Cuma, Şubat 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Neden Gördüğümüz Rüyalar Uyandığımızda Silinir?

Hepimiz rüya görürüz ama çoğunu hatırlamayız. Peki neden? Rüyaların unutulması tek bir sebeple açıklanamayacak kadar karmaşık bir konudur. Tarih boyunca pek çok kuramcı bu konuya farklı perspektiflerden bakmışlardır. Bu yazıda farklı kuramcıların yaklaşımlarını dikkate alarak ‘’Gördüğümüz rüyaları neden hatırlamayız?’’ sorusuna odaklanacağız.

Freud ve Rüyalar

Freud rüyaların bastırılmış duygularımızın ifadesi olduğunu, bu nedenle hatırlamak istemediğimizi söylüyor. Rüyalarımız, semboller aracılığıyla ortaya çıkar ve benlik (ego) için tehdit edici olan bu içerikler bilincimiz tarafından sansüre uğrar. Freud’a göre bu durum belleğimizin yetersizliği değil, psişik bir savunma mekanizmasıdır. Böylece bireyin ruhsal dengesi korunmuş olur (Freud, 1900/1953).

Jung ve Rüya Yaklaşımı

Jung ise Freud’dan daha farklı yaklaşarak; anlamlandıramadığımız rüyalarımızı unuttuğumuzu öne sürer. Yani Jung’a göre rüyayı unutma durumu bastırdığımız dürtülerimizin ürünü değil, bilinçdışının bilinçle iletişim kurma çabasıdır. En temel neden olarak ise; mesajın bilinç tarafından karşılanmamasıdır. Eğer rüya kişinin yaşamı, sorunları ve psikolojik gelişimiyle bağ kuramıyorsa, bilinç bu rüyayı silmiş olur (Jung, 1964).

Nörobilimsel Yaklaşım

Nörobilim bakış açısıyla bakıldığındaysa bu rüyayı unutma durumu tamamen beynin işleyişiyle ilgilidir. Allan Hobson, rüyaların çoğunlukla REM uykusu esnasında ortaya çıktığını ve bu evrede de beynin hafıza ile ilgili kısımlarının yeterince iyi çalışmadığını belirtir. Bu sebeple de rüyalar uzun süreli belleğe aktarılmaz. Yani rüyayı unutma sebebemiz psikolojik bir direnç değil, biyolojik bir sınırlılıktır (Hobson, 2009).

Mark Solms ve Duygusal Yoğunluk

Solms ise rüyaları unutmamızı duygulara dayandırır. Ona göre rüyayı hatırlayabilmemiz için belirleyici unsur, duygusal yoğunluktur. Eğer bir rüya yeterince güçlü duygu barındırmıyorsa (korku, kaygı, suçluluk vb.) hatırlanma ihtimali azalır (Solms, 2000).

Güncel Bilim ne Diyor?

Birden fazla kuramcının birbirinden farklı yorumlarına baktık fakat günümüzde hangi yaklaşımı kabul ediyoruz? Günümüzde dışladığımız bir görüş var mı, yoksa birbirlerini mi destekliyorlar? Bugünkü kabule göre rüyaların unutulması tek bir nedenle değil, nörobiyolojik ve bilişsel mekanizmanın birleşimiyle açıklanır.

Günümüzde en çok kabul gören açıklama REM uykusunda hipokampüsün yeterince aktif olmaması ve bu nedenle kodlanamadığı karşımıza çıkar. Yani rüyayı görürüz ama hafızamıza kodlanmaz. Buna ek olarak nörotransmitter düzeyleri de bellek oluşumunu olumsuz etkiler. Yani REM uykusu sırasında beyin kimyası, uyanık halimizden belirgin biçimde farklıdır. Bellek oluşumu için kritik olan norepinefrin ve serotonin maddelerinin düzeyleri çok düşüktür ve sonucunda öğrenme, hatırlama, anı oluşturma büyük oranda baskılanır. Mantık, zaman algısı, farkındalık ve organizasyonla ilişkili olan prefrontal korteksin baskılanması da rüyalarımızı unutmamız için etkendir.

Yapılan bazı nöropsikolojik çalışmalara göre ise duygusal yoğunluğu yüksek rüyalar daha sık hatırlanır, zayıf duygulu olanlar ise hızla unutulur. Bugün kabul ettiğimiz bu görüş, Mark Solms’un çalışmalarını bizlere hatırlatıyor. Bazı araştırmalara göre; REM uykusu esnasında ya da hemen sonrasında uyanan kişiler rüyaları daha iyi hatırlar ama çok sonra uyananların rüyaları silinir. Çünkü yeni duygusal bilgiler hızla eski içeriğin yerini alır. Ve son olarak günümüzde kabul gören bir diğer görüş ise beynin rüyayı öncelikli bilgi olarak görmemesidir. Modern bilişsel sinirbilime göre beyin, bilgiyi seçerek saklar. Yani rüyalar genelde tekrarlanabilir, eyleme dönük ve hayatta kalma açısından kritik olmadığından gereksiz bilgi kategorisine girerek kalıcı belleğe aktarılmaz. Bu durumu bir bozukluk olarak değil, iyi çalışan bir bellek olarak değerlendiririz (Walker, 2017; Stickgold, 2005).

Rüyaları unutmamız çoğunlukla bir problem olarak görülse de güncel bilimsel veriler bunun beynin doğal bir işleyişi olduğunu gösterir. Psikanalitik kuramlar rüyayı unutmayı bilinçdışı süreçlerle yorumlarken nörobilim, bu durumu bellek ve beyin kimyasıyla açıklar. Günümüzde ise bu kuramlar birbirini dışlamaz, birlikte açıklarlar. Bu bağlamda bakıldığında rüyaların silinmesi, zihnin gereksiz bilgiyi silmesi ve bilişsel dengeyi koruması şeklinde kabul görür (Walker & Stickgold, 2013).

Kaynakça

  • Freud, S. (1953). The interpretation of dreams (J. Strachey, Trans.). Basic Books. (Original work published 1900)

  • Jung, C. G. (1964). Man and his symbols. Doubleday.

  • Hobson, J. A. (2009). The neurobiology of consciousness: Lucid dreaming wakes up. International Journal of Dream Research, 2(2), 41–44.

  • Solms, M. (2000). Dreaming and REM sleep are controlled by different brain mechanisms. Behavioral and Brain Sciences, 23(6), 843–850. https://doi.org/10.1017/S0140525X00003988

  • Stickgold, R. (2005). Sleep-dependent memory consolidation. Nature, 437(7063), 1272–1278. https://doi.org/10.1038/nature04286

  • Walker, M. P. (2017). Why we sleep: Unlocking the power of sleep and dreams. Scribner.

  • Stickgold, R., & Walker, M. P. (2013). Sleep-dependent memory triage. Trends in Cognitive Sciences, 17(3), 142–151. https://doi.org/10.1016/j.tics.2012.12.003

Yaren sude karanfil
Yaren sude karanfil
Yaren Sude Karanfil, İstanbul Aydın Üniversitesi Psikoloji Bölümü son sınıf öğrencisidir. Çocuk psikoterapisi, kaygı bozuklukları ve kişilik bozuklukları alanlarına özel bir ilgi duymaktadır. 2024 Ekim ayında 5N1K Psikoakademi, 2025 Mart ayında Küçük Şeyler Anaokulu ve 2025 Kasım ayında Sustex Global Denetim Şirketi bünyesinde stajyer psikolog olarak görev almıştır. Psychology Times’ta klinik psikoloji, çocuk ve ergen psikoeğitimi, travma ve kişilik bozuklukları gibi alanlarda bilimsel temelli ve herkesin anlayabileceği içerikler üretmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar