Cumartesi, Nisan 18, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Dijital Ekran Kullanımının Okul Öncesi Dönem Çocuklarında Sosyal-Duygusal Gelişime Etkisi

Giriş

Teknolojik gelişmelerin hız kazanmasıyla birlikte dijital cihazlar gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Televizyon, tablet, akıllı telefon ve bilgisayar gibi araçlar artık yalnızca yetişkinlerin değil, çocukların da yoğun biçimde kullandığı araçlar arasında yer almaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu verileri, çocuklarda internet kullanım oranlarının her geçen yıl arttığını göstermekte; bu durum dijital ekranlarla tanışma yaşının giderek daha erken dönemlere indiğine işaret etmektedir.

Okul öncesi dönem, çocuğun gelişiminin en hızlı ve en hassas olduğu evrelerden biridir. Bu süreçte çocuklar çevreleriyle etkileşim kurarak sosyal beceriler geliştirir, duygularını tanımayı ve ifade etmeyi öğrenir. Aynı zamanda kişilik gelişiminin temelleri de bu dönemde atılmaktadır. Bu nedenle erken çocukluk döneminde karşılaşılan deneyimler, bireyin ileriki yaşamındaki sosyal uyumunu, akademik başarısını ve psikolojik sağlamlığını doğrudan etkilemektedir. Bu bağlamda, giderek yaygınlaşan dijital ekran kullanımının çocukların sosyal-duygusal gelişimi üzerindeki etkilerinin incelenmesi önemli bir gereklilik haline gelmiştir.

Sosyal-Duygusal Gelişim ve Önemi

Sosyal-duygusal gelişim; bireyin kendi duygularını fark edebilmesi, uygun biçimde ifade edebilmesi, başkalarının duygularını anlayabilmesi ve sosyal ilişkiler kurabilmesi gibi becerileri kapsamaktadır. Bu beceriler erken çocukluk döneminde gelişmeye başlamakta ve bireyin yaşamı boyunca şekillenmeye devam etmektedir.

Bu dönemde kazanılan sosyal beceriler; iş birliği yapma, sıra bekleme, empati kurma ve duyguları düzenleme gibi temel yetkinlikleri içermektedir. Bu becerilerin sağlıklı biçimde gelişmesi, çocukların akran ilişkilerinde daha uyumlu olmalarını ve karşılaştıkları sorunlarla daha etkili başa çıkmalarını sağlamaktadır. Aynı zamanda duygusal düzenleme becerisi, çocuğun stresle başa çıkabilmesi ve olumsuz duygularını kontrol edebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla sosyal-duygusal gelişimi destekleyen ya da olumsuz etkileyen faktörlerin erken dönemde belirlenmesi gerekmektedir.

Dijital Ekran Kullanımının Sosyal-Duygusal Gelişime Etkileri

Dijital ekran kullanımının çocukların gelişimi üzerindeki etkileri son yıllarda yoğun biçimde araştırılmaktadır. Mevcut çalışmalar, özellikle kontrolsüz ve uzun süreli ekran maruziyetinin çocukların sosyal-duygusal gelişimini olumsuz yönde etkileyebileceğini göstermektedir. Ekran karşısında geçirilen sürenin artması, çocukların yüz yüze etkileşim fırsatlarını azaltmakta; bu durum da sosyal becerilerin gelişimini sınırlayabilmektedir.

Araştırma bulguları, problemli medya kullanımı ile sosyal beceriler arasında olumsuz bir ilişki bulunduğunu ortaya koymaktadır. Ekran süresinin artmasıyla birlikte çocukların iş birliği yapma, öz kontrol sağlama ve kendini ifade etme becerilerinde gerilemeler gözlemlenebilmektedir. Bunun yanı sıra, yoğun ekran kullanımı dikkat sorunları, uyku düzensizlikleri ve duygusal dalgalanmalarla da ilişkilendirilmektedir.

Dijital içeriklerin niteliği de bu süreçte önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle hızlı uyarana sahip veya şiddet içerikli içerikler, çocukların dikkat sürelerini olumsuz etkileyebilmekte ve saldırgan davranış eğilimlerini artırabilmektedir. Ayrıca pasif ekran kullanımı, çocukların empati kurma becerilerini zayıflatabilmekte ve akran ilişkileri konusunda güçlükler yaşamalarına neden olabilmektedir.

Bununla birlikte, dijital ekranların tümüyle olumsuz olduğu söylenemez. Kontrollü, sınırlı ve ebeveyn rehberliğinde gerçekleştirilen ekran kullanımı, özellikle eğitici içerikler söz konusu olduğunda çocukların bilişsel gelişimini destekleyebilmektedir. Bu noktada belirleyici olan, ekran kullanımının süresi, içeriği ve kullanım biçimidir.

Ebeveyn Tutumları ve Medya Yönetiminin Rolü

Çocukların dijital ekran kullanım alışkanlıklarını şekillendiren en önemli etkenlerden biri ebeveynlerin tutumlarıdır. Ebeveynlerin teknolojiye yönelik farkındalık düzeyi ve çocuklarına sundukları rehberlik, ekran kullanımının niteliğini doğrudan etkilemektedir. Araştırmalar, ebeveyn özelliklerinin çocukların medya kullanım biçimleri üzerinde belirleyici olduğunu göstermektedir.

Ekran kullanımına yönelik sınırların belirlenmesi, yaşa uygun içeriklerin tercih edilmesi ve çocuklara alternatif etkinliklerin sunulması, daha sağlıklı alışkanlıkların gelişmesine katkı sağlamaktadır. Bunun yanı sıra yemek ve uyku saatlerinde ekran kullanımından kaçınılması ve teknolojik cihazların çocukların yaşam alanlarında sınırsız biçimde yer almaması da önemli düzenlemeler arasında yer almaktadır.

Öte yandan ebeveynlerin yalnızca sınır koyan bir rol üstlenmesi yeterli değildir. Çocuklar, ebeveynlerini gözlemleyerek öğrenirler. Bu nedenle ebeveynlerin kendi teknoloji kullanım alışkanlıkları da çocuklar üzerinde etkili olmaktadır. Dengeli ve bilinçli teknoloji kullanımı, çocuklara sağlıklı bir model sunmaktadır.

Sonuç ve Öneriler

Sonuç olarak, dijital ekran kullanımının okul öncesi dönem çocuklarının sosyal-duygusal gelişimi üzerinde önemli etkileri olduğu görülmektedir. Özellikle kontrolsüz ve yoğun ekran maruziyeti; sosyal becerilerin gelişimini, duygusal düzenleme kapasitesini ve akran ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilemektedir. Bu durumun, gelişimin en kritik evrelerinden biri olan erken çocukluk döneminde ortaya çıkması, konunun önemini daha da artırmaktadır.

Ancak dijital teknolojiyi tamamen dışlamak yerine, onu bilinçli ve dengeli bir şekilde yönetmek daha gerçekçi bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Ebeveynlerin rehberliği, uygun içerik seçimi ve süre sınırlamaları, çocukların sağlıklı gelişimini destekleyici bir çerçeve sunmaktadır. Bunun yanı sıra çocukların oyun, sosyal etkileşim ve fiziksel aktivite gibi gelişimsel ihtiyaçlarının ön planda tutulması gerekmektedir.

Sonuç olarak, çocukların gelişiminde belirleyici olan unsur teknolojinin varlığı değil; onun nasıl ve ne ölçüde kullanıldığıdır. Bu nedenle dijital ekranların çocuk yaşamındaki yeri, kontrollü ve bilinçli bir denge çerçevesinde ele alınmalıdır.

Kaynakça

  • Bakırcı, B., & Çetingöz, D. (2025). Okul öncesi dönem çocuklarının dijital medya ekranını problemli kullanımları ve sosyal becerilerinin incelenmesi. Yaşadıkça Eğitim, 39(1), 162–177.

  • Gülay, H., & Akman, B. (2009). Okul öncesi dönemde sosyal beceriler. Pegem Akademi Yayınları.

  • Kanter, A. (2020). Dijital bağımlılığın okul öncesi dönemdeki çocuklarda problem davranışlarına etkisi. Researcher: Social Science Studies, 8(2), 207–221.

  • Levine, L. E., Waite, B. M., Bowman, L. L., & Kachinsky, K. (2019). Mobile media use by infants and toddlers. Computers in Human Behavior, 94, 92–99.

  • Mustafaoğlu, R., & Yasacı, Z. (2018). Dijital oyun oynamanın çocukların ruhsal ve fiziksel sağlığı üzerine olumsuz etkileri. Bağımlılık Dergisi, 19(3), 51–58.

  • Pagani, L. S., Fitzpatrick, C., Barnett, T. A., & Dubow, E. (2010). Prospective associations between early childhood television exposure and academic, psychosocial, and physical well-being by middle childhood. Archives of Pediatrics & Adolescent Medicine, 164(5), 425–431.

  • Türkiye İstatistik Kurumu. (2022). Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması.

Melis Karataş
Melis Karataş
Melis Karataş, Ufuk Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik 3. sınıf öğrencisidir. Çocuk psikolojisi ve oyun terapisi alanlarına ilgi duymakta, Ankara Maki Çocuk Kliniği’nde oyun terapisi eğitimi almıştır. Ankara BK Psikoloji Kliniği’nde staj yapmaktadır. Ayrıca TEGV’de gönüllü olarak psikolojik içerik üretimi ve saha çalışmaları yürütmektedir. Şema terapi ve özşefkat üzerine eğitimler alarak mesleki gelişimini sürdürmekte; psikolojik dayanıklılık ve çocuklarla etkili iletişim konularında çalışmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar