Perşembe, Nisan 9, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Yastığa Vurmak Öfke Azaltır: Popüler Psikolojinin En Büyük Yalanı

Katarsis Teorisi ve Hidrolik Model

Hepimizin mutlaka bir yerde duyduğu veya gördüğü öfkeliysen yastığı yumrukla, sakinleşirsin efsanesi. Nasıl efsane olabilir öfkeni boşaltıyorsun ve rahatlıyorsun işe yarayan bir yöntem diye düşünebilirsiniz. Aslında psikolojide buna katarsis etkisi (arınma) diyoruz. Katarsis teorisi, kökeni Yunanca “temizlenme” veya “arınma” anlamına gelen katharsis kelimesine dayanan, öfkeyi dışa vurmanın psikolojik durumu iyileştireceğini savunan bir yaklaşımdır. Sigmund Freud ve Breuer tarafından geliştirilen bu teori, öfkenin kapalı bir kaptaki hidrolik basınç gibi içeride biriktiğini öne süren “hidrolik model” üzerine kuruludur. Bu modele göre, eğer öfke küçük miktarlarda dışarı salınmazsa (örneğin bir yastığı yumruklayarak veya saldırganlığı izleyerek), sonunda tehlikeli ve kontrolsüz bir patlamaya yol açar yani kısaca anlatmak gerekirse bastırılmış, birikmiş ya da çok yoğun duyguların güvenli şekilde dışa vurulup kişinin rahatlama sürecidir.

Kısa Vadeli Rahatlama ve Uzun Vadeli Zararlar

Fakat katarsis etkisi tek başına yapıldığında bize kısa vadeli rahatlama sağlatır biz psikolojide kısa vadeli çözümlerdense uzun vadeli çözümlere odaklanırız. Çünkü kısa vadede işe yarıyor olması her zaman faydalı olduğu anlamına gelmiyor. Uzun süreli sonuçları bizim için önemlidir tıpkı yastığı yumruklayınca öfkenin geçeceği efsanesindeki gibi kısa sürede bizi rahatlatsa da araştırmalarda uzun vade de ise öfkeyi dışa vurmanın insanların saldırganlığını arttırdığını kanıtlamıştır. Araştırmalara göre bir şeyler yumruklayarak öfkeyi dindirmek yerine, fizyolojik uyarılma seviyesini artırarak kızgınlığı daha da körüklediğini kanıtlamaktadır. Katarsis teorisinin aksine, öfke duyulan kişiyi düşünerek yapılan dışa vurumlar bireyi daha kavgacı hale getirmektedir. Buna başka bir örnekte günümüzde yeni yeni popüler olmaya başlayan “öfke odaları” para verilip bir odaya girilip eşyaların kırıldığı odaların olduğu sosyal medya videoları karşınıza çıkmıştır peki öfkeyi kontrollü bir şekilde dışa vurmak uzun vadede yararlı değilse nasıl öfkemizi kontrol altına alabiliriz?

Öfkeyi Azaltmanın Bilimsel Yolları

Bilimsel araştırmalar, öfkeyi azaltmanın en etkili yolunun fizyolojik uyarılma seviyesini (physiological arousal) düşürmek olduğunu göstermektedir. Fizyolojik uyarılmayı düşürmenin birçok yolu vardır bunlardan bazıları sakinleştirici aktiviteler (derin nefes egzersizleri, aşamalı kas gevşetme teknikleri ve yavaş akışlı yoga), dikkati başka yöne çekmek (Distraction), hiçbir şey yapmayıp zaman tanımak (10’a kadar saymak ya da kısa bir mola), eğlenceli fiziksel aktiviteler fiziksel uyarılmayı düşürür. Koşmakta aslında doğru bilinen bir yanlıştır öfke anında koşmak fiziksel olarak yoğundur. Kalp atış hızı ve vücut sıcaklığını artırarak fizyolojik uyarılmayı yükseltmektedir. Öfke de yüksek bir uyarılma halidir aslında koşmak. Bushman’ın koşmanın öfke üzerinde ateşe benzin dökmek gibi bir etki yarattığını dile getirmiştir.

Bilişsel Neo-İlişkilendirme Teorisi

Tüm bu araştırmalar katarsis teorisinin bilimsel olarak çökmesine sebep oldu. Bunun sebebi de Katarsisin (arınma) öfkeyi düdüklü tenceredeki buhar gibi gören “hidrolik modele” dayanan bir teoridir ancak bilimsel verilerde öfkenin dışarı salınması gereken bir basınç olmadığını göstermektedir. Öfkeyi dışa vurmanın, zihindeki saldırganlık ağı yapısını sürekli “beslediğini” ve bu nedenle katarsis (arınma) beklentisinin aksine öfkeyi daha da körüklediğini savunan bir diğer teori de “Bilişsel neo-ilişkilendirme teorisi” Berkowitz tarafından geliştirilmiş olup, olumsuz olayların nasıl öfke ve saldırganlığa dönüştüğünü açıklayan bir bellek modelidir. Bu teoriye göre zihnimizde saldırgan düşünceler, anılar ve duygular birbirine bağlı bir ilişkilendirme ağı (associative network) oluşturur. Katarsis amacıyla yapılan yastığı yumruklama gibi saldırgan eylemler bu ağdaki diğer saldırgan düşünce ve duyguları tetiklemektedir öfkenin sönmesi yerine hafızada aktif kalmasını sağlatır diyor. Hatta yastık yumruklama eyleminin “saldırganlık pratiği” olarak görüyor ve de vururken öfke duyduğumuz kişiyi düşünerek vurmanın ruminasyon (sürekli düşünme’ ye) yol açar bu da zihindeki saldırganlık ağını uyardığını savunmuştur.

Sonuç ve Öneriler

Anlattığım bu katarsis teorisinin çöküşü ve uyarılmayı düşürmenin önemi öfke duygusu özelinde incelenmiş olsa da sadece öfke duygusu için geçerli değildir aynı zamanda stres ve genel olumsuz ruh halleri içinde genel olarak doğrudur. Özetle olumsuz bir duygu hissettiğinizde durun derin nefes alın sakinleşmeye çalışın ve bir süre nefes alıp vermekten başka bir şey yapmayın sakinleştiğinizde ise sevdiğiniz eğlendiğiniz aktiviteler yapıp kendinize zaman tanıyın ve kendinize zaman ayırın. Unutmayın olumsuz duygu ve düşünceler karşınızdaki kişiyi yıprattığından daha çok sizi yıpratır. Bu yazımda sosyal medyada gördüğümüz bize mantıklı gelen tavsiyenin özünde faydalı olmadığını anlatmaya çalıştım. Tıpkı sağlıklı dediğimiz her şeyin faydalı olmadığı gibi koşunun da öfke konusunda araştırmalarca faydalı bulunmamıştır.

Kaynakça

sultan sudenaz saygılı
sultan sudenaz saygılı
Merhabalar ben Sultan Sudenaz Saygılı Psikoloji 2. Sınıf öğrencisiyim. Psikoloji alanındaki merakımı, araştırmalarımı, bilimsel veriler ve farklı bakış açılarıyla harmanlayıp sizlerle paylaşmayı hedefliyorum. Amacım psikolojinin hayatın her alanında olduğunu hissettirebilmek.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar