Kadın ne söyler, erkek ne anlar ya da erkek aslında eyleminde neyi amaçlar, kadınsa bunu nasıl anlar? Anlatılmak istenen karşı tarafa aynı şekilde geçmediğinde ya da arkasında art niyet olmadan eyleme sunulan bir davranışın bambaşka anlaşılması, ilişkilerdeki diğer bir çatışma boyutunu yaratır. Kadın “beni hiç anlamıyorsun”, erkekse “ben öyle mi dedim?”, “ben ima ettiğin şekilde davranmadım, sen öyle anladın” demeye başladığı an çatışma kaçınılmaz hale gelir. Bu yüzdendir ki romantik ilişki kuran çiftlerin beklentilerine karşı farkındalık geliştirebilmeleri, romantik ilişki kurabilmenin ve onu devam ettirebilmenin önemli bir anahtarıdır (Alakuş, 2020).
Peki, erkek ile kadının romantik ilişkiden beklentileri neden bu kadar farklıdır ve farklı olmasına rağmen neden birbirlerini empati ile anlamaya çalışan, iletişim kurmaya zorlanan çiftler vardır? Bu yazımda bunlara değiniyor olacağım.
Toplumsal Roller ve Çözüm Odaklılık
Erkekler doğası gereği değil, büyüdüğü ve yetiştirildiği toplumsal ortam temelinde belirli roller edinir ve sürdürür; bu durum kadın için de geçerlidir. Kadın aslında çözüm üretilmesinden ziyade dinlenilmek, anlaşılmak, bunun da geri dönütlerini almak ister ama erkek zaten bir sorun veya dert olarak nitelenebilecek bir durumu anlatmayı toplumsal kalıplardan dolayı “güçsüzlük” olarak gördüğü için partnerinin anlattıklarını dinleyip anlamak yerine hemen probleme karşı bir çözüm üretmeye başlar, kadın da anlaşıldığını hissetmediği için aynı sorunu defalarca tekrarlamaya devam edebilir. Aslında bu noktada yapılması gereken şey hemen bir problemi çözmeye çalışmak değil, karşı tarafa anlaşıldığını hissettirmeye çalışmaktır. Eğer zaten kadın anlaşıldığını hissederse aynı sorunu tekrarlamak yerine ne gibi çözümler üretilebilir, bunun üzerine erkekle düşünmeye başlayacaktır.
Geri Bildirim ve İlişkiyi Canlı Tutmak
Romantik bir ilişkide geri bildirimlerde bulunmak, var olan ilişkiyi sürdürebilme ve rutin halde giden bir ilişkiyi hareketli hale getirebilir. Örneğin “yemek çok güzel olmuş”, “çok güzel olmuşsun” geri bildirimini vermek bir kadın için önem arz edebilir ama bir erkek içinse bunları bir kere ifade etmek yeterli olabilir. Bu durumda da kadın “artık yemeklerim güzel değil mi” ya da “beni artık güzel bulmuyor mu” gibi bilişsel çarpıtmaları kendi içinde döngüye sokabilir. Bu gibi beğeniler ve takdirler sürekli şekilde ifade edilmese de aslında romantik bir ilişkide her iki tarafın da birbirlerine arada sırada iletmesi gereken ve ilişkiyi canlı tutan temellerden biridir.
Kişisel Alan İhtiyacı ve Özleme Duygusu
Her ilişkide aslında alana ihtiyaç vardır ama genelde kadınlar her şeyi beraber yapma eğilimindeyken erkek biraz daha fazla kendine alan tanımak ister. Kadın bu kişisel alana girmeye çalıştıkça erkek geri çekilip mutsuz olabiliyor. Erkeğin kendisine alan tanıması ihtiyacı kafa dinlemek, içindekileri tek başına çözmek olabiliyorken kadın bu durumu “beni sevmiyor, benimle vakit geçirmek istemiyor” olarak algılayabiliyor ama aslında mesele sevip ya da sevmemek değil, erkeğin kendine bireysel bir alan açmak istemesidir. Bu istek ve ihtiyaç da sadece erkek için değil, kadın için de ihtiyaç haline gelmelidir. Çünkü sağlıklı ilişkiler için önerilen bir diğer noktaysa çiftlerin birbirlerinden ayrı vakitler geçirerek kendi özel ve bireysel alanlarını koruyabilmesidir. Böylece özleme duygusu çiftler için daha fazla hissedilecektir. Unutmayın ki romantik ilişkilerde çiftlerin birbirlerini özlemeye de ihtiyacı vardır.
Söylemeden Anlaşılma Beklentisi ve İletişim
Beklentiler noktasında tarafların çeliştiği bir diğer noktaysa kadının söylemeden, konuşmadan isteğinin ne olduğunun erkek tarafından anlaşılmasıdır. Erkekse söylenildiği takdirde eyleme geçtiği için kadının “söylemeden anlasın” isteğine karşılıksız kalarak yeni bir çatışmayı doğurabiliyor. Oysa burada yaygınlaştırılması gereken şey “erkek söylemeden anlasın” değil, “iletişim kurularak, beklenti ve istekler belirtilerek”, kısacası iletişimi sürdürülebilir kılabilmektir. Çünkü hiçbir ilişkide kimse kimseyi konuşmadan ya da ihtiyacını belirtmeden anlayamaz. Bu beklentinin kadın tarafından sürekli hale gelmesi erkeği ilişki içinde yorarak kendisini yetersiz hissetmesini, bir türlü yetemediğini düşünmesini beraberinde getirir.
Erkek söylemek istediklerini doğrudan söylese de kadın bunu dolaylı hale çevirerek yeni bir anlam katabilmektedir. “Bugün çok güzel olmuşsun” geri bildirimi kadın için “Sadece bugün mü, diğer günler değil miyim?” şeklinde algılanabilmektedir. Bu da bir erkeğin övme, beğenme ve takdir etme eylemlerini bırakmasını sağlayabilmektedir.
Toplumsal Cinsiyet Rolleri ve Empati
Elbette bir erkek ya da kadın bu beklentileri ya da buraya yazamadığım birçok beklentiyi sanki kendi doğalarında varmış gibi algılayabilir ama birçoğu toplumun ürettiği, toplumsal cinsiyet rolleri ile bireylere küçük yaştan itibaren sosyalleşme sürecinde aile ve çevreleri tarafından öğretilmektedir (Akyazı, Çıtak, & Tosun, 2022). Bir erkeğin duygularını dışa vurmaması, sorunlarını paylaşmaması, hep güçlü gözükme çabası, kabul görme beklentisi vb. Kadınınsa ilgi, anlayış, sorunun onunla da paylaşılma isteği ilişkilerde makul beklentiler olsa da partnerlerin birbirlerine karşı empati ve saygı duyması gerekir. En önemlisi de bu beklenti ve isteklerin açık bir iletişimle konuşulması gerekir. Çünkü konuşulmayan her davranış ve istek, taraflarca farklı yorumlanıp algılanabilmektedir.
Kaynakça
Alakuş, E. (2020). Romantik ilişkilerden beklentilere dair farkındalık ölçeğinin geliştirilmesi ve üniversite öğrencilerinin romantik ilişkilerden beklentilerine dair farkındalıklarının belirlenmesi (Yüksek lisans tezi). Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı.
Akyazı, K. G., Çıtak, Ş., & Tosun, C. (2022). Evlilik tutumunun bir yordayıcısı olarak evlilik rol beklentileri. ODÜ Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, 12(2)


