Birçok insan ilkokul yıllarına dair benzer bir anıyı hatırlar: Bir arkadaşın gelip “X senden hoşlanıyor” demesi ve bu sözün beklenmedik bir şekilde öfke, utanma ya da ağlama gibi yoğun tepkiler doğurması. Yetişkinlik perspektifinden bakıldığında bu tepki şaşırtıcı görünebilir; çünkü romantik ilgi genellikle olumlu bir deneyim olarak düşünülür. Ancak psikanalitik kuram açısından ele alındığında, bu tür tepkiler çocukların içinde bulunduğu gelişimsel evreyle oldukça tutarlıdır. Özellikle Freud’un psikoseksüel gelişim kuramında tanımladığı gizil (latent) dönem, bu davranışların anlaşılması için önemli bir açıklama sunar.
Psikoseksüel Gelişim Evreleri ve Gizil Dönem
Freud’un psikoseksüel dönemlerine göre insan gelişimi belirli evreler üzerinden ilerler: oral, anal, fallik, gizil ve genital dönem. Bu evreler yalnızca biyolojik gelişimi değil, aynı zamanda bireyin psikolojik enerjisinin (libidonun) hangi alanlara yöneldiğini de açıklar. Yaklaşık altı yaş civarında başlayan ve ergenliğe kadar devam eden gizil dönem, önceki evrelerde daha belirgin olan cinsel ve romantik dürtülerin görece bastırıldığı bir gelişim aşaması olarak tanımlanır. Bu dönemde libido açık bir şekilde romantik ya da cinsel nesnelere yönelmek yerine daha çok bilişsel faaliyetlere, öğrenmeye ve sosyal becerilerin gelişimine aktarılır.
Dürtülerin Bastırılması ve Sosyal Gelişim
Gizil dönemin temel özelliklerinden biri, çocukların cinsel dürtülerinin bilinç düzeyinde daha az görünür hale gelmesidir. Freud’a göre bu durum dürtülerin ortadan kalktığı anlamına gelmez; aksine, bu dürtüler bastırılır ve psikolojik enerji farklı alanlara yönlendirilir. Çocuk bu süreçte akademik beceriler geliştirmeye, sosyal kuralları öğrenmeye ve çevresindeki dünyayı anlamlandırmaya yoğunlaşır. Bu nedenle romantik veya cinsel anlamlar taşıyan durumlarla karşılaşmak, çocuğun gelişimsel örgütlenmesi içinde belirli bir gerilim yaratabilir.
Romantik İmalara Karşı Geliştirilen Tepkiler
İlkokul çağındaki bir çocuğun “biri senden hoşlanıyor” sözünü duyduğunda sinirlenmesi ya da ağlaması, bu bağlamda bastırılmış dürtüler ile bilinçli benlik arasında oluşan kısa süreli bir çatışmanın dışa vurumu olarak yorumlanabilir. Gizil dönemde çocuk, romantik ya da cinsel çağrışımları olan temalardan psikolojik olarak uzak durma eğilimindedir. Dolayısıyla böyle bir ima, çocuğun henüz hazır olmadığı bir anlam alanını gündeme getirir. Bu durumda çocuk çoğu zaman inkâr, öfke ya da kaçınma gibi tepkiler vererek bu durumu psikolojik olarak uzaklaştırmaya çalışır.
Savunma Mekanizmaları ve İçsel Gerilim
Freud’un savunma mekanizmaları kavramı da bu tepkinin anlaşılmasına katkı sağlar. Çocuk, hoşlanma gibi romantik bir anlam içeren ifadeyle karşılaştığında bu durumu bilinç düzeyinde kabul etmek yerine inkâr edebilir ya da güçlü bir karşı tepki geliştirebilir. Örneğin “hayır, öyle bir şey yok” diyerek durumu reddetmesi veya bunu söyleyen kişiye kızması, aslında çocuğun rahatsız edici bir içsel gerilimi ortadan kaldırma çabasının bir göstergesi olabilir. Bu tür tepkiler, gelişimsel açıdan işlevsel savunma süreçleri olarak değerlendirilebilir.
Gelişimsel Uyumsuzluk ve Anlamlandırma Çabası
Gizil dönem bağlamında düşünüldüğünde, bir çocuğun kendisi hakkında “birinin ondan hoşlandığını” öğrenmesi yalnızca sosyal bir bilgi edinimi değildir; aynı zamanda çocuğun henüz bilinçli düzeyde işlemlemeye hazır olmadığı bir anlamı da beraberinde getirir. Freud’un kuramına göre bu dönemde romantik ve cinsel içerikli temalar psikolojik olarak bastırılmıştır ve gündelik yaşantıda belirgin bir yer tutmaz. Bu nedenle böyle bir bilgiyle karşılaşmak, çocuğun içsel düzeninde bir tür uyumsuzluk yaratabilir. Çocuk bu durumda çoğu zaman hızlı ve güçlü bir duygusal tepki verir. Sinirlenmek, bunu söyleyen kişiye kızmak ya da ağlamak gibi tepkiler, çocuğun bu beklenmedik anlamı reddetme ve kendisini bu durumdan psikolojik olarak uzaklaştırma girişimi olarak düşünülebilir. Bu tepkiler aynı zamanda çocuğun henüz romantik anlamları içeren bir sosyal kimliği benimsemeye hazır olmadığını da gösterir.
Psikolojik Enerjinin Yönü ve Sonuç
Bu perspektiften bakıldığında, çocukların ilkokul yıllarında romantik imalara karşı verdikleri güçlü duygusal tepkiler gelişimsel açıdan anlaşılabilir hale gelir. Bu tepkiler, çocuğun psikolojik enerjisinin henüz romantik ilişkilere yönelmediği bir dönemde ortaya çıkan bir tür savunma refleksi olarak düşünülebilir. Freud’un gizil dönem kavramı, çocukların neden bu tür durumlara karşı yoğun inkâr, öfke veya utanç tepkileri verebildiğini açıklayan önemli bir kuramsal çerçeve sunar.
Sonuç olarak, ilkokul çağındaki çocukların romantik çağrışımlar içeren durumlara karşı gösterdikleri tepkiler, psikanalitik kuram bağlamında değerlendirildiğinde rastlantısal ya da “abartılı” davranışlar değildir. Aksine, bu tepkiler gizil dönemin karakteristik özellikleriyle uyumlu gelişimsel süreçlerin bir parçası olarak anlaşılabilir. Freud’un kuramı, çocukluk döneminde romantik ilgiye yönelik görülen bu tür inkâr ve öfke tepkilerini, bastırma ve süblimasyon süreçleriyle ilişkilendirerek açıklayan tutarlı bir teorik çerçeve sunmaktadır.
KAYNAKÇA
-
Özşahin,S, ‘’ BİR FREUD MASALI: ÇOCUK MASUMLUĞU’’, Yaşam Becerileri Psikoloji Dergisi, 2019; 3(6), 129-137.
-
Tuzcuoğlu, N. (1995). Psikanaliz kuramı ve özellikleri. M.Ü. Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi, 7, 275-285.
-
Klein, M. (2015). Çocuk psikanalizi (Ayşegül Demir, Çev.). İstanbul: Pinhan Yayıncılık. (Orijinal yayın basım tarihi. 1932).
-
Habip, B. (2016). Psikanalizin içinden (3. Baskı). Ankara: Yapı Kredi Yayınları.


