Perşembe, Aralık 4, 2025

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Yetişkinliğin Tanımı Mı Değişti? Sessiz Çığlık Beliren Yetişkinlik

Beliren Yetişkinlik Kuramı Işığında Gençlik ve Beklentiler

21. yüzyılda genç olmak; artan belirsizlikler, kimlik geçişleri, ekonomik kırılganlıklar, toplumsal beklentiler gibi başlıklar altında oldukça karmaşıktır. Beklentiler arasında sıkışan genç bireyler, gelişimsel olarak geçiş dönemine işaret eden beliren yetişkinlik kavramının ortasında yer almaktadır. Ne tam anlamıyla bir ergen ne de tam anlamıyla bir yetişkin… İki uçta sıkışmış bir kimliktir. Çocuklukla yetişkinlik arasında kaygan bir zemindir.

Bu dönemde büyüme korkusu öne çıkan psikolojik mekanizmalardan biridir. Bireyin yetişkinliğe geçişte yaşadığı kaygı, sorumluluk ve bağımsızlaşma korkusunu ifade eder. Büyümek, sadece yaş almak değildir. Kendi kararlarını almak, bu kararların sonuçlarıyla baş edebilmek, hayata yön verebilmek, sorumluluk almaktır. Genç birey hem bağımsız olmak ister hem de bu bağımsızlığın ağırlığından kaçar. Bu korku sadece sorumluluklardan değil, ihtimallerin sonsuzluğundan da kaynaklanır. Yol ayrımlarının fazlalığı kişiyi korkutabilir. Çünkü bu dönemde kimlik arayışı, üniversite eğitimi, iş bulma süreci, ekonomik bağımsızlık kazanma ve aileden ayrılma, ilişkilere yön verme gibi birçok önemli konu bir arada yaşanır.

Günümüz toplumunda bu dönem giderek daha belirgin hale gelmektedir. Beklentiler, toplum ve dünya her geçen gün değişmektedir. Birkaç kuşak öncenin gençleri 20’li yaşlarında iş sahibi olup evlenip kendi ailelerini kurarken, günümüzde eğitim süreçlerinin uzaması, iş hayatına geçişin gecikmesi ve iş bulmada yaşanan zorluklar, evlilik yaşının ilerlemesi, ekonomik koşulların ağırlaşması kişilerin bu dönemde daha uzun süre kalmasına yol açmaktadır. Bunun sonucunda kişi, karar vermektense ertelemeyi seçer. Erteleme, aslında büyümeyi biraz daha geciktirme çabasıdır.

Büyümek ise kaçınılmazdır. Beliren yetişkinlikte asıl konu bu korkuyu bastırmak değil, onunla yürümeyi öğrenebilmek, kendi hayatını kurma cesareti gösterebilmektir.

Arnett’in Işığında: Beliren Yetişkinlik Nedir?

Jeffrey Arnett tarafından 2000’li yıllarda tanımlanan beliren yetişkinlik, 18-29 yaş aralığında yer alan bireylerin kimlik arayışını, bireysel özerklikleriyle ilgili mücadelelerini tanımlar. Bu dönem, bireylerin çocukluktan çıktığı fakat henüz yetişkin rollerini üstlenemediği, ‘geçici durak’ olarak adlandırılan bir süreçtir. Beliren yetişkinliğin temel özelliklerinden biri belirsizlikle baş etme becerisi ve yaşamın gidişatını şekillendirmeye dair özgürlük ile tanımlanmasıdır. Aynı zamanda kişi, çeşitli olasılıkları deneyerek zirveyi amaçlar.

Bu dönemde bireyler, genellikle beş özellik etrafında şekillenen bir deneyim yaşarlar. Bu özellikler beliren yetişkinliği, ergenlik ve genç yetişkinlikten ayırır:

  1. Kimlik keşfi

  2. Yaşam yönünde belirsizlik

  3. Kendini farklı alanlarda deneme

  4. Bağımsızlaşma çabası

  5. Artık çocuk sayılmama hissi

Arnett’in tanımlamasına karşılık, kişi 20’lerinin sonuna geldiği halde kendisini yetişkin olarak tanımlayamadığında açıklanması gereken yeni bir durum ortaya çıkar: Peter Pan Sendromu.

Peter Pan Sendromu

Dan Kiley’in (1983) Peter Pan sendromu olarak tanımladığı büyüme korkusudur. Barrie’nin ünlü karakteri Peter Pan’dan adını alan sendrom, büyümek istemeyen bireyleri ifade eder. Bireyin yetişkinlik sorumluluklarından kaçınması, çocukluk ve ergenlik dönemindeki gibi davranması, bağımsızlığı reddetmesiyle tanımlanır. Kişi, fiziksel olarak yetişkin olsa da duygusal ve sosyal açıdan büyümeyi istemez.

Kavram ilk ortaya atıldığında erkeklere atfedilse de günümüzde sadece erkeklere özgü değildir. Peter Pan, sonsuza kadar çocuk kalmayı ve sorumluluklardan uzak bir yaşam sürmeyi seçmiştir. Kiley’in kullandığı bu metafor, psikolojik olarak yetişkinliğe geçmede zorlanan bireyleri anlamak açısından önemlidir.

Yetişkin olamayan kişilerin yaşadığı sorumsuzluk, bağımlı ilişkiler, haz odaklı yaşam, bağlanma sorunları özellikler arasındadır. Bu sendrom genellikle kaçıngan bağlanma ile ilişkilidir. Kaçıngan bireyler duygusal yakınlıktan kaçınır, bağımsızlıklarını aşırı önemser ve güvenmekte zorlanır. Peter Pan sendromunda da bu durumlar görülür. Bu kişiler iş, aile gibi yetişkinlik görevlerinden kaçar veya uzun süre devam ettiremez. Uzun süreli ilişkilerden korkma ve bağımsız kalma isteği mevcuttur. Kişilerde karar vermekte güçlük ve erteleme eğilimi görülür. Çocukluk döneminde yeterli güven hissetmemiş ve destek görmemiş ya da aşırı koruyucu ebeveyne sahip sorumluluk gelişimi sınırlı kalmış kişiler yetişkinlikte bu sendromu gösterebilir. Kiley, bu durumun bir hastalık olmadığını ancak görmezden gelinemeyeceğini vurgulamıştır.

Arada Kalmanın Psikolojisi

Beliren yetişkinlik dönemi, bireyin hem iç dünyasında hem sosyal yaşamında çok sayıda değişimi içerir. Dönemin özelliklerinden biri de istikrarsızlıktır. Farklı iş deneyimleri, farklı ilişkiler kurma ve yer değiştirme gibi durumlar bu dönemde sıkça görülür. Yaşanan hareketlilik, bireye farklı deneyimler kazandırırken aidiyet ve istikrarı zorlaştırır.

Değişimlerin tümü esneklik, duygusal dayanıklılık ve kararsızlıkla baş etme becerisi gerektirir. Bu dönemde yaşanan zorluklar sürecin doğal bir parçasıdır. Ancak süreç uzadıkça kararsızlık, motivasyon düşüklüğü ve gelecek kaygısı gibi duygusal deneyimlere zemin hazırlayabilir. Yetişkin rollerine hazır hissetmeme ve toplumsal beklentileri karşılamada yetersizlik duygusu, kişilerde umutsuzluk hissini besleyebilir.

Beliren yetişkinlik dönemi yalnızca bir ‘sıkışmışlık’ hali olarak değil; aynı zamanda potansiyel barındıran, kimliğin yeniden şekillendiği ve bireysel sınırların test edildiği verimli bir dönem olarak tanımlanır. Bu süreçte güçlü fırsatlar da mevcuttur. Beliren yetişkinler, yaşamın sunduğu şanslara en açık oldukları dönemdedirler. Süreçte destekleyici çevre, model alınan kişiler, bireysel farkındalık ve psikoeğitim kaynaklarına erişim gelişim yönünü doğrudan etkileyebilir.

Dönemin daha sağlıklı geçirilmesi açısından öz şefkat, bilişsel esneklik ve kendini kabul gibi psikolojik dayanıklılık unsurları anahtarlar arasında yer alır. Bu geçiş ne eksiklik ne de gecikmiş bir gelişimdir. Belirsizliğin rahatsız edici ama yaratıcı doğası, bireyleri şekillendirir ve hayatı kurma fırsatı verir.

Kaynakça

Arnett, J.J. (2000). Emerging adulthood: A theory of development from the late teens through the twenties. American Psychologist.

Kiley, D. (1983). The Peter Pan syndrome: Men who have never grown up. Dodd, Mead & Company.

Ateş, N., & Özden Yıldırım, M.S. (2018). Büyüme Korkusu Ölçeği’nin (BKÖ) geliştirilmesi: Geçerlilik ve güvenirlik çalışması. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 10(24), 158-175.

Elif Yağmur Şişman
Elif Yağmur Şişman
Yağmur Şişman, Kültür Üniversitesi’nde psikoloji lisans eğitimine devam etmektedir. Üniversite eğitimine paralel olarak farklı kurumlarda staj yaparak alana dair gözlemlerini çeşitlendirmekte ve mesleki deneyimini her geçen gün geliştirmektedir. İnsan zihninin karmaşıklığına, duyguların davranışlara etkisine ve bireysel dönüşüm süreçlerine duyduğu ilgi, onu psikolojinin farklı alanlarına yönlendirmektedir. Psikolojiyi yalnızca bilimsel bir disiplin değil, aynı zamanda insanı anlama, ona dokunma ve iç dünyasına eşlik etme gücüne sahip bir dil olarak görmekte; yazılarını bu anlayışla kaleme almaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar