Çarşamba, Mayıs 6, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Psikolojide Anamnez

Psikoloji ve psikiyatride anamnez, bireyin mevcut durumunu anlamak ve tedavi planını oluşturmak için birden fazla alanda (psikolojik, biyolojik, sosyal, kişisel tarih, tıbbi geçmiş vb.) sistematik ve amaca yönelik biçimde bilgi toplama süreci olarak tanımlanabilir. Anamnezin önemi; hatalı müdahale ve tanı gibi birçok durumu engelleyebildiğinden, terapötik ilişki sürecinin başlangıcı olduğundan ve terapiste müdahale planını oluşturmada yardımcı olduğundan gelir. Anamnez, uzmanın haberdar olması gerekenleri belirli teknikler ve stillerde bulmasını sağlar. Anamnez çoğunlukla ‘ilk görüşme (intake interview)’ sırasında alınmaya başlanır ama ilk görüşme süresinde bitmez, süreç içinde devam edebilir. Psikoloji literatüründe anamnezin denk düştüğü yerin ‘öykü alma’ yani ‘history taking’ denen terim olduğu söylenebilir. Yerine kullanılan bir diğer terimin ‘klinik görüşme’ yani ‘clinical interview’ olduğu görülür. Fakat klinik görüşme daha geniş bir ifadedir; sadece anamnez almayı nitelemez ayrıca değerlendirmeyi de niteler. Klinik görüşme anamnezi (öykü alma) içinde barındırır ve terapötik süreci başlatır. Literatürde bu iki kavramın farklı olarak görülmesine rağmen pratikte birbirinin yerine kullanılmasının sebebi klinik görüşmede zaten anamnezin alınmasıdır. Bu yüzden bu yazıda anamnez alma teknikleri ve yaklaşımları anlatılmadan önce klinik görüşme stilleri tanıtılmıştır.

Klinik Görüşme Stilleri

Klinik görüşme stilleri temel olarak 3’e ayrılır:

1- Yapılandırılmış Klinik Görüşme (Structured Clinical Interview)

Önceden belirlenmiş soru seti ve belirli bir sırayla yürütülen görüşme stilini tanımlar. Amaç daha çok tanı koymak ve referansa göre sistematik değerlendirme yapmaktır. Her bireye aynı sırayla ve yöntemle uygulanır, standartlaştırma öncelenir. Kullanım alanında genellikle referans DSM-5 ya da ICD-11’dir. DSM-5 referansına göre yapılandırılmış klinik görüşmede ‘SCID-5’ versiyonları kullanılır. Türkçeye uyarlanması ve güvenirlik çalışması bulunmaktadır. ICD-11 referansına göre yapılandırılmış klinik görüşmede ‘FLII-11’ versiyonları kullanılmak üzere çalışmalar devam etmekte ve küresel olarak birçok farklı ülkede araştırmalar yürütülmektedir. Araştırma metodolojisinin tanıtıldığı ek kaynakça bölümünde belirtilmiştir. Kullanılan diğer araçlar; ‘Mini Uluslararası Nöropsikiyatrik Görüşme (MINI)’ ve ‘Bileşik Uluslararası Tanı Görüşmesi (CIDI)’ olarak gösterilebilir.

2- Yarı Yapılandırılmış Klinik Görüşme (Semi-Structured Clinical Interview)

Temel sorular ve başlıkların bulunduğu ama terapistin gerektiğinde esneklik gösterebildiği görüşme stilini tanımlar. Açık uçlu soruların bulunduğu ve genelde burada alınan cevaplara göre derinleşildiği ya da yön değiştirildiği görüşme stilidir. Amaç hem veri toplamak hem de süreci başlatmaktır. Pratikte en çok kullanılan klinik değerlendirme stilidir. Kullanım alanındaki referans çeşitliliği daha fazladır. DSM-5 referansına göre yarı yapılandırılmış klinik görüşmede yine ‘SCID-5’ versiyonları kullanılır. ICD-11 referansına göre yarı yapılandırılmış klinik görüşmede ‘SCII-11’ kullanılır. Kullanılan diğer araçlara örnek olarak; ‘Nöropsikiyatride Klinik Değerlendirme Çizelgeleri (SCAN)’, ‘Anksiyete ve İlgili Bozukluklar Görüşme Çizelgesi (ADIS)’, ‘Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi (K-SADS)’ gösterilebilir.

3- Yapılandırılmamış Klinik Görüşme (Unstructured Clinical Interview)

Önceden belirlenmiş herhangi bir sorunun veya planın olmadığı, bireye özgü uyarlanan görüşme stilini tanımlar. Akış bireye göre şekillenir, terapist olabildiğince esnektir ve açık uçlu sorular kullanır. Amaç daha çok birey merkezli süreci ilerletmek ve bağı güçlendirmektir. Kullanım alanındaki çeşitliliği oldukça geniştir, belirli bir standart görülmez. Bu yüzden pratikte en çok tartışmanın görüldüğü görüşme stili olduğu söylenebilir. Belirli bir referans bulunmadığından terapistin uzmanlığı daha ön plandadır.

Anamnez Alma Teknikleri ve Yaklaşımları

Bu 3 temel klinik görüşme stilinin anamnez alma teknikleri ve yaklaşımlarında da olduğunu söyleyebiliriz. Bu stillerin dışında kalan ya da bu klinik görüşme stillerine dahil olan anamnez alma teknikleri ve yaklaşımlarından bazılarına bakalım:

  • 1- Açık Uçlu Soru Tekniği (Open Ended Questioning Techniques): Bireyin serbest anlatımını teşvik eden, evet/hayır soru kalıbının genişletildiği tekniktir. Sorular ne? nasıl? gibi kelimelerle başlayıp derinleşmeyi amaçlar. Yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış klinik görüşme stilinde kullanılır.

  • 2- Kapalı Uçlu Soru Tekniği (Close Ended Questioning Techniques): Bireyi önceden belirlenmiş cevaplarla sınırlayan, evet/hayır tipi soru kalıplarının kullanıldığı tekniktir. Hız, nicellik ve standart olma amaçlanır. Yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış klinik görüşme stilinde kullanılır.

  • 3- Derinleştirme Tekniği (Probing Techniques): Klinik görüşmede bireyin verdiği bir yanıtı daha ayrıntılı, açık ve derin hale getirmek amacıyla kullanılan takip soruları ve sorgulamayı içeren tekniktir. Amaç eksik bilgiyi tamamlama, ulaşmadır. Yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış klinik görüşme stilinde kullanılır.

  • 4- Yansıtma Tekniği (Reflection): Bireyin ifade ettiği duygu, düşünce veya deneyimi terapistin formüle ederek yeniden geri sunması tekniğidir. Amaç bağı güçlendirmek, empati ve içgörü gelişimini desteklemektir. Yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış klinik görüşme stilinde kullanılır.

  • 5- Biyopsikososyal Model (Biopsychosocial Model): Psikolojik, biyolojik ve sosyal boyutların birlikte ele alındığı ve bu amaçla sürecin yürütüldüğü yaklaşımdır. Amaç bütüncül bir vaka formülasyonu ve bu üç alanda yoğunlaşmadır. Yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış klinik görüşme stilinde kullanılır.

  • 6- Problem Odaklı Yaklaşım (Problem-Focused Approach): Bireyin şikayeti ve semptomların üzerine yoğunlaşılan yaklaşımdır. Kısa süreli etki ve çözüm öncelenir. Çoğunlukla anamnez müdahale etmek ve plan oluşturmak için alınır. Yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış klinik görüşme stilinde kullanılır.

  • 7- Sistemik Yaklaşım (Systemic Approach): Bireyin ilişkiselliği ve bağları üzerine yoğunlaşılan yaklaşımdır. Bireyden ziyade kişilerarası ya da birey ve dahil olduğu çevreler üzerinden anamnezin alınması öncelenir. Amaç kişinin etkileşimini ve çevresiyle olan ilişkisini anlamak ve bireysel değil yapısal değerlendirmedir. Yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış klinik görüşme stilinde kullanılır.

Kaynakça

Yasincan Yıldırım
Yasincan Yıldırım
19 Temmuz 2002 İstanbul doğumlu Yasincan Yıldırım, lisans eğitimini Üsküdar Üniversitesinde tamamlamıştır. İlkokul ve ortaokul seviyesindeki öğrencilerle çalışmış ve eğitim danışmanlığı deneyimi kazanmıştır. Psikoloji disiplinine katkı sağlamak amacıyla yazarlık yapmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar