Bir alışkanlığın ardında görünmeyen bir ruhsal savaş olabileceğini hiç düşündünüz mü? Bireylerin saçını, kaşını ve vücut kıllarını koparmasıyla kendini gösteren bu psikolojik rahatsızlık, tekrar tekrar dürtü hissetmelerine neden olmaktadır. Birey, yaşadığı dürtüyü engellemekte zorlanırken, saçını veya kıllarını kopardığında anlık bir rahatlama hissi yaşamaktadır (Demirbaş ve Hocaoğlu, 2024). Bu durum, obsesif kompulsif kişilik bozuklukları arasında yer alan dürtü bozuklukları arasında sınıflandırılmaktadır. Birey, stres, kaygı, öfke ve gerginlik gibi yoğun duygusal baskılar altında çeşitli davranışlar sergileyebilir. Belirtiler arasında koparma öncesi gerginlik yaşama, saç seyrelmesi ve belirgin boşluklar oluşturma, saç ve kılları tekrar tekrar koparma ve bu davranışları gizleme eğilimi bulunmaktadır (Şahin, 2016).
Trikotillomani, hem erkeklerde hem de kadınlarda görülebilmektedir. Ancak literatürde yapılan çalışmalara göre, kadınlarda daha sık rastlandığı belirlenmiştir. Çocukluk döneminde başlangıç yaşı genellikle 5-9 yaş arasıdır; ergenlik döneminde ise ortalama 10-13 yaş arasında ortaya çıktığı gözlemlenmiştir (American Psychiatric Association, 2022). Tedavi planları incelendiğinde, bilişsel davranışçı terapisi ve gerektiğinde psikiyatrik ilaçların destekleyici olarak kullanıldığı görülmektedir. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde trikotillomani farklı şekillerde tezahür edebilir. Çocukluk döneminde stres, aile içi baskı, yalnızlık ve duygusal ihmal gibi durumlarla ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Bazı çocuklar, farkında olmadan kaş, kirpik ve saç yolarken rahatlama hissedebilirler (Beşiroğlu, 2025). Ergenlik dönemlerinde ise sınav stresleri, sosyal kaygı, özgüven problemleri ve akran baskıları bu davranışları artırabilmektedir. Aile çatışmaları da bu dönemde dürtüleri artırabilir. Altında yatan sebepler arasında obsesif düşünceler, travmatik süreçler, duygu düzenleme güçlükleri, depresyon ve mükemmeliyetçilik gibi durumlar yer almaktadır (Veale ve Willson, 2017). Trikotillomani tedavi edilmediğinde, zamanla psikolojik ve fizyolojik sorunlara yol açabilmektedir. Tekrarlayıcı bir şekilde kaş, kirpik ve saç yolması, kalıcı saç kayıplarına ve bazı durumlarda ciltte tahrişe neden olabilmektedir. Bazı bireylerde bu davranış, kontrol edilemez bir hale gelerek, psikolojik açıdan suçluluk, sosyal kaygı ve kendini gizleme gibi eğilimler gösterebilmektedir. Bu bağlamda, erken fark edilip psikolojik destek alınması büyük önem taşımaktadır (Deniz, 2024).
Ebeveynler Bu Süreçte Nelere Dikkat Etmeli?
Trikotillomani yaşayan çocuk ve ergenlere yaklaşımda dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri, bu durumu kötü alışkanlık veya dikkat çekme eğilimi olarak görmemektir. Çünkü çocuklara yapılan baskılar, sürekli uyarılar ve suçlamalar, davranışı azaltmak yerine daha da artırabilmektedir. Ebeveynler, öncelikle çocukların stres kaynaklarını bulmaya çalışmalıdır. Yargılayıcı bir tutum yerine destekleyici bir iletişim kurmak gerekmektedir (Yazıcı ve İşeri, 2019). “Neden yapıyorsun?” gibi baskıcı sorular sormamak, güven veren bir aile ortamı oluşturmak, çocuğun yaşadığı kaygıları küçümsememek ve sürekli eleştirmemek önemlidir. Ayrıca, çocuğun duygularını ifade etmesine olanak tanımak da kritik bir rol oynamaktadır. Eğer davranışlar sıklaşıyor ve belirgin olarak saç kaybına yol açıyorsa, çocuğun günlük yaşamını etkiliyorsa bir psikolog ve psikiyatrik yardım alınması gerekmektedir. Erken destek, çocuğun özgüven kaybı yaşamasını önlemede ve davranışın artmamasında yardımcı olmaktadır (Arguz Cildir ve ark., 2024).

