Salı, Temmuz 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Psikolojide Yapay Zeka Kullanımı

Barış Şahiner Psikolojide Yapay Zeka Kullanımı En son ne zaman bir yapay zeka aracını kullandınız? Tahmin ediyorum ki henüz son kullanımınızın üzerinden yirmi dört saat geçmedi. Yapay zeka araçları pratik danışmanlarımız konumuna yerleştiler dersek yanlış olmaz.

Yapay zeka araçları yemek tarifinden tamirat işlerine; günlük planlama yapmaktan yeni bir hobiyi başlangıç seviyesinde de olsa öğrenmeye kadar gündelik yaşamın birçok alanında bireylere yardımcı olmaktadır. Peki, gün içinde yaşadığı problemli deneyimleri yapay zeka araçlarına anlatan, ondan fikir alan bireyler yok mu? Tabii ki varlar.

Gündelik yaşamın her alanına nüfuz eden bu araçlar psikoloji alanına da nüfuz etmiş durumdadır. Yazımızda psikoloji alanında yapay zeka kullanımından bahsetmeye çalışacağız. Sohbet botları, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik araçları, doğal dil işleme sistemleri gibi yapay zeka destekli uygulamalar psikoloji ve yapay zeka alanlarının kesişiminde en büyük paya sahiptirler.

Detaylandırmak gerekirse sohbet botları psikoeğitim, duygu takibi, temel bilişsel davranışçı terapi teknikleri ve etkili stres yönetimi teknikleri; sanal gerçeklik araçları fobiler, sosyal kaygı, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), ağrı yönetimi; artırılmış gerçeklik maruz bırakma terapileri ve rehabilitasyon ve doğal dil işleme danışanların konuşmalarını veya yazılı ifadelerini analiz ederek duygu ve düşünce örüntülerini belirleme gibi konularda hem uzmana hem danışana yardımcı olmakta ve terapi sürecini desteklemektedir. Bu uygulamaları kullanırken destekleyici rolde oldukları unutulmamalıdır. Uzmanlar, yapay zeka araçlarını, psikolojik araştırmalardan elde edilen büyük verilerin incelenmesi ve analiz edilmesi, psikolojik testlerin geliştirilmesi veya geliştirilen testlerin uygulanabilmesi, duygu ve dijital davranış analizi yapılması ve deney tasarlanması gibi konularda kullanabilmektedir.

Bu araçlar sayesinde uzmanların iş yükü hafiflemekte ve enerji, zaman gibi kaynaklarını daha yaratıcı konularda kullanabilmektedirler. Yapay zeka tabanlı uygulamalar hızlı bir şekilde popüler olmuş ve bireyler tarafından gündelik hayatın içine yerleştirilmiştir. Bunun sebebi yapay zeka araçlarının insanlara sunduğu avantajlarda saklıdır.

Yapay zeka algoritmaları bireylerin duygu durumlarını analiz ederek ruhsal bozuklukların belirtilerini erken aşamalarda tespit etmeye yardımcı olabilmektedir. Bunun yanında, sanal terapistler ve sohbet botları, bireylerin 7/24 destek almasını sağlayarak terapi hizmetlerine erişimi artırmakta ve uzmanların iş yükünü azaltmaktadır. Ayrıca bu uygulamalar özellikle coğrafi veya ekonomik kısıtlamalar nedeniyle profesyonel yardım alamayan bireyler için kritik bir destek sunmaktadır.

Bununla birlikte yapay zeka, ruh sağlığı uzmanlarının eğitimini desteklemek için klinik simülasyonlar ve vaka analizleri sunarak mesleki gelişimlerini desteklemektedir. Yapay zeka uygulamalarının avantajları olduğu kadar dezavantajları da bulunmaktadır. Dezavantajların da bilinmesi bireylere bilinç ve fayda sağlayacaktır.

Örneğin insan etkileşiminin terapide oynadığı kritik rol göz önüne alındığında, yapay zeka sistemlerinin sınırlı olabileceği düşünülmektedir. Bir insan terapistin gösterebileceği derin empati, sıcaklık ve sezgi gibi unsurlar, yapay zeka tabanlı terapilerde eksik kalabilmektedir. Bir diğer dezavantaj veri güvenliği ve gizliliğe yöneliktir.

Yapay zeka destekli terapi platformları, kullanıcıların kişisel ve duygusal verilerini topladığı için bu verilerin kötüye kullanılma riski mevcuttur. Dezavantajları minimize etmek için güvenilir platformlar tercih etmek ve yapay zeka araçlarının terapi sürecine fayda sağlayan bir destekleyici unsur olduğunu unutmamak yararlı olabilir. Yapay zeka uygulamaları son yıllarda popüler hâle gelmiş olsa da tarihi bu kadarla sınırlı değildir.

Yapay zeka ile psikoterapi özelinde geliştirilen ilk teknolojilerden olan ELİZA isimli bilgisayar programı 1960’larda Rogeryan terapi baz alınarak tasarlanmıştır. ELİZA insan bilgisayar arayüzü kullanan ilk psikoterapist simülasyonudur. Bu program, Carl Rogers'ın empatik iletişim tarzını taklit etmek üzere geliştirilmiştir ve kullanıcının klavyeye yazdığı ifadelere yanıt vermek için bir soru-cevap formatı kullanmaktadır.

Programda terapistin söylemleri taklit edilmekte danışanın yorumlama, analiz etme gibi bilişsel süreçleri değerlendirilmektedir. Bir diğer önemli çalışma da psikiyatrist Kenneth M. Colby tarafından Stanford Üniversitesi’nde geliştirilen PARRY isimli bilgisayar programıdır.

PARRY, ELIZA’dan esinlenmiştir ancak daha karmaşık ve spesifik bir hedefe yönelmiştir. PARRY’nin başlıca kullanım alanları, paranoid şizofreni gibi bozukluklarla ilgili klinik araştırmaları desteklemek ve ruh sağlığı profesyonellerini eğitmek olmuştur. Nitekim programda yapay paranoya durumu oluşturulmuş ve paranoyak davranışlar hakkında bilgi edinilmesi amaçlanmıştır.

Görüldüğü üzre yapay zeka uygulamaları ve psikolojinin yolu uzun yıllar önce kesişmiş ve birliktelikleri gelişerek devam etmektedir. Sonuç olarak yapay zeka araçları yaşamın içinde edindikleri konumla paralel şekilde psikoloji alanında da önemli bir yer edinmiştir. Hem danışanlara hem uzmanlara fayda sağlayan bir destekleyici unsur olan yapay zeka, Sohbet botları, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik araçları, doğal dil işleme sistemleri gibi şekillerde bireylerin karşısına çıkmaktadır.

Bunun yanı sıra uzmanların yaptıkları akademik alanlarda kullanılmakta ve psikoloji alanının gelişimine destek sunmaktadır. Çeşitli avantajlara ve dezavantajlara sahip olan yağay zeka uygulamaları konusunda bilinçli olabilmek kullanım esnasında fayda sağlayacaktır.

Kaynakça

  • Konyalı, A., Naipoğlu, C., Güner, S., Bakkal, İ., & Çelik, A. R. (2025). PSİKOLOJİDE YAPAY ZEKÂ KULLANIMI VE UYGULAMALARI. Journal of Kocaeli Health and Technology University, 3(1), 1-17. https://doi.org/10.66163/jokohtu.1641864
Barış Şahiner
Barış Şahiner
Barış Şahiner, psikoloji lisans eğitimini TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nde tamamlamıştır. Üniversite hayatı boyunca kısa süreli çözüm odaklı terapi, anaokulu danışmanlığı gibi çeşitli alanlarda eğitimler alan Barış Şahiner, kendini çocuk ve ergen psikolojisi alanında geliştirmeyi hedeflemektedir. Kamu kurumları ve özel kuruluşlarda resmi evrak yazma ve düzenleme deneyimleri bulunan Şahiner, kendini iyi bir okur olarak değerlendirmekte ve bunların yardımı ile yazın dünyasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Yazılarını psikolojideki güncel konular, gelişim psikolojisi ve kişisel gelişim alanlarında oluşturmayı planlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar