Bir hata yaptığında içindeki sesi hiç fark ettin mi? Bu durumda genellikle kendine söylediğin şeyler, başkasına asla söyleyemeyeceğin kadar kırıcı olabilir. Modern çağla birlikte, genellikle hep daha iyi olmaya, mükemmel olmaya odaklanabiliyoruz. Sosyal medya, bu davranışlara iten en önemli faktörlerden biridir. Sosyal medyada başka insanların mutluluklarını ve başarılarını görerek kendimizi bazen eksik hissedebiliyoruz. Bu da kendimize daha kötü davranmamıza sebep olabiliyor. Kendimizin eksik yanlarına odaklanıyoruz. Tam bu noktada öz şefkatimiz devreye giriyor.
Öz şefkat nedir?
Genel tanımı, kişinin zor anlarında kendine anlayışlı ve şefkatle yaklaşabilmesidir. Kristin Neff, öz şefkati üç temel üzerinden açıklar:
- Kendine karşı nazik olmak
- Ortak insanlık deneyimini hatırlamak
- Farkındalık geliştirmek (Neff, 2003)
Neff, sıklıkla şu düşünceyi vurgulamaktadır: “Kendine sevdiğin bir dostuna davranır gibi davran.”
Öz şefkat neden her zaman iyi gelmez?
Bunun en önemli sebebi, toplumumuzda yaygın bir düşünce olan “kendine ne kadar kötü davranırsan, o kadar başarılı olursun” inancıdır. Bu düşünceye inanan ve sahip olan kişiler, kendilerini psikolojik olarak yıpratmaktan çekinmeden hayatlarına devam ederler. Sonuç olarak daha ciddi problemlerle karşılaşabilirler. Yapılan araştırmalarda, öz şefkat düzeyi yüksek bireylerin başarısızlık karşısında daha dayanıklı oldukları, kaygı düzeylerinin daha düşük olduğu ve psikolojik iyi oluşlarının daha yüksek olduğu bulunmuştur (Neff, 2003; Germer, 2009).
Öz eleştirinin fazla olması, kaygıyı artırabilir, özgüveni azaltabilir, hata yapma korkusunu artırır ve erteleme davranışına yol açar.
İnsan olduğun için mükemmel olma zorunda değilsin.
Brené Brown, kırılganlık üzerine yaptığı çalışmalarında şu önemli düşünceyi paylaşır: “Kusurluluklarımız bağlantı kurmamızı sağlar.” (Brown, 2010). Kendi hayatımızı yaşadığımız için çoğu zaman sadece kendimizin hata yaptığını sanırız. Aslında her insan hata yapar ya da kendini başarısız hisseder. Bu, insan olmanın doğasında vardır. Önemli olan, bu olumsuzlukları öz şefkatle nasıl yönetebildiğimizdir.
Öz şefkati güçlendirmek için günlük hayatta yapılabilecekler:
- İç sesinin farkına varmak: İç sesinin seni eleştirdiğini anladığın an onu susturmalısın. Sonrasında kendine şu soruyu sormalısın: “Ben bunları en yakın arkadaşıma söyler miydim?”
- Duygularının açığa çıkmasına izin vermek: Olumsuz duyguları hemen bastırmaya çalışma.
- Kendine şefkat mektubu yazmak: Yaşadığın zorlukla ilgili kendine şefkatli bir mektup yaz.
- Mükemmeliyetçilikten uzaklaşmak: Mükemmeliyetçi düşüncelerden uzaklaşmak, kendini eleştirmeni engelleyecektir.
- Kendine mola vermek: Gün içerisinde sıkıştığını hissettiğinde, düşüncelerini yönetemediğinde kendine nefes molaları ver. Nefes egzersizleri ve kısa yürüyüşler iyi gelecektir.
Psikoterapi süreçlerinde sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri, danışanların kendilerine başkalarına gösterdiklerinden çok daha az anlayış göstermeleridir. Özellikle mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu ve değersizlik duyguları yaşayan bireylerde yoğun öz eleştiri dikkat çeker.
Kitap önerileri:
Öz Şefkat – Kristin Neff
Kusursuz Olmanın Hediyeleri – Brené Brown
İnsanın Anlam Arayışı – Viktor Frankl
Belki de bugün kendinize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir: “En yakın dostuma gösterdiğim şefkati, kendime ne kadar gösterebiliyorum?”


