Cuma, Şubat 13, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Radiohead “No Surprises” Şarkısının Psikolojik Yorumu

Radiohead grubunun en başarılı albümü olan “OK Computer”, müzik tarihinin en beğenilen çalışmalarından biri olarak akıllara kazınmış durumda. Bu albüm grubun dünya çapında tanınırlığını inanılmaz bir şekilde arttırmış ve belki de sağlam hayran kitlesini bu albümle yakalamıştı. Şarkının incelemesine geçmeden önce “OK Computer” albümünden biraz bahsetmek istiyorum.

Ok Computer

16 Haziran 1997 tarihinde dinleyicilere sunulan albüm daha önceden benzeri görülmemiş bir şeydi. Albümdeki şarkıların sözleri ve temaları, değişen aynı zamanda da mekanikleşen dünyayı anlatıyordu. İnternetin bile daha yeni çıktığı, çok fazla yayılmadığı bir dönemde çıkarılmış bir albüm. Albümdeki şarkıların ortak konusu ise teknolojik gelişmeleri ve bu teknolojik gelişmelerin insanlara (genellikle olumsuz) etkisini ve var olan bir konfor alanına sıkışan bireylerin yaşadığı umutsuzluğu ve çaresizliği anlatıyor. Her gün monoton bir şekilde aynı rutinleri tekrar tekrar yapan insanların yaşadığı o ruhsal karmaşayı ama bu karmaşadan çıkamayacak kadar konforlarına alışmış olmasından bahsediyor albüm. Şimdi bu oldukça “iç açan” albümüzün benim ve belki de birçok dinleyicisinin sevdiği şarkılardan biri olan No Surprises’a bir bakalım.

No Surprises

“Çöplük gibi dolmuş bir kalp, seni yavaşça öldüren bir iş, iyileşmeyen morluklar, çok yorgun ve mutsuz görünüyorsun” şarkı daha ilk sözlerinden çok sert ve yaralayıcı bir şekilde giriş yapıyor. Şarkının girişine ve geneline bakıldığı zaman kendi hayatından memnun olmayan ve tatmin olmayan birinin çığlıkları duyuyoruz. Günümüz toplumunda da olan; uyan, yüzünü yıka, hazırlan, işe\okula git, eve dön, uyu döngüsüne sıkışmış ve kronikleşen bir depresyonun başlangıcı haline gelen sonsuz bir döngünün varlığı hissediliyor şarkıda. Bireyler kendini arzularından ve keyif tutkularını bir heyecanla yapmayı bıraktığında ve sadece bir kazanç uğruna (bunlar: para, prestij, güç olabilir) kronik döngüye sıkışan insanlar genellikle anksiyete, depresyon gibi ruhsal sıkıntılarla mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Artan teknolojiyle beraber oluşan iletişimsizlikten kaynaklı yalnızlaşmak da bu ruhsal sorunları tetikleyen en büyük sebeplerden biri olmaktadır.

“Sessiz bir hayatı tercih edeceğim, ne kadar güzel bir ev ne kadar güzel bir bahçe, alarm ve sürprizler olmasın lütfen” şarkının bu kısımlarında kişi artık hayatının kaygı uyandıran şeylerden temizlenmesini ve sakin sessiz bir yaşam sürdürmeyi dilemektedir. Burada şarkının özellikle “alarm ve sürprizler olmasın” kısmı benim için en etkileyici partlardan biri. Çünkü alarm denince akla gelen şey o tatlı uykumuzdan uyandıran ve hayattaki zorluklara ve monotonluğa geri dönmemize neden olan o istenmeyen rahatsız edici sestir. Sürpriz ise beklenmediktir, monoton bir hayat süren bireylerin konfor alanı o döngü olmuştur ve döngüyü bozabilecek en ufak bir şey bile kişide kaygı yaratmaya yeterlidir. Genelde kaygılı insanların çoğu da sürprizlerden kaygı duymaktadır. Bu kaygıyı yaşayan insanlar beklenmedik sonuçlarla karşılaşmamak için genelde izleyip bitirdikleri filmleri veya dizileri tekrar tekrar izlemeye meyillidir. Sürprizlerin varlığı böyle bir kaygı yaratmaktadır, beklenmedik ve hazırlıksız yakalanmanın rahatsız ediciliği kişinin bünyesini tamamen sarmaktadır.

Sonuç

Şarkının genel yorumlaması aslında bize teknolojik çağın insanın ruh sağlığına verdiği hasarı ve bu hasardan kurtulma arzusunu çok hüzünlü ve bir o kadar da dinlendirici bir şekilde aktarmaktadır. Bireyler modern çağ anksiyetesi ve depresyonuyla en etkili çarenin gerçek ve doyum veren insan iletişimleri olduğunu bilmemiz gerekiyor. Modern yaşamın döngüsünden biraz bile çıkabilmek için var olan tutkularımız ışığında kendimize nefes alacak alanlar açmamız gerekmektedir. Bu resim yapmak, uzun bir doğa yürüyüşü yapmak, keyif aldığımız bir sporla uğraşmak veya o yorgun geçen günün ardından kendimize en sevdiğimiz yemeği yapmak veya söylemek bile olabilir. Tabii ki her ruhsal sorunda olduğu gibi bu tür bir durumda da psikolojik destek almak bireyler için önemli bir gereksinim olmaktadır.

Hepimizin alarmsız ve sürprizsiz güzel evde kendi tutkumuzu bulmamız dileğiyle.

Şüheda Kurt
Şüheda Kurt
Şüheda Kurt, psikolojik danışman, aile danışmanı ve yazar olarak kariyer sürecine başlamış bulunmaktadır. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik lisans eğitimini tamamlayan Kurt, özellikle oyun terapisi, aile danışmanlığı ve filial terapi (ebeveyn ve çocuk ilişkisi terapisi) alanlarında çalışmaktadır. Çocuk terapisi ve travma terapisi üzerinde uzmanlaşmak isteyen Kurt, psikoloji alanında gelişmeyi amaçlayıp bilgi ve deneyimlerini anlaşılır bir dilde yazmakta ve herkese yönelik içerek üretmeyi amaç edinmiştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar