Ölüm hayatımızın en sert gerçekliklerinden biridir ve yas da ölen kişinin yakınlarının yaşadığı öznel bir süreçtir. Yas süreci, özellikle sevilen birinin ölümü, kaybı yaşayan kişinin inanç ve değer yargılarına göre değişen bireysel bir süreçtir. Bu yazımda normal yas, patolojik yas ve travmatik yastan bahsedeceğim.
Yas
Her birey hayatın doğal döngüsünde kayıp veya kayba yakın deneyimler yaşayabilmektedir. Bu deneyimlerinin sonucunda da kişi yas sürecini deneyimlemek zorunda kalır. Yas, kayıp yaşayan bireyin yaşamının her alanını ilgilendiren çok boyutlu zor bir süreçtir. Ancak bir hastalık değildir. Kayba karşı gelişen doğal bir tepkidir (Bildik, 2013). Yas bireysel bir süreçtir ve farklı boyutları vardır. Bu boyutlar “Toplumsal, bireysel ve duruma özgüdür.”
Kayıptan sonra gerçekleşen yas süreci son derece önemli olmaktadır. Birey kaybının ardından gelen yas sürecini nasıl geçirdiği ve yeni bağlarla yaşamını yeniden yapılandırabilmiş olması çok önemlidir (Bildik, 2013). Çünkü birey yas sürecini tam anlamıyla tamamlayamazsa işlevselliğini büyük ölçüde düşüren bir döngünün içine girer. Bu durum da yas sürecini yaşayan kişide ciddi fiziksel ve psikolojik sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır.
Kayıp yaşayan kişinin yas tepkileri fiziksel, duygusal, bilişsel ve davranışsal olarak gözlemlenebilmektedir.
Yas Süreçleri
Worden’ın Yas Görevleri Modeli’nde yas süreci dörde bölünmüştür. Bunlar:
Kaybın Gerçekliğini Kabul Etmek
Kayıbı yaşayan kişi yiten kişinin bir daha geri dönmeyeceğini bilişsel olarak kabul etmelidir. O kişiyle bir daha fiziki anlamda buluşamayacağını kabul etmek bilişsel olarak gerçekleşmelidir ama tabii ki bu durumu duygusal olarak kabul etmek daha uzun ve çetrefilli bir süreçtir.
Yas İile Oluşan Acının Üzerinde Çalışmak ve Duyguları İfade Etmek
Evet yas süreci zor ve katmanlı bir süreçtir ama bu sürecin belki de en önemli adımlarından biri yaşanılan acıyı kabul etmektir ve bu duyguları kabul ettikten sonra onları yaşayabilmektir. Bastırılan ve dışa vurulmayan duygular yas sürecinin duraklamasına veya uzamasına neden olacağı için istenmeyen bir durumdur.
Ölen Kişinin Bulunmadığı Çevreye Uyum Sağlamak
Birey birinin hayatındaki rolünü çoğu zaman kaybını yaşadıktan sonra fark eder. Bu farkındalıktan sonra birey yiten kişinin yokluğunun benlik duygusunda oluşan değişimleri fark edip uyum sağlamalıdır.
“Bireyin bu temel görevi nasıl başardığı yas sürecinin sonucunu belirleyecektir: ya bireyin yaşamındaki değişiklikleri anlamlandırması ve yaşamın amacını yeniden belirlemeye yönelik bir ilerleme ya da çözemediği bir ikilemin içinde mahkûm olduğu ve büyümenin durduğu bir duraklama.” (Bildik, 2013)
Duygusal Anlamda Ölen Kişi İle İlişkileri Yeniden Düzenlemek Ve Yaşama Devam Etmek
Bu aşamada birey ölen kişiyi tamamen silmek yerine onunla ilgili olan duygu ve düşüncelerini bir yere yerleştirip hayatına devam etmeyi öğrenmesi gerekmektedir (Bildik, 2013).
Yas Sürecini Etkileyen Faktörler
-
Ölen kişinin kimliği
-
Ölen kişi ile ilişkinin doğası
-
Ölüm biçimi
-
Geçmiş kayıpların varlığı
-
Kişilik özellikleri
-
Sosyal destek
-
Yas sürecinde oluşan sıkıntılar
Patolojik Yas
Bireyin normal yas süreci olan 6 ay süreden sonra hâlâ yas süreci evrelerini tamamlamayıp sosyal, mesleki ve bireysel alanlarda işlevselliğini yitirmesi olarak tanımlanır (Bildik, 2013). Normal yas sürecinde takılıp kalan birey patolojik yas sürecine girer. Bu süreç artık yası yaşamaktan ziyade sürece takılı kalmaya dönmektedir.
Kişi gündelik yaşamla uyumunu artık kesmeye başlar ve bu yasın içinde boğulur. Tanı ölçütleri şu şekildedir:
● Ölümü kabullenememe
● Diğerlerine güvenememe
● Ölüme bağlı aşırı öfke ve acı
● Hayata devam etmede zorluk
● Duygusal boşluk yaşama ve diğerleriyle ilişki kurmada zorluk
● Kaybedilen kişi olmadan hayatın boş ve anlamsız olduğu düşüncesi
● Geleceğin karanlık olduğu düşüncesi
● Tedirginlik
Bu belirtiler en az 6 ay sürmeli ve bireyin işlevselliğini bozmalıdır.
(1Prigerson ve Maciejevski (2005/2006); 2Parkers (2001))
Travmatik Yas
Kişinin hayatında olan değerli birinin ani ve beklenmedik bir şekilde travmatik ölümünün bireyde bıraktığı etki ve bu etki sonucu verdiği tepkilerdir. Normal yas kayıplardan sonra gerçekleşen normal tepkilerdir. Ama travmatik yasta bu kayıp ani ve beklenmedik bir şekilde gerçekleştiği için normal yas sürecini ciddi bir şekilde etkiliyor (Bildik, 2013).
Bildik yazısında, buradaki travmatik etkinin bedensel ve ruhsal hastalıkların oluşması için bir risk olduğunu ve travma ve kaybın eşzamanlı olarak yarattığı ikili etki ile bireyin dünyayı algılama biçimi ve baş etme mekanizmalarının ciddi oranda örselendiğini belirtmiştir (2013). Bu sürecin sonunda bireylerde travma sonrası stres bozukluğu ortaya çıkabilmektedir.
Tanı ölçütleri şunlardır:
● Geleceğe ilişkin anlamsızlık hissi
● Duygusal tepkisizlik, kopukluk, donukluk hissi
● Şok, taşlaşma hissi
● Ölüme kabulde güçlük
● Hayatın anlamsız ve boş olduğu hissi
● Kaybedilen kişi olmadan da yaşamın anlamlı olacağını hayal edememe
● Bir parçasının yok olduğu hissi
● Dünyanın darmadağın olduğu düşüncesi
● Emniyette olamama, güvensizlik hissi
● Ölen kişiye zarar verdiğine dair gerçek olmayan düşünceler
● Ölümle ilgili aşırı öfke, acı ve huzursuzluk hissi
Bu belirtilerin 2 ay sürmesi tanıyı koymak için yeterli bir süredir.
(1Prigerson ve Maciejevski (2005/2006); 2Parkers (2001))
Yas Tutan Kişilere Öneriler
-
Öncelikle yasınızı yaşamanız için kendinize alan tanıyın. Evet bu tür zamanlarda yanımızda sevdiklerimizin olması, bize destek vermesi yararlı olmaktadır ama bu süreçte kendinizi ve çevrenizle bir etkinlik yapma zorunluluğunuz olmadığını bilin. Bazıları hiçbir şey yapmasalar bile sevdiklerimizin o süreçte yanımızda olması süreci sağlıklı bir şekilde atlatmamıza yardım edebilir. Yani bu sürede sosyal destek önemli bir faktördür.
-
Duygularınızı tanımlayın ve yaşayın. Hissettiklerinizin bu süreçte normal olduğunu ve duygularınızı bastırmamanız gerektiğini bilmeniz gerekmektedir. Duyguları bastırmak sadece uzun ve kısa vadede hem fiziksel hem de duygusal olarak kalıcı kötü sonuçlar doğuracağını unutmamamız gerekmektedir.
-
Bu süreçte duygusal iyi oluşumuz kadar fiziksel iyi oluşumuz da bir o kadar önemlidir. Bu süreçte bireylerde oluşabilecek iştah kesilmesi veya iştah artışlarına karşı veya aşırı uyku ve uykusuzluk gibi bedensel yorgunluğumuzu artıran ve sağlığımızı büyük ölçüde etkileyen davranış kalıplarımıza dikkat etmemiz gerekmektedir.
-
Madde kullanımına özellikle dikkat edilmesi gerekiyor. Birey yaşadığı yoğun hüzünden kurtulmak için başvurduğu alkol gibi zararlı maddelere karşı bağımlılık geliştirip uzun vadede geri dönülmez sonuçlarla karşılaşabilmektedir.
-
Psikolojik destek almayı bu süreç boyunca değerlendirilebilir olduğunu unutmayın. Evet yas süreci normaldir ve yaşanması gerekmektedir ama kişi bu sürece saplanıp kaldıysa ve sosyal, kişisel yaşamını olumsuz yönde etkileyip işlevsiz kılmaya başladıysa mutlaka psikolojik bir destek alması gerekmektedir.
İnsanlar zor süreçlerden geçer ama süreçlerde kişi yalnız olmaması gerektiğini, belki de yalnız olmadığının farkında olması gerektiğini unutmamalıdır. Süreç boğucu olabilir ama kendimize karşı sabırlı olmamız gerekmektedir.
Kaynakça
Bildik, T. (2013). Ölüm, kayıp, yas ve patolojik yas. Ege Tıp Dergisi, 52(4), 223–229.


