisine karşı acımasız olması, yaptığı en küçük hata karşısında anlayışsız bir tutum sergilemesi kişinin kendine olan inancını derinden etkiler. Hata payı olmayan kişi yeni işe kalkışmaktan kaçınabilir, bu da uzun vadede yapabileceğine dair inancını köreltebilir.

Mükemmeliyetçilik

Bir önceki maddede değindiğimiz faktör ile bağlantılı bir faktör olan “mükemmeliyetçilik” faktörü her şeyin en iyisi olması gerektiğine, kusursuz olması gerektiğine yönelik inançtır. Bu inanç sebebiyle kişi hem en küçük hatasında kendine düşük öz-şefkat ile yaklaşabilir hem de mükemmel yapamayacağını düşündüğü işlere hiç kalkışmayabilir. Uzun vadede “Beceremiyorum.” inancı pekişebilir.

Kaygı

Kaygı duygusu normal seviyelerde hissedildiğinde kişiyi korumak için var olan bir sinyal olsa da aşırı hissedildiği durumlarda özgüveni olumsuz etkileyebilir. Özellikle sosyal kaygı sebebiyle sürekli olumsuz değerlendirildiğimize ilişkin düşünceler özgüvenimizi kötü etkileyebilir.

Kendini Sürekli Başkalarıyla Kıyaslama

Çevremizdeki kişilerin yolculuklarına dair sahip olduğumuz sınırlı bilgiyle o kişilerin ulaştığı sonuçlarla kendimizi değerlendirmek bizi yetersiz hissettirebilir.

Geçmiş Deneyimlerin İçselleştirilmesi

Herkesin dönem dönem başarısız olduğu, yapamadığı işler olabilir. Sınavdan geçememiş, o işi alamamış ve o kişi tarafından reddedilmiş olabiliriz. Ancak bu durumu tüm hayatımıza genelleyerek hep başımıza gelmesini beklemek özgüvenimizi olumsuz etkileyebilir.

Özgüveni etkileyebilen dışsal faktörler ise kişinin kendi içinden değil; çevresinden, yaşadığı deneyimlerden ve sosyal etkileşimlerden kaynaklanır.

Aile ve Yetiştirilme Tarzı

Sürekli eleştiren, kıyaslayan ebeveynler bireyin kendine doğru inançlarını oluşturduğu önemli dönemlerde bu inançları olumsuz ve acımasız bir şekilde oluşturmasına sebep olabilir. Bu dönemde yetersiz sevgi, ilgi ve duygusal destek çocuğun kendine dair olumsuz inançlar geliştirmesine etki edebilir. Aşırı kontrolcü ve koruyucu tutum ise çocuğun kendine yetebileceği inancını içselleştirmesine yol açabilir.

Sosyal Çevre ve İlişkiler

Zorbalık, dışlanma, reddedilme gibi tecrübeler hayatın herhangi bir döneminde kişinin kendine inancını olumsuz etkilemekle beraber erken dönemde maruz kalındığında kendine dair yanlış inançlar oluşturulmasına sebep olabilir.

Sosyal Medya

Sosyal medyanın hayatımızda aktif rol almasıyla beraber kendimizi insanların başarılarına maruz kaldığımız ancak çabalarını görmediğimiz bir gerçeklikte bulduk. Yapamadığımız binlerce aktivitenin, olamadığımız kişilerin arasında kaydırırken yetersizlik havuzunda boğuluyoruz.

Toplumsal Normlar ve Kültürel Baskılar

Toplumsal normlar belli etnik gruplara, cinsiyetlere roller biçer ve rol dışındakileri yapamayacağını söyler. Bu normlar içerisinde büyüyen bireyler bu sınırları içselleştirebilir ve bu rol dışına çıkmakta zorlanabilir.

Travmatik Deneyimler

İstismar (duygusal, fiziksel, cinsel), ihmal büyük kayıplar veya ani değişimler kişinin kendilik algısını derinden etkileyebilir.

Arzu Şahin
Arzu Şahin
Arzu Şahin, yeni mezun bir psikolog olarak psikoterapi ve akademik çalışmalar alanında kendini geliştirmeyi hedeflemektedir. Lisans eğitimini psikoloji üzerine tamamlayan Şahin, özellikle çocuk psikolojisi alanında çalışmayı amaçlamakta; Sosyal Beceri Çocuk Eğitimi (SOBECE) ve Attentioner gibi çocuk merkezli eğitimleri almıştır. İlerleyen süreçte, Çocuklarda Travma Psikolojisi üzerine uzmanlaşmak istemektedir. Uluslararası Pozitif Psikoloji Kongresi’nde bildiri yayımlayan Şahin, aynı zamanda çeşitli dergi ve dijital mecralarda psikoloji ve farklı konularda yazılar kaleme almaktadır. Psikoloji alanında kendini geliştirirken bu birikimini insanlara yardım etmek için kullanmayı hedefleyen yazar, hayatın içinden gelen düşünceleri psikolojik bakış açısıyla yorumlayarak yazmaya devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar