Bu çalışmanın amacı, yapılandırılmış müzik tabanlı bir işitsel müdahale yaklaşımı olan SAS Metodu’nun dikkat ve odaklanma güçlüğü yaşayan çocukların bilişsel süreçler ve duygusal işleyişleri üzerindeki etkilerini nicel veriler ışığında incelemektir. Araştırma, ön test–son test yarı deneysel desen kullanılarak yürütülmüştür.
Çalışma grubunu, yaşları 10–14 arasında değişen ve temel başvuru nedeni dikkat ve odaklanma sorunları olan 10 çocuk oluşturmaktadır. Katılımcılara bireysel ihtiyaçları doğrultusunda yapılandırılmış müzik, ton ve konuşma seslerinden oluşan kişiye özgü SAS dinleti programları yaklaşık dört haftalık bir süre boyunca uygulanmıştır.
Uygulama öncesinde dikkat ve konsantrasyon alanında ortalama 60 puan düzeyinde olan değerlendirme sonuçlarının, uygulama sonrasında ortalama 80 puan düzeyine yükseldiği belirlenmiştir. Bununla birlikte bilişsel beceriler, okuma ve yazma becerileri, duygudurum ve davranış alanlarında da olumlu yönde gelişmeler gözlemlenmiştir. Bulgular, SAS Metodu’nun bilişsel ve duygusal süreçleri destekleyen, tanı ötesi ve bütüncül bir müdahale yaklaşımı olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir.
1. Giriş
Son yıllarda çocuklarda dikkat sorunları, öğrenme güçlükleri ve akademik performans düşüklüğü giderek artan bir sorun alanı olarak öne çıkmaktadır. Bu durum, geleneksel eğitim ve psikolojik müdahalelerin yanı sıra nörobilim temelli, bütüncül yaklaşımlara olan ihtiyacı artırmıştır. Özellikle müzik ve işitsel uyaranların beyin işlevleri üzerindeki etkileri, nöroplastisite araştırmaları kapsamında dikkat çeken bir alan hâline gelmiştir.
Müzik ve dil işleme süreçlerinin beyinde kısmen ortak sinir ağlarını paylaştığı, ritim ve zamanlama bileşenlerinin dikkat ve fonolojik farkındalıkla ilişkili olduğu bilinmektedir. Bu bağlamda geliştirilen SAS Metodu, bireye özgü yapılandırılmış müzik ve ses dinletileri yoluyla bilişsel ve duygusal süreçleri desteklemeyi amaçlayan işitsel temelli bir müdahale yaklaşımıdır.
Bu çalışmada, SAS Metodu’nun dikkat ve odaklanma güçlüğü yaşayan çocuklar üzerindeki etkilerinin nicel verilerle değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
2. Yöntem
2.1. Araştırma Deseni
Araştırma, ön test–son test yarı deneysel desenle yürütülmüştür.
2.2. Çalışma Grubu
Çalışma grubunu, yaşları 10–14 arasında değişen, dikkat ve odaklanma şikâyeti ile başvurmuş 10 çocuk oluşturmaktadır. Katılımcılar herhangi bir kontrol grubuna dâhil edilmemiştir.
2.3. Uygulama Süreci
Katılımcılara, bireysel değerlendirmeler doğrultusunda yapılandırılmış müzik, ton ve konuşma seslerinden oluşan kişiye özgü SAS dinleti programları uygulanmıştır. Dinletiler günlük olarak yaklaşık dört hafta boyunca uygulanmış ve süreç uzmanlar tarafından izlenmiştir.
2.4. Veri Toplama Araçları
Veriler, SAS değerlendirme ölçekleri aracılığıyla toplanmıştır. Ölçekler; dikkat/konsantrasyon, bilişsel beceriler, dil ve konuşma, duygudurum, davranış ve sosyal beceriler alanlarını kapsamaktadır.
2.5. Veri Analizi
Ön test ve son test puanları karşılaştırılarak betimsel nicel analiz yapılmıştır. Bulgular grafiksel ve sayısal olarak değerlendirilmiştir.
3. Bulgular
Ön test–son test karşılaştırmaları incelendiğinde, dikkat ve konsantrasyon alanında anlamlı bir artış gözlemlenmiştir. Uygulama öncesinde ortalama 60 puan düzeyinde olan dikkat ve odaklanma puanlarının, uygulama sonrasında ortalama 80 puan düzeyine yükseldiği belirlenmiştir.
Bilişsel ve öğrenme becerileri, dil ve konuşma becerileri ile okuma-yazma alanlarında da son test puanlarının ön test puanlarına göre artış gösterdiği görülmüştür. Duygusal süreçler incelendiğinde; özgüven, girişkenlik ve duygudurum alanlarında olumlu yönde değişimler dikkat çekmektedir. Davranışsal ve sosyal beceriler alanlarında ise daha sınırlı ancak tutarlı bir iyileşme eğilimi gözlemlenmiştir.
4. Tartışma
Bu çalışmada elde edilen bulgular, yapılandırılmış müzik tabanlı SAS Metodu’nun dikkat ve odaklanma güçlüğü yaşayan çocukların bilişsel ve duygusal süreçlerini destekleyebileceğini göstermektedir. Özellikle dikkat ve konsantrasyon alanında gözlemlenen artış, müzik temelli işitsel müdahalelerin nörobilişsel süreçler üzerindeki düzenleyici etkilerine işaret eden literatürle paralellik göstermektedir.
Steven Michaëlis’in öncülüğünde geliştirilen SAS Metodu, müziği ve işitsel uyaranları nöroplastisite’yi destekleyen düzenleyici bir araç olarak ele almaktadır. Metodun bireye özgü ve süreç odaklı yapısı, elde edilen gelişimlerin açıklanmasında önemli bir kuramsal çerçeve sunmaktadır. Ayrıca Prof. Dr. Şükrü Torun’un kanıta dayalı müzik terapisi ve disleksi alanındaki çalışmaları, müzik temelli yaklaşımların nörogelişimsel süreçlerde tamamlayıcı bir rol üstlenebileceğini ortaya koymaktadır.
Bununla birlikte, örneklem büyüklüğünün sınırlı olması ve kontrol grubunun bulunmaması çalışmanın temel sınırlılıkları arasındadır. Gelecek araştırmalarda daha geniş örneklemlerle ve kontrollü tasarımlarla yapılacak çalışmaların alana önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.
5. Sonuç
Elde edilen bulgular, SAS Metodu’nun dikkat ve odaklanma temelli güçlüklerde bilişsel ve duygusal süreçleri destekleyici bir müdahale yaklaşımı olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir. Yöntemin eğitim ve psikoloji alanlarında tamamlayıcı bir araç olarak ele alınması önerilmektedir.
Kaynakça
Flaugnacco, E., Lopez, L., Terribili, C., Montico, M., Zoia, S., & Schön, D. (2015). Music training increases phonological awareness and reading skills in developmental dyslexia. PLOS ONE, 10(9), e0138715.
Habib, M., Lardy, C., Desiles, T., Commeiras, C., Chobert, J., & Besson, M. (2016). Music and dyslexia: A new musical training method. Frontiers in Psychology, 7, 26.
Torun, Ş. (2019). Kanıta dayalı müzik terapisi uygulamalarında müziğin nörobilimsel temelleri. Türkiye Klinikleri Sağlık Bilimleri Dergisi, 4(2), 120–128.
Zatorre, R. J., Chen, J. L., & Penhune, V. B. (2007). When the brain plays music. Nature Reviews Neuroscience, 8(7), 547–558.


