Cumartesi, Şubat 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Belirsizlikle Baş Etmek

Hayat çoğu zaman önceden tahmin edilemeyen durumlarla doludur. İş hayatında, ilişkilerde veya günlük rutinlerde belirsizlikler ortaya çıkabilir. Kimi zaman bir sınavın sonucunu beklemek, kimi zaman ise geleceğe dair kararlar almak belirsizlik meydana getirebilir. Bu belirsizliklerle baş etme biçimi ise kişiden kişiye değişir; bazıları daha sakin kalabilirken, bazıları yoğun kaygı yaşayabilir ve belirsiz durumlarla baş etmekte zorlanabilir.

Belirsizliğe Tahammülsüzlük

Belirsizliğe tahammülsüzlük, bireyin bir durum hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığında ortaya çıkan ve belirsizlik karşısında bilişsel, duygusal ve davranışsal düzeyde tepki gösterme eğilimi olarak tanımlanan geniş bir psikolojik yapıdır (Dönmez, 2023; Freeston vd., 1994). Başka bir deyişle, belirsiz bir durum karşısında yoğun kaygı hissetmek, olumsuz sonuçları düşünmek ve durumu kontrol etmeye çalışmak; belirsizliğe tahammülsüzlük olarak tanımlanabilir. Belirsizliğin rahatsız edici olarak algılanması oldukça anlaşılır bir durumdur. Ancak belirsizlik karşısında duyulan rahatsızlık arttıkça birey günlük hayatında sürekli kaygı yaşayabilir, her şeyi kontrol etme çabası güçlenebilir ve bu durum işlevsellik bozabilir.

Belirsizliğe Tahammülsüzlüğün Günlük Yansımaları

Belirsizliğe tahammülsüzlük günlük yaşamda çeşitli davranışsal ve bilişsel tepkilerle kendini gösterebilir. Belirsizliğe tahammülü düşük bireyler, yoğun bir kontrol ihtiyacı nedeniyle aşırı planlama yapma eğiliminde olabilir, spontane kararlar vermekten kaçınabilir ve sık sık ek bilgi ya da güvence arayışına girebilirler. Yeni veya daha önce deneyimlemedikleri durumlara karşı temkinli yaklaşmaları ise kaçınma davranışlarını artırabilir. Örneğin, bir konuşmayı önceden prova etmek, restorana gitmeden önce menü incelemek, yolculuk planlarını defalarca kontrol etmek veya günlük işleri ayrıntılı listeler hâlinde düzenlemek bu örüntüye dahildir. Bu davranışlar kısa vadede kaygıyı azaltıyor gibi görünse de uzun vadede sosyal ilişkiler, işlevsellik ve genel ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilmektedir (Love, 2024).

Aşağıda belirsizliğe tahammülsüzlüğün günlük yaşamda kendini nasıl gösterebileceğine dair bazı örnekler yer almaktadır (Guy Evans, 2024):

  • Bilinmeyene duyulan rahatsızlık: Belirsizliğe tahammülü düşük bireyler, olumsuz bir olayın gerçekleşme ihtimali düşük olsa bile, belirsiz durumlar karşısında kaygılanabilirler. Örneğin bir yakının küçük bir sağlık sorunu yaşaması durumunda aşırı kaygı hissedebilirler.
  • Belirsiz durumları tehdit olarak algılama: Belirsiz veya eksik bilgiyi tehlike işareti olarak yorumlayabilirler. Örneğin gece duydukları sıradan bir sesi, eve giren bir hırsız ya da başka bir tehlike belirtisi olarak değerlendirebilirler.
  • Güvence arama: Her şeyin yolunda olduğuna veya kötü bir durumun gerçekleşmeyeceğine dair başkalarından sık sık onay isteyebilirler.
  • Tekrarlayıcı kontrol davranışları: Kilitler, elektrikli aletler veya yapılmış işler üzerinde defalarca kontrol yaparak hata ihtimalini ortadan kaldırmaya çalışabilirler.
  • Aşırı bilgi arayışı: Belirsizliği azaltmak için internette uzun süre araştırma yapabilir, risk içeren konularda sürekli bilgi toplamaya yönelebilirler.
  • Kontrol ihtiyacı: Belirsizlik içeren durumlarda her ayrıntıyı kontrol etmek isteyebilirler. Örneğin seyahat planlarında gezilecek yerleri, gidilecek restoranları, ulaşım seçeneklerini ve günlük programın saatlerini detaylı şekilde hazırlayabilirler.
  • Karar vermede güçlük: Yanlış seçim yapma korkusu nedeniyle seçenekleri değerlendirmeye aşırı zaman ayırabilir, karar vermeden önce sürekli ek bilgi arayabilirler. Bir karar verdikten sonra ise yoğun pişmanlık yaşayabilirler.
  • Erteleme: Sonucu belirsiz olan işlere başlamayı, kötü bir sonuç ihtimali nedeniyle sürekli erteleyebilirler.
  • Kaçınma: Sosyal ortamlara girmek, yeni bir deneyim yaşamak veya performans gerektiren bir işe adım atmak gibi belirsizlik içeren durumlardan kaçınabilirler.

Belirsizlikle Baş Etme Becerilerini Güçlendirmek

Belirsizlikle baş etme süreci, öncelikle hayatın kontrol edilebilen ve edilemeyen yanlarının fark edilmesiyle başlar. Kendi davranış ve seçimlerini kontrol etmek kişinin elindedir; ancak başkalarının ne yapacağını, ne hissedeceğini veya beklenmedik olayları (doğal afetler, salgın hastalıklar, kazalar vb.) kontrol etmek kişinin elinde değildir. Bu ayrımı görmek, belirsizlikle baş etmenin ilk adımıdır.

Belirsizliği azaltmak için yapılan davranışların belirlenmesi de sürecin bir diğer önemli bir parçasıdır. Başkalarından onay aramak, sürekli araştırma yapmak, ayrıntılı planlar hazırlamak, tekrar tekrar kontrol etmek veya belirsiz hissettiren işleri ertelemek… Tüm bu davranışlar kısa vadede rahatlatıcı görünse de uzun vadede belirsizlikten kaçınma döngüsünü besler. Bu nedenle, bu davranışların yavaş yavaş azaltılması ve kişinin belirsizliği doğrudan deneyimlemesi iyileştirici bir adımdır. Örneğin, ayrıntılı listeler hazırlamak yerine önceden planlanmamış günler geçirilebilir, karar verirken uzun araştırmalar yapmak yerine kısa bir değerlendirme sonrası harekete geçilebilir ya da başkasından onay almadan verilen bir kararın sonucu deneyimlenebilir. Ertelenen bir işe daha fazla beklemeden başlanabilir, daha önce hiç gidilmeyen bir kafeye gitmek ya da yeni bir diziye başlamak gibi küçük adımlarla yeni deneyimler kazanılabilir.

Özetle, belirsizliğe tahammülü güçlendiren en önemli unsur, belirsizliği ortadan kaldırmaya çalışmamak, aksine onunla kalabilmeyi adım adım öğrenmektir. Böylece karar verme becerisi hızlanır ve gelişir, kontrol ihtiyacı azalır, değişikliklere uyum sağlamak kolaylaşır ve belirsiz durumlar karşısında daha esnek ve etkili davranışlar sergilenebilir.

Kaynaklar

Dönmez, A. (2023). Amazon Kadınlarına İç Huzur Sağlama Rehberi. İstanbul: Doğan Yayınları.
Freeston, M. H., Rhéaume, J., Letarte, H., Dugas, M. J., ve Ladouceur, R. (1994). Why do people worry? Personality and Individual Differences, 17(6), 791–802.
Guy Evans, O. (2024, July 12). What is intolerance of uncertainty? Simply Psychology. https://www.simplypsychology.org/intolerance-of-uncertainty.html
Love, S. (2024, 9 Nisan). Fear of the unknown: are you more sensitive to uncertainty than others? The Guardian. https://www.theguardian.com/wellness/2024/apr/09/uncertainty-mental-health

Neslihan Canan Koçak
Neslihan Canan Koçak
Klinik Psikolog Neslihan Canan Koçak, Ufuk Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden yüksek onur öğrencisi olarak mezun olmuştur. Ardından, Beykoz Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nı “Uyumsuz Mükemmeliyetçilik ile Bilişsel ve Davranışsal Kaçınma İlişkisinde Psikolojik Esnekliğin Aracı Rolü” başlıklı teziyle onur öğrencisi olarak tamamlamıştır. Stajlarını Çocuk Esirgeme Kurumu’nda ve Boylam Psikiyatri Hastanesi’nde gerçekleştirmiştir. Uzmanlık alanı yetişkin bireylerle çalışmak olan Koçak, terapi sürecinde Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ekolünü temel almaktadır. Başlıca çalışma alanları arasında yaygın kaygı bozukluğu, sosyal kaygı, agorafobi, panik bozukluk, obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon, yeme bozuklukları ve kişilik bozuklukları yer almaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar