Pazartesi, Temmuz 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Eski Hataları Tekrar Yapmak, İyileşmediğin Anlamına Gelmez

“Kendimle artık daha çok temas halindeyim. Sanki yeniden doğmuş gibiyim… Ama bazen yine aynı hataları yapıyorum.”

Bu cümleyi birçok danışandan duyarız. Hatta çoğu zaman kişi, tam da kendini daha iyi hissetmeye başladığı dönemde eski bir davranışı tekrar gösterdiğinde büyük bir hayal kırıklığı yaşar. “Demek ki hiçbir ilerleme kaydedemedim.” ya da “Her şey başa döndü.” diye düşünür.

Oysa psikoloji bize bunun çoğu zaman doğru olmadığını söyler.

Çünkü kimlik değişimi ile davranış değişimi aynı hızda gerçekleşmez.

İnsan önce iç dünyasında dönüşmeye başlar. Kendini daha iyi tanımaya, ihtiyaçlarını fark etmeye, sınır koymaya, duygularını anlamlandırmaya başlar. Ancak beynin yıllarca tekrar ettiği davranış kalıpları aynı hızla değişmez. Eski yollar, eski refleksler ve eski savunmalar zaman zaman yeniden devreye girebilir.

Bu oldukça normaldir.

Beynimiz enerji tasarrufu yapmayı seven bir organdır. Tekrarlanan davranışlar zamanla sinir ağlarında güçlü bağlantılar oluşturur. Bu nedenle stres, korku, yorgunluk, yalnızlık ya da yoğun duygular yaşandığında beyin çoğu zaman yeni öğrendiği yolu değil, yıllardır kullandığı eski yolu seçme eğilimindedir.

Çünkü o yolu tanır.

Bu durum, iyileşmenin kaybolduğu anlamına gelmez.

Tam tersine, değişim sürecinin doğal bir parçasıdır.

Nörobilim araştırmaları, yeni davranışların kalıcı hâle gelebilmesi için tekrar, farkındalık ve zaman gerektiğini göstermektedir. Beyindeki yeni sinir ağları güçlendikçe eski alışkanlıkların etkisi azalır. Bu nedenle davranış değişimi çoğu zaman doğrusal ilerlemez; inişleri ve çıkışları olan bir süreçtir.

Bir başka önemli nokta da şudur:

Eskiden aynı davranışı yaptığınızda belki haftalarca bunun farkına bile varmazdınız.

Bugün ise birkaç dakika, birkaç saat ya da aynı gün içinde “Ben yine eski döngüme girdim.” diyebiliyorsunuz.

İşte gerçek değişim çoğu zaman burada başlar.

Çünkü farkındalık, değişimin ilk basamağıdır.

Davranışın tamamen ortadan kalkmasından önce, kişi onu daha erken fark etmeye başlar. Sonra daha kısa süre içinde ondan çıkabilir. Ardından aynı davranışı daha seyrek göstermeye başlar. Zamanla da eski döngüler gücünü kaybetmeye başlar.

Yani gelişim, “Bir daha asla yapmamak” değildir.

Gelişim;

  • Aynı hatayı daha erken fark edebilmektir.
  • Kendini daha az suçlamaktır.
  • Eski döngüde daha kısa süre kalmaktır.
  • Kendine daha şefkatli yaklaşabilmektir.
  • Ve yeniden kendi merkezine dönebilmektir.

Travma çalışmaları da bize önemli bir gerçeği hatırlatır: İnsanlar çoğu zaman bilinçsizce tanıdık olanı tekrar ederler. Çünkü sinir sistemi için tanıdık olan her zaman güvenli olmasa bile öngörülebilirdir. Bu yüzden çocuklukta öğrenilen ilişki biçimleri, kendini eleştirme şekilleri ya da duygularla baş etme yöntemleri yıllar sonra bile otomatik olarak ortaya çıkabilir.

Bu, kişinin başarısız olduğu anlamına gelmez.

Sadece sinir sisteminin eski bir alışkanlığı devreye soktuğunu gösterir.

Asıl iyileşme ise tam o anda başlar.

Çünkü artık eski davranışın içinde kaybolmak yerine onu gözlemleyebilirsiniz.

“Şu an korktuğum için böyle davranıyorum.”

“Şu an eski savunmam devreye girdi.”

“Şu an çocukluğumdan tanıdığım bir his beni yönetmeye çalışıyor.”

diyebildiğiniz anda, davranış ile kimliğiniz arasına küçük ama çok güçlü bir mesafe koymuş olursunuz.

Ve işte özgürlük tam da bu mesafede başlar.

Psikolog Carl Rogers’ın söylediği gibi: “İlginç paradoks şudur ki; kendimi olduğum gibi kabul ettiğimde değişmeye başlarım.”

Kendini acımasızca yargılamak değişimi hızlandırmaz.

Tam tersine, utanç ve suçluluk beynin tehdit sistemini aktive eder; kişi yeniden eski savunmalarına döner.

Oysa öz-şefkat, güven duygusunu artırır. Güvende hisseden bir sinir sistemi ise yeni davranışları öğrenmeye çok daha açıktır.

Bu yüzden iyileşmek, kusursuz olmak değildir.

Hiç hata yapmamak değildir.

Hiç tetiklenmemek değildir.

İyileşmek; hata yaptığında bunu fark edebilmek, kendini yargılamak yerine anlayabilmek ve yeniden kendi değerlerine uygun bir yön seçebilmektir.

Belki eskisi gibi düşersin…

Ama artık aynı yerde kalmazsın.

Belki eski alışkanlık kapını yine çalar…

Ama artık onu ev sahibi sanmazsın.

Çünkü gerçek değişim, hiç düşmemek değil; her düştüğünde kendine daha hızlı ve daha şefkatle dönebilmektir.

Ve belki de iyileşmenin en güvenilir işareti budur:

Eskiden seni yöneten davranışlar artık seni tanımlamaz.

Çünkü sen, onlardan çok daha fazlasısın.

Seyran kaya
Seyran kaya
Uzman Psikolog Seyran Kaya 2010 yılında A.Üniversitesi Psikoloji (İngilizce) lisans ve programından mezun oldum. -F.Üniversitesi Aile Danışmanlığı , -Makü Universitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik programı, -Sağlık Bakanlığı Psikolojinin Tıbbi Uzmanligi Yetkisi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar