Pazar, Nisan 26, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Obsesif Kompulsif Bozukluğun Biricik Yöntemi: Hiçbir Şey Yapmamak

Diyelim ki kahvenizi hazırladınız ve ödevinizi yapmak için masa başına oturdunuz. Bir anda zihninizde düşünceler uçuşmaya başlar. ‘Acaba ısıtıcının fişini çektim mi?’ Basit bir düşünce gibi gözükebilir ama obsesif düşünceler yaşayanlar bilir ki bu düşünce rahatsız etmeden gitmez. İçinizden cevap verirsiniz ‘evet, çektim.’ Sonra düşünce devam eder ‘emin misin, ya çektiğini hatırlıyorsan ama aslında çekmediysen gidip kontrol etmelisin yoksa sonuçları çok kötü olabilir ve hepsi senin suçun olur.’ Basit bir düşünce ne kadar da güçlendi ve bir anda bütün kontrolü size bıraktı değil mi? İşte bu ısrarcı ve rahatsız edici düşüncelere obsesyon diyoruz. Şimdi devam edelim. Masadan kalktınız ve kontrol ettiniz, evet gerçekten çekmişsiniz. Tam kapıdan çıkacakken bu sefer başka bir düşünce gelir, ‘ ya tam kontrol edemediysen tekrar bakmalısın.’ Tekrar kontrol edersiniz sonra başka bir düşünce gelir ve tekrar kontrol davranışında bulunursunuz. İşte böylelikle kompülsüyonların yapılmasıyla içinden çıkılmasının zor olduğu bir döngüde kendinizi bulursunuz. Okurken bile eminim ki az da olsa rahatsız hissetmişsinizdir ama bu sahne OKB’ye sahip bireyler için sıradan, günlük bir durum. Emin olun ki o kişiler de oldukça rahatsız hissediyor ama kompulsüyon gerçekleştirme dürtüsü ve sonuçlarının getirdiği suçluluk o kadar güçlü ki çoğu zaman direnmelerine rağmen karşı koyamıyorlar.

Patika Metaforu ve OKB

Geçenlerde dinlediğim bir podcastte OKB’yi patika metaforu ile ele alıyordu ve benim oldukça ilgimi çeken bir yaklaşım oldu. Size de bundan bahsetmek istiyorum. Patika yolları bilirsiniz, normalde bu yollar çalılarla ya da yabani otlarla kaplıdır ama bir gün birisi bu yoldan bir kez geçmiştir, ardından başka birisi ve sonra birisi daha… Bir süre sonra bakarız ki bu otlarla kaplı alan gayet bir yola dönüşmüş. Bu durumu OKB ile şöyle bağlamak istiyorum. Yaşadığımız obsesyonlardan kurtulmak için az önce anlatmış olduğum gibi çeşitli kompülsüyonlar yaparız. İşte bu kompülsüyonların başladığı nokta bizim o çalılar ve otlarla dolu alandan bir kez geçmemize karşılık gelir. Yani bu durum bizim beynimizdeki sinaptik bağ yapısında bir etkileşim oluşmasına sebep olur. Sonra birkaç sefer daha bu kompülsüyonları yaptıkça patika yol giderek belirginleşmeye başlıyor yani beynimizdeki sinapslar güçleniyor ve öğreniyor. ‘Demek ki, obsesif düşünceler geldiğinde kompulsüyon yapmamız gerekiyor.’ Beynimiz zamanla bunu öğrenmiş olur ve bunun sonucunda da bu bağ o kadar güçlenmiş olur ki kişi kompulsüyonu yerine getirmediğinde doğal olarak kendini kötü hissetmeye başlar. Çünkü o patika artık o kadar net bir yola dönüştü ki kişi her seferinde o yolu tercih ediyor. Yani obsesyonu sonucunda kompulsüyonu yerine getiriyor. Bu durum da kırılması zor bir bağa dönüşüyor. İşte patika metaforu tam olarak zihnimizdeki sinaptik bağlara karşılık geliyor. OKB tedavisinde asıl amaç bu sinaptik bağları zayıflatmak ve o patika yolun tekrardan çalılarla kaplanmasını sağlamak.

Biricik Yöntem: Hiçbir Şey Yapmamak

Obsesyonlardan ve kompulsüyonlardan kurtulmak için yapılması gereken en etkili yöntemlerden birinin aslında hiçbir şey yapmamak olduğunu öğrenmek bana da ilk başlarda oldukça garip gelmişti ama gerçekten yapılması gereken şey hiçbir şey yapmamak. Yani ne demek istiyorum, rahatsız edici düşünceler ve obsesyonlar zihnimize geldiğinde yapılması gereken herhangi bir eylemde bulunmamak. Bu eylem davranış da olabilir, zihinsel bir ikna da olabilir. Asıl odaklanılan nokta harekete geçmemek ve ne yapıyorsanız yapmaya devam etmek. Bunu söylemek kolay olsa da uygulaması tabii ki de o kadar kolay olmayacaktır. Özellikle o ilk kompulsüyonu yapmamak kişi için gerçekten çok zorlayıcı olabilir. Örnek üzerinden gidelim, mesela ısıtıcının fişini acaba çektim mi? Diye bir obsesif düşünce geldiğinde yapmamız gereken gidip ısıtıcıyı kontrol etmek değil çünkü bu kısa vadede rahatlatır ancak uzun vadede kompulsüyonu güçlendirir. Yapmamız gereken o rahatsız edici düşünceyle durmak ve kontrol etmemek. İlk denemede tabii ki kaygı doğal olarak çok yükselecektir ancak unutmayın ki kaygı sonsuza kadar sürmez. Yerkes-Dodson yasasına göre kaygı önce çok yükselir ancak siz herhangi bir eylemde bulunmadığınızda bir süre sonra bedeniniz ve zihniniz kaygıya karşı duyarsızlaşma sürecine girmeye başlar ve zamanla kaygı seviyeniz düşer. İşte böylelikle zamanında güçlenmiş olan sinaptik bağlar zayıflamaya başlar ve beyin artık eylemde bulunmasa da bir sorun olmayacağını yavaş yavaş öğrenir.

Biliyorum, kompulsüyona karşı o ilk adımı atmak ve eylemde bulunmamak çok zor geliyor, çok kaygılı hissettiriyor ama kısa vadede hissedeceğiniz kaygı uzun vadede iyileşmenizi sağlayacaktır. OKB patoloji arasında iyileşme oranı en düşük olan bozukluklardan birisi olsa da obsesyonları ve kompulsüyonları bir nebze de olsa kontrol altına almak ve günlük hayatınızı devam ettirmenizi sağlamak hiçbir şey yapmayarak mümkün olabilir.

Fatmanur Uğuz
Fatmanur Uğuz
Fatmanur Uğuz, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencisidir. Gelişim psikolojisi ve klinik psikoloji alanlarında çeşitli kliniklerde ve akademik çalışmalarda staj deneyimleri edinmiştir. Sanat terapisi, akran zorbalığı ve psikoeğitim temalı eğitim programlarına katılmıştır. Yazılarında ağırlıklı olarak gelişim psikolojisi ve klinik alan konularına, özellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT) temelli unsurlara yer vermektedir. Psikoloji yazılarıyla alana içerik üretmeye ve katkı sağlamaya devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar