Cumartesi, Şubat 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Bağımlılık ve Özgürlük Arasındaki İnce Çizgi

2026 yılının “Bağımsızlık Yılı” ilan edilmesi, yalnızca bir tema ya da slogan değil; hepimiz için durup düşünmemiz gereken güçlü bir çağrıdır ve bu çağrıya ses vermeliyiz. Bağımsızlık dediğimizde gerçekten neyi kastediyoruz, kararlarımızı ne kadar özgürce alıyoruz, alışkanlıklarımızı ne kadar biz yönetiyoruz? Yoksa fark etmeden, görünmeyen bağlarla yönlendirilen bir hayatın içinde miyiz? Bir Genç Yeşilay Başkanı ve sahada aktif çalışan biri olarak, bağımlılık kavramını tam da bu sorular üzerinden yeniden ele almak ve sizlerle paylaşmak istedim.

2026 yılının “Bağımsızlık Yılı” ilan edilmesi hepimize şu soruyu sordurmalı: Gerçekten ne kadar bağımsızız? Günlük hayatımızda verdiğimiz kararların önemli bir kısmı, sandığımız kadar bize ait olmayabiliyor. Alışkanlıklarımız, sürekli gelen bildirimler, ekranlar ve farkında bile olmadan benimsediğimiz davranışlar; tercih ettiğimizi düşündüğümüz birçok şeyi sessizce şekillendiriliyor olabilir. Bağımlılık denildiğinde hâlâ çoğu zaman yalnızca sigara, alkol ya da madde kullanımı akla geliyor. Oysa bugün bağımlılık, çoğu zaman cebimizde taşıdığımız bir ekranla başlıyor. Sessiz, fark ettirmeden ve “normal” gibi görünen bir şekilde hayatımıza sızıyor. Başta masum bir alışkanlık gibi başlayan bu süreç, zamanla kontrol kaybı dönüşebiliyor.

Günde kaç saat sosyal medyada gezindiğinizi hiç düşündünüz mü? Gün içinde kaç bildirim alıyorsunuz? Ekranı kapattığınızda zihniniz gerçekten dinlenebiliyor mu, yoksa hâlâ bir şeyleri kaçırmış olma hissi mi kalıyor?

Dijital Dönüşüm ve Modern Bağımlılık Döngüsü

Türkiye’de de dünyada da ekran süreleri her geçen yıl artıyor. Özellikle kısa videolar, sürekli akan içerikler ve bitmeyen bildirimlerle birlikte dikkatimizi toplamak giderek zorlaşıyor. Odak süremiz kısalıyor, sabrımız azalıyor ve “sıkıldım” cümlesi daha çabuk ağzımızdan çıkıyor. Bu durum sadece teknoloji bağımlılığıyla sınırlı değil. Aslında bağımlılığın tüm türlerinde benzer bir döngüyle karşılaşıyoruz: haz, tekrar, alışma ve daha fazlasını isteme.

Şunu açıkça söylemek gerekir: Bağımlılıkla mücadelede en kritik nokta, bireyin gönüllü olmasıdır. Ne kadar istersek isteyelim ne kadar çabalarsak çabalayalım; kişi hazır değilse süreç bir noktada kilitlenir. Tekrar eder. Yorar. Umutsuz hissettirir. Çünkü bağımlılık, “kurtardık, bitti” diyebileceğimiz bir mesele değildir. Özellikle madde bağımlılığında, madde tekrar alındığında süreç çoğu zaman en baştan başlar. Bilimsel olarak açıklayacak olursak ta maddeyi ya da bağımlılık yapan şeyi yapmadığında veya almadığında bu sürece “İyilik Hali” diyoruz. Bu nedenle bağımlılığı yalnızca bırakma anı üzerinden değil, sonrasında nasıl sürdürüleceği üzerinden ele almak gerekir.

Bu noktada kendimize şu soruları sormalıyız: “Bu kişi bağımlılıktan sonra hayatını nasıl sürdürecek?” “Ortaya çıkan boşluğu neyle dolduracak?” “Zorlandığında neye ya da kime tutunacak?”

Kurumsal Destek ve Sosyal Rehabilitasyon Süreçleri

Tam da burada profesyonel destek hayati bir rol oynar. AMATEM, Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) gibi kurumlar, bireylere bu süreci yalnız başına taşımak zorunda olmadıklarını hatırlatır. Ancak destek sadece tedaviyle sınırlı kalmamalıdır. İlgi alanlarına ve yeteneklerine uygun sosyal, kültürel ve sportif çalışmalarla bireyin hayatına yeniden anlam katmak gerekir. Yeşilay’ın teşvik edici çalışmaları ve sahada yürütülen etkinlikler bu yüzden son derece kıymetlidir.

Çocuklar ve gençler için ise işimiz biraz daha farklı, biraz daha hassastır. Çünkü burada mesele sadece müdahale etmek değil; korumak ve önlemektir. Onlara bu yolun bir bataklık olduğunu anlatmalıyız; ama korkutarak değil, güçlendirerek. Yasaklarla değil, farkındalıkla. Çünkü çocuklar ve gençler bizim geleceğimizdir. Henüz filizlenmeden çiçeklerini soldurmaya çalışanlara karşı sağlam bir duruş sergilemek zorundayız.

Bir çocuğun ya da gencin şunu bilmesi gerekir: “Bir sorun yaşarsam kapısını çalabileceğim insanlar var.” Ama sadece sorun yaşadığında değil… Her zaman.

Yargılanmadan dinleneceğini, kabul göreceğini ve yanında durulacağını hissettiği bir ortam, bağımlılığa karşı en güçlü koruyucu faktörler biridir. Kitap okuma grupları, münazaralar, sanat çalışmaları, spor faaliyetleri, el becerileri, yarışmalar… Aklınıza ne geliyorsa. Gençleri bu alanlara çekmek, onlara “başka bir yol” olduğunu göstermektir. Hatta daha da önemlisi, bu etkinlikleri onların planlamasına ve yürütmesine alan açmaktır. Çünkü aktif oldukları, söz sahibi oldukları süreçleri daha çok benimserler. Sahiplenirler. Severler.

Bağımlılıkla mücadele tek bir kişinin, tek bir kurumun ya da tek bir müdahalenin işi değildir. Bu bir süreçtir. Sabır ister. İlişki ister. İnanç ister. Gönüllülük, profesyonel destek, sosyal katılım ve koruyucu-önleyici çalışmalar bir bütün olarak ele alındığında anlam kazanır. Bağımsızlık Yılı vesilesiyle, bireylerin kendi hayatları üzerinde söz sahibi olabildikleri; sağlıklı, üretken ve farkında bir toplum inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu sorumluluk yalnızca kurumların ya da uzmanların değil; ebeveynlerin, eğitimcilerin, gençlerin ve her birimizin omuzlarındadır. Bugün atılacak küçük bir adım, kurulacak bir bağ, uzatılacak bir el; bir hayatın yönünü değiştirebilir. Şimdi tam da bu yüzden, görmezden gelmek yerine sahip çıkmanın, susmak yerine konuşmanın ve bağımlılıklara karşı birlikte durmanın zamanıdır.

Feyzanur Ünlü
Feyzanur Ünlü
Feyzanur Ünlü, mindfulness, pozitif psikoloji ve spor psikolojisi alanlarında çalışmalar yapan bir psikolojik danışman adayıdır. Çocuklar, sporcular ve ebeveynlerle bireysel danışmanlık süreçleri yürütmekte; psikolojik dayanıklılık, motivasyon ve farkındalık konularına odaklanmaktadır. Spor kulüplerinde danışmanlık deneyimi edinmiş, gelişim dönemlerine yönelik psikoeğitsel etkinlikler hazırlamıştır. Psikolojiyi yalnızca akademik bir alan değil, gündelik yaşamla iç içe ve herkesin yararlanabileceği bir kaynak olarak görmektedir. Psychology Times’ta yazdığı yazılarla bu yaklaşımı daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar