Çocuk Gelişimine Oyunun Katkısı
Oyun; bireyin yeteneğini, zekasını geliştiren ve belirli kuralları olan bireyin de güzel ve eğlenceli vakit geçirmesine destek veren bir etkinlik olarak ifade edilmektedir. Bireyin gelişim evresinin her safhasında beden, ruh sağlığı ile kişinin duygusal, bilişsel, sosyal gelişimine katkı sağlayan oyun önemli bir gelişim destekçisidir. Gerek çocuğun ev ortamında gerek okul ortamında oyunun etkin kullanılması çocuğun bütünsel gelişimi için vazgeçilmez unsurlardan biridir. O nedenledir ki evde ebeveynler, okulda ise öğretmenler çocuğun gelişimi açısından iyi bir rehber olmalıyken oyun ve oyun enstrümanı olan oyuncakların yerinde, zamanında, yeterli, amaca uygun sunulması gerekir. Bu noktada çocuğun çevre düzenlemesinde çocuğun yaşına ve seviyesine uygun oyunlarla ve oyuncaklarla oynatılması sağlıklı bir gelişim sürecinin önemli bir parçası olacaktır (Bekmezci vd., 2015).
Çocuğun oynayacağı oyuncağın yaşına ve amacına uygun olarak kullanılması ile çok yönlü gelişimi desteklenmiş olurken çocuğun kendi duygu ve bedenini tanıması açısından da kıymetlidir. Örneğin; okulda veya evde öğrenmede, bilişsel gelişim sürecinde oyun destekli aktivitelerle öğrenme daha eğlenceli kılınarak etkin ve verimli olacaktır. Çocuğun psikomotor ve fiziksel gelişim sürecinde de örneğin; tuvalet eğitiminin oyuncaklar aracılığı ile verilmesinde, el kaslarının ve el-göz koordinasyonunu gelişiminde oyuncakların kullanılmasında oyunun etkisinin önemi gözlemlenmektedir. Diğer taraftan çocuğun duygusal, sosyal ve kişilik gelişiminde adeta bir taklit mekanizması ile empati kurmasını sağlayarak oyun esnasında bazen anne, bazen baba gibi ebeveyn, bazen bir hemşire, bazen bir öğretmen gibi meslek, bazen tavşan, kedi gibi hayvan, bazen bir papatya, bazen de bir çilek gibi bitki ve meyve profilleriyle özdeşim kurarak algı, anlama, empati vb. birçok duygu, düşünce sürecini anlamaya çalışmasında oyun çocuğa kolaylık sağlamakta, hayatın bir egzersizi, pratiği ortamını sunmaktadır (Polat vd., 2023).
Çocuğun gerek sosyal gerekse de iletişim becerilerini öğrenirken başkaları ile oynamaya gereksinim duyarken toplumda kabul gören davranışları da öğrenmesinde oyun ve oyun arkadaşlarının oldukça değerli bir rolü olduğu görülmektedir. Bireyi hayata hazırlama sürecinde eğlenceli bir tanıma, anlama imkanı sunan oyunlar, çocukların arkadaşları ile olan ilişkilerini başlatması, bu ilişkileri devam ettirmesi, bu süreçte ise karşılaştığı problemlerle mücadele edebilmesine katkı sunarak çocuğa bu sürecin deneyiminde yaşamın gereklerini, sosyal ilişkilerin düzenlerini öğretir. Oyunlar bireyin yaşama hazırlanmasında tıpkı bir pratik, erken uygulama sahası imkanı sunmaktadır ki aslında oyunlar bu rolleriyle çocuğun gelişim sürecinde önemli bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkar. Bu süreçte çocuk farklı deneyimler kazanarak hayatın gerçeklerine oyunun eğlenceli, zararsız, güzel atmosferinde tüm meraklarını giderme imkanı bularak hazırlanır. Örneğin; toplumsal ilişkilerdeki yardımlaşma, işbölümü, sorumluluk alma, çalışma, problem çözme, liderlik yapabilme, lideri gerekirse takip edebilme, uyum sağlama vb. daha birçok kavramı oyunla oyunda öğrenirken çocuk büyüdükçe bu oyun laboratuvarındaki tecrübelerini, doğruyu yanlışı, karşısındakini neyin üzüp mutlu edeceğini, başarıyı, başarısızlığı, kaybetmeyi, tebrik edebilmeyi, teşekkür edebilmeyi vb. kendi hayatında uygulamış olur, öğrenmiş olur, empatik davranışlarla sosyal kural ve düzeni, diğer insanlarla bir arada huzurlu ve mutlu yaşamanın kurallarını öğrenir, inşa eder (Sezici, 2013).
Yapılan bir araştırmada çocuğun akranlarıyla oyun oynarken özellikle otizmli çocuklarda bu oyunun; sosyalleşme sürecine, konuşma yeteneğine, problem çözme, çatışma çözme ile motor becerilerin gelişimine katkı sağladığı belirlenmiştir. Bunun yanı sıra otizmli çocukların normal gelişim gösteren akranları ile beraber, sosyal etkileşim, iletişim kurallarını fark edebilmelerini, gerekli oyun ortam ve çevre düzenlemesi sayesinde geliştirdiği, bu durumun çocuğa destek olduğu belirlenmiştir (Deniz, 2019).
Sonuç olarak ifade edebiliriz ki oyun; çocuğun kendisini, yaşamını, çevresini, diğer insanları tanıması açısından kendi duygu ve düşüncelerini doğru algılayıp, değerlendirip başkalarının duygu ve düşüncelerini, davranışlarını doğru bir şekilde tanımlayıp, anlaması konusunda yararlı olan etkili bir gelişim aracıdır diyebiliriz. Bireyin dil, duygusal, bedensel, bilişsel, psikomotor, sosyal ve kişilik gelişim sürecinin anlaşılmasında önemli bir destek unsurudur. Oyun sürecinde birey; büyüklerini, büyüklerinin hayatlarını, doğayı, çevreyi, diğer canlıları taklit yolu ile anlamaya, anlamlandırmaya çalışır ve bu süreçteki deneyimleri ile gelişiminin bir getirisi olarak öğrenme sürecini de gerçekleştirmiş olur. Çocuk bu esnada eğlenerek öğrenirken mutlu olur, beraberinde de güzel vakit geçirmiş olur. Oyun; çocuğun hayal dünyasını da desteklerken gerek dil gelişimi, gerek toplumsal davranış kurallarının öğrenilmesini sağlar. Bazen kurallı, bazen kuralsız olan oyunlar çocuğun isteyerek oynadığı ve onu bireysel ilişkilerinin yanı sıra toplumsal uyuma da hazırlayan bir nevi doğal bir deneyim laboratuvarı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kaynakça
- KAYNAKLAR Bekmezci, H., Özkan, H. ( 2015 ). Oyun ve Oyuncağın Çocuk Sağlığına Etkisi, İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Dergisi, 5 ( 2 ), 81-87, S. 82, 86. Deniz, A.D. ( 2019 ). Çocuk Merkezli Oyun Terapisinin Otizmli Çocuklarda Sosyal Becerilerin Gelişimine Etkisinin İncelenmesi, Konya, S. 4-5. Polat, B., Kara, M. ( 2023 ). Oyuncak ve Oyun Oynamanın Çocuk Gelişimine Etkisi, Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 1, 1-10, S. 7. Sezici, E. ( 2013 ). Okul Öncesi Çocuklarda Oyun Terapisinin Sosyal Yetkinlik ve Davranış Yönetimine Etkisi, S. 10-11.


