Perşembe, Haziran 18, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Romantik İlişkilerde Beden Utancı: Görülmekten Neden Korkarız?

Uzm. Psk. Merve Çalışır

Birçok kadın, romantik ilişkilerinde sevilmekten çok, görülmekten korkar. Bu cümle ilk anda tuhaf gelebilir. Sonuçta, romantik ilişkilerde hepimiz görülmek, beğenilmek ve arzulanmak isteriz. Ancak işin bir de diğer tarafı vardır. Bir başkasının bizi gerçekten görmesi; yalnızca duygularımızı değil, bedenimizi de görünür kılar. İşte tam da bu noktada birçok kişi için yakınlıkla birlikte utanç, kaygı ve yetersizlik hisleri ortaya çıkabilir.

Özellikle kadınlar için beden, hiçbir zaman yalnızca beden olmamıştır. Daha çocukluk yıllarından itibaren nasıl göründüğümüze dair sayısız mesaj alırız. “Çok kilo alma, çok zayıf olma, bacaklarını kapat, dik otur, daha bakımlı görün, biraz daha zayıflasan ne güzel olur…” gibi ifadeler, aileden, arkadaşlardan ve medyadan gelen mesajlarla zamanla bedenimizle kurduğumuz ilişkiyi şekillendirir.

Toplumsal cinsiyet çalışmalarında “erkek bakışı” olarak adlandırılan kavram da tam olarak bu noktada devreye girer. Erkek bakışı, kadın bedeninin tarihsel olarak değerlendirilen ve izlenen bir nesne hâline gelmesini ifade eder. Ancak zamanla bu bakış, yalnızca dışarıdan gelen bir değerlendirme olmaktan çıkar ve kişinin kendi içine yerleşir. Kadın, aynaya bakarken yalnızca kendisini görmez; nasıl göründüğünü değerlendiren hayali bir göz de ona eşlik eder.

Psikoloji literatüründe bu durum öz-nesneleştirme olarak adlandırılır. Kişi, bedenini deneyimlediği bir alan olmaktan çok, değerlendirilen bir nesne gibi görmeye başlar. Böyle olduğunda, bedenin ne hissettirdiğinden çok, nasıl göründüğü önem kazanır.

Belki de bu yüzden bazı kadınlar, partnerlerinin yanında rahatça yemek yiyemez, ışıklar açıkken soyunmak istemez ya da sürekli bedeninin belirli bölgelerini saklama ihtiyacı hisseder. Üstelik bu kaygı her zaman partnerden kaynaklanmaz. Bazen partnerimiz bizi olduğumuz gibi kabul ederken bile, kendi bedenimize aynı şefkati gösteremeyebiliriz. Çünkü yıllardır içimizde taşıdığımız eleştirel ses, ilişki içerisinde de varlığını sürdürür. Böyle anlarda kişi, partnerinin gözünden çok, kendi zihnindeki yargılayıcı bakışla mücadele eder.

Son yıllarda sosyal medya, bu hikâyenin önemli bir parçası hâline geldi. Artık yalnızca çevremizdeki insanlarla değil, binlerce kişiyle karşılaştırma yapıyoruz. Filtrelenmiş fotoğraflar, kusursuz görünen bedenler ve dikkatle seçilmiş kareler, çoğu zaman gerçeğin tamamını yansıtmasa da zihnimiz bunları kolaylıkla bir standart hâline getirebiliyor. Sonuç olarak, kendi bedenimiz bize daha eksik, daha yetersiz ya da daha düzeltilmesi gereken bir yer gibi görünmeye başlayabiliyor.

Bedenle ilgili baskılar yalnızca kadınları etkilemiyor. Son yıllarda erkeklerin de bedenleriyle kurdukları ilişkide benzer zorluklar yaşadıklarını görüyoruz. Kaslı olmak, fit görünmek ve belirli bir fiziksel güce sahip olmak, birçok erkek için sessiz bir baskı kaynağı olabiliyor. Sosyal medya ve dijital kültür, erkek bedenine ilişkin ideal standartları giderek daha dar ve ulaşılması zor hâle getiriyor. Ancak erkeklerin bedenlerinden duydukları memnuniyetsizliği ifade etmeleri çoğu zaman daha zor olduğundan, bu deneyim genellikle görünmez kalıyor.

Kadınlar ve erkekler farklı beklentilere maruz kalsalar da ortak bir noktada buluşuyorlar: Değerlerini görünüşleri üzerinden tanımlamaya başlamak. Oysa insanın değeri, beden ölçülerine, kilosuna ya da dış görünüşüne indirgenemeyecek kadar karmaşık ve derindir.

Beden utancı, romantik ilişkilerde yalnızca kişinin kendisiyle ilgili düşüncelerini değil, yakınlık kurma biçimini de etkileyebilir. Kişi, partnerinin gözünde nasıl göründüğüne odaklandığında, o anın içinde kalmakta zorlanabilir. Fiziksel yakınlık, bir paylaşım alanı olmaktan çıkıp, performans sergilenmesi gereken bir alana dönüşebilir. Bir yandan bağ kurmak isterken, diğer yandan değerlendirilmekten korkabilir. Yakınlık arzusu ile görünür olma kaygısı arasında sıkışıp kalabilir.

Oysa gerçek yakınlık, kusursuz görünmekle değil, güvende hissedebilmekle ilgilidir. İnsanlar, en güçlü bağları mükemmel olduklarında değil, kırılganlıklarını saklamak zorunda hissetmediklerinde kurarlar. Sevildiğini hissetmek, bazen en kusursuz hâlinle değil, en sıradan ve en gerçek hâlinle kabul görebilmektir.

Belki de bu yüzden bedenle kurduğumuz ilişkiyi yeniden düşünmeye ihtiyacımız var. Bedenimizi sürekli düzeltilmesi gereken bir proje gibi görmek yerine, yaşamı deneyimlediğimiz yer olarak görebilmek mümkün mü? Kendimize yönelttiğimiz eleştirileri biraz olsun yumuşatabilir miyiz?

Çünkü çoğu zaman romantik ilişkilerde bizi zorlayan şey, bedenimizin kendisi değildir. Asıl yükü taşıyan, yıllardır içimizde biriktirdiğimiz utanç, yetersizlik ve kusurluluk hikâyeleridir. Belki de iyileşme, bedenimizi değiştirmekle değil; ona baktığımız yerden başlamaktadır.

Merve Çalışır
Merve Çalışır
Merve Çalışır, Psikoloji lisans mezunudur ve uzmanlığını Aile Eğitimi ve Danışmanlığı alanında yapmıştır. Psikolog ve yazar olarak, psikoterapi, psikolojik danışmanlık ve akademik çalışmalar alanlarında kapsamlı bir deneyime sahiptir. Uzmanlık alanları arasında yeme bozuklukları, ergenlik dönemi sorunları, sınav kaygısı, duygudurum bozuklukları, meslek seçimi ve kariyer problemleri ile romantik ilişkiler yer almaktadır. Merve Çalışır, ergen, yetişkin, çift ve ailelere yönelik online ve yüz yüze terapi hizmetleri sunmaktadır. Ayrıca, ulusal dergiler ve dijital platformlarda, psikolojik danışmanlık alanındaki uzmanlık konularına dair düzenli yazılar kaleme almaktadır. Toplumsal ve bireysel farkındalığı artırmak amacıyla, ulusal radyo programlarına katılarak ve eğitim-seminerlerde konuşmalar yaparak alandaki bilgi ve deneyimlerini geniş bir kitleyle paylaşmaktadır. Psikolojiye olan ilgisi, lisans eğitimine başladığı günden bugüne kadar her bireyin yaşadığı süreçlerin anlamını ve etkisini keşfetmek üzerine şekillenmiştir. Değişim ve farkındalık yaratmak, onun profesyonel yolculuğunda temel hedefi olmuştur. Şimdi ise, yazarlık kariyerinde psikolojik bilgilerini, empatik bakış açısını ve deneyimlerini dergimiz aracılığıyla siz değerli okuyucularla buluşturmayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar