Cumartesi, Şubat 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Değişim Fikri Nasıl Hissettiriyor?

Değişmek; kaçınılmaz olmakla beraber bazılarımızın oldukça direndiği bir eylem olabilir. Değişim, bir grup açısından iyi, hoş olmayan, söylenilen veya yapılan eylemin arkasında durulmayan bir hâl olarak algılanırken; başka bir taraftan konfor alanından çıkabilmek, gelişim hâli olarak algılanabilmektedir. Gerçek şudur ki; değişim, farkındalık sahibi bir insanın kendine verdiği değer ve gelişim çabasının göstergesidir.

Değişim önce merakla başlar; kendine dair olan merak çok kıymetlidir. Kendine zarar veren durumları belirlemek, bununla ilgili okumalar yapmak, terapiye başlamak ve bu durumun nasıl evrilmesini istediğini netleştirmek süreç için çok verimli olacaktır. Değişim, kolay bir süreç değildir; fakat istemediğimiz davranışlarımızı, kendimizde memnun olmadığımız durumları değiştirebiliriz.

Mizaç dediğimiz doğuştan gelen özelliklerden ziyade zamanla öğrendiğimiz, işimize yaramayan hatta bazen bize zarar veren davranışları değiştirmek mümkündür. Değişebilmenin; edindiğimiz sağlıksız baş etme yollarını ve bunun yaşam zorluklarını hafifleten bir işlevi vardır.

Örneğin; küsme davranışın varsa ve her zorlandığın iletişim anında küsüp bağlantıyı kesme odaklı bir yapıdaysan, bakış açını değiştirebilir; orada sorunu konuşabilir, iletişim kurmayı seçmeye başlayabilirsin. Bu bir değişimdir ve artık işlevsel olarak hayat içerisinde işe yarar sağlıklı iletişim yolunu seçmiş olursun.

Değişim Her Zaman Gelişim midir?

Değişime olan inanç aslında özünde umut içermekle beraber, insanın işlevsel olmayan sonradan öğrenmiş olduğu, yetişkin hayatında kendisine zarar veren özelliklerin özüne dönmesini, yani daha işlevsel bir hâle gelmesini sağlayabilir.

Bazen de değişimi kendin için değil, ilişkine zarar verdiğini düşündüğün kişiler için de göstermen gerekebilir. Bu kendinden çok fazla verme hâli ya da başka biri için yaşamak gibi bir yerden algılanmak durumunda değildir.

Senin de farkında olduğun, aslında sana da bireysel olarak zarar veren bir duygu hâlin, düşüncen, dolayısıyla da davranışın olabilir. Belki sen bununla yaşamaya alışkınsındır ve senin için bir şekilde hayatın akışı budur; fakat bu duygu ve davranışının sonucu olarak etrafında değer verdiğin insanlara, kendine dolayısıyla da ilişkiye dair zarar verici durumlar yaşayabilirsin.

Bu noktada sen mevcut hâlinle yaşamayı sürdürebilsen de etrafında değer verdiğin insanlara kulak verebilmek de kıymetlidir.

Ben böyleyim, bu değişmez” gibi söylemlerde bulunmak, duvar örmek, esnekliğe kapalı olmak insanı daha fazla sıkışmış duygulara hapsedebilir.

İnsan değişir mi?” sorusuna “hayır insan değişmez, değişmemeli” gibi uç ve sert söylemler mutsuzluk kaynağı olabilir. Esnek olabilmek, duygusal bağlamda insana iyi gelen bir mekanizmadır.

İlk adım olarak kendinde neyi değiştirmek istediğine emin olmakla ya da değer verdiğin insanların sende neyden rahatsız olduğunu belirlemekle başlayabilirsin. Bu durum senin de mantığına uyuyorsa, hedefin ve neyi değiştirmek istediğin artık belirlenmiştir ve değişmek için büyük bir adım atmışsındır.

Değişim Aşamaları Nasıl Gerçekleşir?

Prochaska ve DiClemente’nin Aşamalı Değişim Modeli’nde ilk aşama olarak henüz hazır olmama hâli ile beraber birey, hayatındaki mevcut durumun bir sorun olduğunu fark etmemekte, yani bir nevi inkâr sürecindedir.

Kişi kendi iç sesinde “Benim problemim yok, bu çok normal bir durum, herkes böyle yapıyor.” gibi bir döngü içindedir. Değişim için yeterli motivasyon yoktur ve ruh sağlığının vazgeçilmez olan duygu–düşünce–davranış üçlüsü arasındaki bağlantı zayıftır.

İkinci aşamada düşünme ve farkındalık artmaktadır. Birey artık iç dünyasında “Böyle olmamalı, bir şeyler ters gidiyor.” sesini daha çok duymaya başlar. Ambivalans hâkimdir; yani iki duygu aynı anda mevcuttur. Birey hem değişim ister hem de değişimden kaçınma hâlindedir. Bu aşama bazen aylar, yıllar kadar uzun sürebilir.

Terapi içerisinde de hem değişim isteyen hem de değişimden kaçınan hallere alan açılıp iki durumda da yaşanan duyguların açığa çıkması önemli bir noktadır.

Üçüncü aşama hazırlık aşamasıdır; artık kişinin “Değişmek istiyorum.” dediği ve bunun için küçük adımlar belirlemeye çalıştığı noktadır. Bireyin iç sesinde artık:
“Bunu denesem nasıl olur acaba?”,
“Sanırım yavaş yavaş başlayabilirim.”
gibi sesler hâkim olur.

Dördüncü aşamada birey artık uygulama evresine geçmektedir. Bu nokta biraz sancılı olabilir. Birey bir şeyleri yapabildiğini ama zorlandığını ifade etmeye başlayabilir. Duyguların arttığı bu aşama aslında iyileşmenin bir işareti olarak görülebilir.

Gerilemelerin olduğu noktada psikolojik dayanıklılık ve terapötik süreç çok önemlidir.

Beşinci aşama olarak yeni edinilen davranış artık yaşamın doğal bir parçası olmuştur. Birey zorlandığı anları ifade ederken geri dönmek istemediğinin de farkındadır. Birey artık:
“Arada zorlanıyorum ama bu şekilde yaşamak daha iyi geliyor.”
iç sesine sahiptir.

Altıncı aşama ise bir ihtimal olarak geri dönüşün yaşanmasıdır. Bu da sürecin doğal bir parçasıdır. Bu geri dönüş hâli bir başarısızlık değil; kendini daha iyi anlamak, nelerin seni zorladığını daha iyi tespit edebilmek, içgörüyü geliştirmek adına bir fırsattır.

Kaynak:

https://www-ncbi-nlm-nih-gov.translate.goog/books/NBK556005/?_x_tr_sl=en&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr&_x_tr_pto=tc

Yeşim Canver Arıman
Yeşim Canver Arıman
Yeşim Canver Arıman, Maltepe Üniversitesi Psikoloji Lisans eğitimini Yüksek Onur derecesi ile tamamlamıştır. Bu süreçte İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde staj yapmıştır. Ardından Üsküdar Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını tamamlamıştır. Bitirme projesini “Bebeklik Dönemi Bağlanma Stillerinin Ergenlik ve Yetişkinlik Dönemi İlişkilerine Yansıması” konusunda yürütmüştür. Terapi seanslarında Bilişsel Davranışçı Terapi Ekolü ile ilerlemektedir. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. Yetişkin odaklı; Boşanma, Öfke Problemleri, Romantik İlişkiler, Bağlanma Stilleri, Duygusal mesafe konuları üzerine yazılar yazmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar