Bir çocuk öldüğünde, toplum olarak genellikle aynı noktaya bakıyoruz: Fail kimdi, kaç yaşındaydı, ne kadar ceza alacak? Bu sorular elbette önemlidir. Ancak bu sorular sorulurken, başka bir gerçek sessizce arka planda kalır: Ölen çocuğun kim olduğu, nasıl bir yaşam sürdüğü ve neden korunamadığı çoğu zaman konuşulmaz. Failin hikâyesi ayrıntılandırılırken, mağdur çocuk yalnızca bir sayı, bir dosya ya da kısa bir haber başlığına indirgenir.
Bir psikoloji öğrencisi olarak bu sessizlikle karşılaşmak benim için yalnızca akademik değil, aynı zamanda derin bir insani rahatsızlık yaratmaktadır. Çünkü burada yalnızca bireysel bir suçtan değil; başarısız olmuş bir koruma sisteminden, görmezden gelinmiş risklerden ve tutulamayan bir yastan söz ediyoruz. Bir çocuk daha sessizce kaybolduğunda, aslında yalnızca onu değil, onu koruyamayan yetişkin dünyasını da kaybediyoruz.
Görülmeyen Çocuk ve Risk Sinyalleri
Travma psikolojisi, çocuklara yönelik ölümle sonuçlanan şiddetin çoğu zaman ani ve öngörülemez olmadığını göstermektedir. İhmal, duygusal yoksunluk, aile içi şiddet, okuldan kopuş ve sosyal izolasyon gibi etkenler, bu vakaların büyük bir kısmında önceden görülebilen risk sinyalleridir. Ancak bu sinyaller, etkili bir çocuk koruma sistemi içinde fark edilmediğinde ya da fark edilse bile işlevsel bir müdahaleye dönüşmediğinde, çocuklar sistematik biçimde savunmasız bırakılmaktadır. Görülmeyen çocuk, korunamayan çocuktur.
Bu noktada sorulması gereken soru yalnızca “Bu suçu kim işledi?” değildir. Asıl zor ve rahatsız edici soru şudur: Bu çocuk hayattayken kimler onu gördü, hangi kurumlarla temas etti ve neden kimse onu gerçekten koruyamadı? Psikoloji ve sosyal hizmet literatüründe bu durum “kaçırılmış koruma fırsatları” olarak tanımlanmakta ve çocuk ölümlerinin önemli bir bölümünde tekrar eden bir örüntü olarak karşımıza çıkmaktadır. Çocuklar çoğu zaman yardım istemez; yardım edilmeyi bekler. Ancak sistem çalışmadığında, bu beklenti karşılıksız kalır.
Adaletsizlik Duygusu ve Kolektif Travma
Mağdur çocukların görünmezliği, ölümle sona ermez. Olay sonrasında yürütülen hukuki ve toplumsal süreçler de bu görünmezliği pekiştirmektedir. Faillerin yeterli ve caydırıcı cezalar almadığına dair yaygın algı, toplumda derin bir adaletsizlik duygusu yaratmaktadır. Bu duygu, psikolojik açıdan yalnızca öfke değil, aynı zamanda umutsuzluk üretir. “Çocuklarımızı koruyamıyoruz” düşüncesi, bireysel bir kaygı olmaktan çıkarak kolektif bir travmaya dönüşür.
Bir öğrenci olarak beni en çok sarsan nokta, adaletin eksikliğinin mağdur çocuğun yaşam hakkının yeterince değerli görülmediği hissini güçlendirmesidir. Burada vurgulanması gereken önemli bir nokta vardır: Adil ve etkili cezalar talep etmek, intikamcı bir tutum değildir. Aksine, bu talep mağdurun yaşamının sembolik olarak tanınması anlamına gelir. Çocuklara yönelik şiddet vakalarında cezasızlık ya da yetersiz ceza algısı, mağdurun yalnızca hayattayken değil, öldükten sonra da korunamadığını hissettirir.
Yüzleşilmeyen Kayıpların Tekrarı
Psikoloji literatürü, yas tutulmayan kayıpların hem bireysel hem de toplumsal düzeyde tekrar etme eğilimi taşıdığını vurgulamaktadır. Yüzleşilmeyen travmalar iyileşmez; bastırılır. Bastırılan her travma ise benzer koşullarda yaşayan başka çocuklar için risk üretmeye devam eder. Bu nedenle çocuk ölümleri, yalnızca geçmişte kalmış trajediler değil, geleceğe dair açık uyarılardır.
Bu yazıyı bir uzman olarak değil, öğrenme sürecinde olan bir psikoloji öğrencisi olarak yazıyorum. Ama aynı zamanda üzgün bir yetişkin olarak. Çünkü her çocuk ölümü bize aynı gerçeği hatırlatıyor: Çocukları koruyamayan bir toplum, yalnızca yasalarını değil, vicdanını da sorgulamak zorundadır. Bir çocuk daha sessizce kaybolduğunda, bu sessizlik hepimize aittir.
Kaynakça
-
American Psychological Association. (2017). Ethical principles of psychologists and code of conduct.
-
Cook, A., et al. (2005). Complex trauma in children and adolescents. Psychiatric Annals.
-
Gilbert, R., et al. (2009). Burden and consequences of child maltreatment in high-income countries. The Lancet.
-
Herman, J. L. (1992). Trauma and recovery. Basic Books.
-
Lonne, B., et al. (2009). Reforming child protection. Routledge.
-
U.S. Department of Health and Human Services. (2022). Child maltreatment 2020.


