Bilinenin aksine bazı şeyleri söylemenin kibar yolu yoktur. Tahmin edersiniz ki insanlar belirli bir yaştan sonra söylediklerinden sorumludurlar. Bir yazıda böyle bir cümlenin olması gülünç gelebilir. Bunun zaten herkes tarafından bilindiğini düşünebilirsiniz. Ancak bazı insanların birbirleriyle kurduğu iletişim şekillerine, kurdukları cümlelere baktığınızda söylediklerinin sorumluluğunu almanın onlar için çok uzak bir dil olduğunu gözlemleyebilirsiniz.
Onlar sadece kendi sıkıntılarını yüceltmekle meşgul olup, kendileri dışında kalan insanların da acı çekebileceğini görme yetisinden yoksun insanlardır. Başka bir insan mı? Başka? Benim dışında yani? Sis bulutunun içinde mi yaşarmış, hayat bir sarmaşık gibi onu kendine mi dolamış, kime ne? Öncelik zorbada. Onun sözlerini dinlemenin vakti şimdi. Kim bilir, belki de kibar ve zorba yetişkinlerin kibarca anlatılmasının bir yolu yoktur.
Baskı Kültürü ve Yetişkin Zorbalığı
İçinde yaşadığımız kültür bizlerle evrilir. Baskı kültürü için de bu geçerlidir. Yıllar içerisinde bir insana sorulabilecek, söylenebilecek şeyler ile sorulamayacak, söylenemeyecek şeyler arasındaki sınır kalkmış ve baskı kültürü bunu çok normal hâle getirmiş olabilir. Kibar zorbalar, bunu doğrudan alırlar.
Şunu unutmamak gerekir: İçinde yaşadığımız kültür bizlerle evriliyor olabilir ancak bizler doğrudan baskı kültürünün ürünleri olmak zorunda değiliz. Yaşamak, hayatın son noktasına varmadan kendi kimliğini oluşturabilmektir.
Zorba yetişkinler birer kopyadır. Bir fotokopi makinesi – baskı kültürü – ondan hiç istemediğimiz kadar kopyalayıp onları aramıza bırakmış gibidir. Zorbalık, psikolojik şiddetin eyleme geçmiş hâlidir.
Başarı ve Statü Üzerinden Kurulan Zorbalık
Çok uzun yıllardır kamu, personellerini seçmek için sınav yapmaktadır. İlk sınav ile şu cümlenin eş zamanlı olarak ortaya çıktığını tahmin ediyorum: Atanamadın mı?
Bu cümlenin anatomisinde, soran kişinin genellikle küçümseyici tavırları yer alır. Ne hikmetse bunu en çok soranlar, bu yollardan geçmemiş olanlardır. Zorbalığa maruz kalan insanların bilmesi gereken en önemli şeylerden biri şudur: Söylenilen ifadeler, söyleyenin ruh hâlini ve sorunlarını yansıtmaktadır.
Yetişkin olamamış kişiler, elde edemediklerinin bunalımını karşısındaki bireye yansıttığında zorba olmaktadır. İnsanların emeklerini yok saymanın kibarcası yoktur.
Özel Hayat Üzerindeki Görünmez Sınırlar
Evli misin? Neden evlenmedin? Hayatında kimse yok mu? Evliysen çocuk ne zaman? Bir çocuğun var ise ikinci ne zaman? Erkek çocuğun yok mu? Denemeye devam et. Çok mu çocuğun var, neden?
Ne kadar çok kullanılan cümleler değil mi? İnsanlar arasında görünmeyen Sınırlar vardır. Bu sınırlar görünmüyor diye o sınırı görmezden gelemeyiz. İnsanların ruh dünyasını bodoslama ifadelerle meşgul etme yetkisi sonsuz değildir.
Sınırlarını bilmek ne zor mesele zorba için. Kendin yoksunsun diye bedelini başkalarına ödetmek, kalp kırıklıkları yaşatarak var olmak, hayatı sürdürmenin en ilkel yolu.
Beden Algısı ve Günlük Zorbalık
Çok zayıfsın, neden bu kadar zayıfsın? Kilo mu aldın sen? X diyetini denemelisin, kilolu olmak hiç iyi bir şey değil. Hamilelik kilolarını veremedin mi, yaşından büyük duruyorsun? Sabahları şunu ye, akşamları bunu ye…
İnsanların sınırlı ömürlerini başkalarının kilosunu takip ederek yaşaması uzaktan nasıl görünüyor? Maalesef zorba, kendine uzaktan bakamayandır.
Güzellik Algısı ve Sanal Zorbalık
Özellikle günümüz güzellik algıları, insanları ihtiyacı olmadığı hâlde kendine zarar verecek cerrahi işlemlere kadar götürmektedir. Sanal zorbalık, normallerin değişmesine ve insanların belirli kalıplarda kabulüne yol açmaktadır.
Burnun eğri mi senin? Kalçaların dümdüz. Kirpiklerin çok seyrek. X ünlüsü çok güzel, keşke biz de onun gibi olsak. Dudakların daha dolgun olsa güzel kızsın aslında…
Güzelliğe dair estetik kaygıların kadınlarda daha çok yoğunlaştığını görüyoruz. Kişiler bunu tercih edebildiği gibi zorbalığa maruz kalanların sayısı da azımsanmayacak kadar çoktur. Ek olarak tüm bunlar gösteriyor ki erkek egemen toplumlarda kadının “eksik” olarak görülmesi devam ediyor.
Kadınların hemcinslerine zorbalık yaptığı dünya, “yetersiz kadın” fikrini desteklemeyi kendinde hak olarak görüyor.
Sonuç: Zorbalıkla Başa Çıkmak
Yukarıdaki örneklerden de görüleceği üzere yetişkinler en çok statüleri, sınav başarıları, fiziksel özellikleri, evli ya da bekar olma, çocuk sahibi olma gibi konularda psikolojik şiddete uğramaktadırlar.
Masum görünen cümleler toplumu şekillendirmektedir. Kibarca kurulan her cümle nezaket göstergesi değildir. Zorbalık yapanlar, kendinde eksik gördüğü yanları ile başkalarına zorbalık yaparak baş etmektedir. Sorun şudur ki bu baş etme yöntemi gerçek ve sağlıklı bir yöntem değildir.
Bu durum, zorbalık yapanların sorunlarının katlanarak artacağını göstermektedir. Zorbalığa uğrayanlar daha çok psikolojik destek alırken, zorbalığı yapanlar kendinde sorun görmeden dünya dönmeye devam etmektedir.
O sebepledir ki zorbalığa uğrayanların, zorba kişilere dair bunları bilmesi önemlidir. Kişiler kendi sınırlarını korumalı ve başkalarının ruhsal sıkıntılarını kendileri üzerinden tatmin etmesine izin vermemelidirler.


