Sigarayı bırakmaya karar verdiğinizde zihninizde nasıl bir senaryo canlanıyor? Muhtemelen kendinizle çetin bir savaşa girdiğiniz, iradenizi bir silah gibi kullandığınız ve en ufak bir esnemede kendinizi suçladığınız o tanıdık, yorucu senaryo. Pek çok insan sigarayı bırakmayı bir irade savaşı olarak görür; ancak savaşların doğasında yıkım vardır. Bağımlılık hastalığıyla olan savaşımızda öz saygımızı harcamamız tek seçenek değil. Peki ya çözüm, savaşmakta değil de kendimizle barışmakta yatıyorsa? Hazırsanız, bugün sağlığınıza kavuşmak için sigara bağımlılığıyla mücadele sürecinde asıl kazancınızın ve ihtiyacınızın ne olduğuna gerçekçi bir bakış atalım.
Son yıllarda bağımlılık hastalığıyla mücadele sürecinde adeta devrim yaratan bilinçli farkındalık ekolü, bize sigarayı bırakmanın çok daha insani, kalıcı ve şefkatli bir yolu olduğunu gösteriyor. Bu yolculukta zihnimizin kapılarını aralayalım ve kendimizle kurduğumuz bağın hayatımızı nasıl değiştirebileceğine birlikte bakalım.
Bilinçli Farkındalık, yani Mindfulness, en basit tanımıyla şu anda yaşadığımız her şeyi yargılamadan, dostça bir merakla gözlemleyebilme becerisidir. Sigara bağımlılığında en büyük zorluk, o aniden gelen ve insanı esir alan fiziksel yoksunluk krizleridir. Klasik yöntemler bu istekle savaşmayı veya ondan kaçmayı öğütlerken, Mindfulness tam tersine istekle kalmayı önerir.
Psikolojide buna “istek dalgasıyla sörf yapmak” denir. Sigara içme arzusu, bir okyanus dalgası gibi yükselir, zirve noktasına ulaşır ve eğer onunla savaşmaz ya da pes etmezseniz, kendiliğinden söner. Mindfulness pratikleri sayesinde o dalganın altında ezilmek yerine, üzerinde sörf yapmayı öğrenirsiniz. Sigara yakmak yerine derin bir nefes alıp öz şefkatle isteği kabullenmek, bağımlılık zincirini kıran ilk halkadır.
Sigarayı bırakma sürecinde çoğumuz kendimize karşı acımasız birer yargıca dönüşürüz. Bir anlık zayıflıkla yakılan tek bir sigarayı iradesizliğimizin somut kanıtı olarak görürüz ve işte tam bu noktada öz şefkat devreye girmelidir. Öz şefkat, en yakın arkadaşınız zor bir dönemden geçerken ona gösterdiğiniz anlayışı, kendinize de göstermenizdir. Kendinizi suçlamak ve cezalandırmak, içinizdeki stres seviyesini artırır. Stres ise sigara içme arzusunu tetikleyen en büyük unsurdur. Yani kendinize kızdıkça, kendinizi yine sigaranın kollarına itersiniz. Oysa kendinize şefkatle yaklaştığınızda bu kısır döngü kırılır.
Kelimelerin inkar edilemez bir gücü vardır ve hücrelerimiz, zihnimizden geçen her düşünceyi dinler. Kendinizle kurduğunuz diyaloğu değiştirmek, bu yolculukta hayatınızı kökten değiştirecek en güçlü araçtır. Sigarayı bırakırken içsel sesinizi öz saygı ve öz şefkat eksenine kaydırmak için kendinizle konuşma şeklinizi değiştirebilirsiniz.
Sigarayı bırakmak, sadece dumandan kurtulmak demek değil; kendinizle yeniden tanışma ve kendinize hak ettiğiniz değeri verme yolculuğudur. Kendinizi sigaradan mahrum bırakmıyorsunuz; aksine kendinize özgürlüğü, temiz bir nefesi ve uzun bir yaşamı armağan ediyorsunuz. Bugün, bir sonraki sigara isteği geldiğinde elinizi kalbinize koyun, derin bir nefes alın ve unutmayın, hayatınızı değiştirecek olan şey iradenizin sertliği değil, kalbinizin kendinize olan şefkatidir.


