Cuma, Şubat 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Bağlanma mı, Bağımlılık mı? İlişkilerde Sevgi, Güven ve Duygusal Bağımlılık Üzerine

İlişkilerde bağlanma ve bağımlılık arasındaki fark, çoğu zaman yüzeyde belirsiz görünür. Bir ilişkiyi sevgi dolu, derin ve güvenli olarak tanımlamak kolaydır; ancak bu bağın arkasında ne tür psikolojik dinamikler var? Bağlanmayı bağımlılıktan ayırmak, bireylerin kendilerini ve partnerlerini daha sağlıklı anlamalarına yardımcı olabilir. Bu metinde bağlanma kuramından ilişkisel bağımlılığa dek çağdaş bilimsel bulgular ve psikolojik gözlemlerle bu farkı derinlemesine ele alacağız.

Bağlanma Kuramı: Kökler ve Gelişim

Bağlanma kuramı psikoloji literatüründe 20. yüzyılın ortalarında John Bowlby tarafından sistematik şekilde tanımlanmıştır. Bowlby’e göre bağlanma, bireyin çocukluk döneminde bakım veren ile kurduğu ilk yakın ilişki deneyimlerinin temel bir uzantısıdır. Bu ilk bağlanma modeli, bireyin yetişkinlikteki ilişki kurma tarzını önemli ölçüde etkiler (Dalgar vd., 2022). Bowlby’nin kuramı, daha sonra Mary Ainsworth’ün çalışmalarıyla genişletilmiştir. Ainsworth ve meslektaşlarının “Yabancı Ortam Deneyi” ile tanımlanan güvenli, kaygılı ve kaçınan bağlanma stilleri, yetişkin ilişkilerinde de benzer biçimler sergiler. Bu bağlanma stilleri, bugün hâlâ modern ilişkiler psikolojisinin temelini oluşturur (Keskin & Çam, 2007).

Bağlanmanın Evrimi: Dijital Çağ ve Modern Bağlantılar

21.yüzyılda bağlanma, yalnızca yüz yüze ilişkilerle sınırlı değil. Dijital dünyada yaşanan etkileşimler, özellikle sosyal medya ve çevrim içi iletişim, bağlanma davranışlarını yeniden şekillendiriyor. Güncel bir popüler psikoloji makalesi, bağlanma kuramını “dijital çağ ilişkileri” bağlamında ele alır ve çevrim içi gözetim, anlık iletişim beklentileri gibi modern davranışların kaygılı bağlanmayı tetikleyebileceğini vurgular.

Bu çerçevede, üniversite öğrencileri üzerinde yapılan Relationship between Attachment Styles, Social Media Addiction, and Contingencies of Self-Worth adlı araştırma, kaygılı bağlanma stiline sahip bireylerin “beden imajı” ve “onay alma” gibi öz-değer koşullarının sosyal medya bağımlılık düzeyini artırdığını ortaya koymuştur. Bu, günümüz ilişkilerinde bağlanma ve bağımlılık arasındaki çizginin nasıl dijital davranışlarla iç içe geçtiğini gösterir (Bayraktar & Balcı Çelik, 2023).

Bağlanma ve Duygusal Bağımlılık: Aracı Faktörler

Modern çalışmalar, bağlanma stilleri ile ilişki bağımlılığı arasındaki ilişkilerde pek çok aracının bulunduğunu gösteriyor. Örneğin öz-şefkatin bağlanma stilleri ile ilişki bağımlılığı arasındaki ilişkiyi kısmen azaltıcı bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Buna göre, güvenli bağlanma stili ilişki bağımlılığını negatif yönde etkilerken, korkulu veya saplantılı bağlanma stilleri daha yüksek bağımlılıkla ilişkilidir ve öz-şefkat bu etkiyi zayıflatabilir.

Bu bulgular, sağlıkla bağlanmanın yalnızca psikodinamik köklerin değil, aynı zamanda duygusal regülasyon kapasitesinin de bir ürün olduğunu ortaya koyuyor. Yani kişi sadece sağlıklı bir ilişki deneyimine sahip olmakla kalmaz; aynı zamanda kendine karşı nazik olması (öz-şefkat), duygusal bağımlılık riskini azaltabilir (Efe & Erdoğdu, 2025). Benzer şekilde Tunç ve Seven Aktaş (2025) ebeveyn kabulü ve reddi ile romantik ilişki bağımlılığı arasında bağlanma stillerinin aracılık rolünü incelediğinde yetişkinlikte oluşan bağımlı ilişki davranışlarının çocuklukta geliştirilen bağlantı örüntüleriyle güçlü bir bağlantısı olduğu sonucuna varmıştır.

Akademik Perspektiften Bağımlılığa Giden Yol

Bağlanma stilleri ile duygusal bağımlılık arasındaki ilişki incelendiğinde kaygılı bağlanma stiline sahip bireylerde, partnerlerine karşı duyulan duygusal bağımlılığın daha yüksek olduğu ve bu ilişkinin negatif duygusal reddedilme deneyimleriyle bağlantılı olduğu bulunmuştur (Sümer vd., 2015). Bu bulgu, bağlanma ile bağımlılık arasındaki farkın yalnızca yakınlık düzeyinden ibaret olmadığını gösterir. Aynı zamanda bireyin duygusal regülasyonu, reddedilme korkusu ve benlik değeri gibi psikolojik süreçler de göz ardı edilemez.

Sonuç: Bağlanma mı? Bağımlılık mı?

Bağlanma kuramı, insan ilişkilerinin duygusal temelini anlamamız için hâlâ güçlü bir çerçeve sunuyor. Ancak günümüz yaşamının yeni biçimleri, özellikle dijital iletişim ve sosyal medya, bu temel kuramın sınırlarını zorlayarak bağlanma ve bağımlılık arasındaki çizgiyi yeniden tanımlıyor.

Kısacası: Sağlıklı bağlanma, partnerin varlığında bile bireysel benliği koruyan, güven ve yakınlıkla beslenen bir süreçtir. Bağımlılık ise tetikleyicileri duygusal kaygı, öz-değer arayışı ve duygusal regülasyon zorlukları olan bir davranış örüntüsüdür. Her ilişkide bu iki süreç birlikte var olabilir; önemli olan farkındalıkla yaşamak, bilinçli seçimler yapmaktır.

Kaynakça

Dalgar, G., Civil, F., Savaş, E. & Şahin, A. (2022). Erken Çocuklukta Bağlanma: John Bowlby ve Mary Ainsworth Açısından İncelenmesi. Avrasya Sağlık Bilimleri Dergisi, 5(1), 85-92.

Keskin, G. & Çam, O. (2007). Bağlanma Süreci: Ruh Sağlığı Açısından Literatürün Gözden Geçirilmesi. Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dergisi, 23(2), 145-158.

Bayraktar M. & Balcı Çelik S. (2023). Relationship between Attachment Styles, Social Media Addiction, and Contingencies of Self-Worth. Bağımlılık Dergisi, 24(3):294-304.

Efe, A. & Erdoğdu, Y. (2025). Ergenlerde Öz Şefkat ile Sosyal Bağlılık Arasındaki İlişkide Duygusal Başa Çıkmanın Aracılık Rolü. İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 14(2), 970-985.

Tunç, E. & Seven Aktaş, A. (2025). Ebeveyn kabul-reddi ile romantik ilişki bağımlılığı arasındaki ilişkide bağlanma stillerinin aracı rolü. EKEV Akademi Dergisi, Sayı 105, 17–32.

Sümer, N., Oruçlar, Y. & Çapar, T. (2015). Bağlanma ve bağımlılık Kuramsal çerçeve ve derleme çalışması Bağımlılık Dergisi. Bağımlılık Dergisi, 192–209.

Şule köken
Şule köken
Şule Köken, psikolog ve yazar olarak psikolojik danışmanlık ve akademik çalışmalar alanında deneyime sahiptir. Lisans ve yüksek lisans eğitimini psikoloji üzerine tamamlayan Köken, şema terapi, yetişkinlerde bilişsel davranışçı terapi, filial terapi, MMPI, bağımlılıkla mücadele eğitimi, moxo dikkat testi gibi birçok eğitim almıştır. Ulusal ve uluslararası bir dergide çalışması bulunan Köken, aynı zamanda Uluslararası bir kongrede bildiri de yayınlamıştır. Psikolojinin önemini ve toplum üzerindeki etkisini anlaşılır hale getirmeyi bireylerin farkındalık kazanmasını aynı zamanda ruh sağlığını güçlendirmeyi hedeflemiştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar