Perşembe, Nisan 9, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Doomscrolling ve Negatif Haber Döngüsü: Dijital Çağda Kötü Haberin Psikolojisi

Son yıllarda insanların gündelik hayatında yeni bir davranış biçimi ortaya çıktı: doomscrolling. Bu kavram, sosyal medya ve haber platformlarında sürekli olarak olumsuz içerik ve kötü haberleri kaydırarak tüketme davranışını ifade eder. Türkçeye çoğu zaman “felaket kaydırması” olarak çevrilmektedir. (A.A, 2025)

Günümüzde küresel gündem büyük ölçüde krizler üzerinden şekillenmektedir. Savaşlar, ekonomik krizler, doğal afetler ve siyasi gerilimler dijital platformlarda sürekli olarak dolaşıma girmektedir. Örneğin son yıllarda dünya kamuoyu; ABD-İran- İsrail-Ukrayna savaşı, Gazze’deki çatışmalar, küresel ekonomik dalgalanmalar, iklim krizine bağlı büyük yangınlar ve depremler gibi olaylarla sürekli karşı karşıya kalmıştır. Bu gelişmeler yalnızca politik veya ekonomik sonuçlar doğurmaz; aynı zamanda insanların psikolojik algısını ve duygusal durumunu da etkiler.

Dijital çağda birey artık bu tür olaylara yalnızca zaman zaman değil, günün her saatinde maruz kalmaktadır. İşte doomscrolling tam da bu noktada ortaya çıkan bir davranış biçimidir.

Negatif Bilgiye Yönelme: Beynin Evrimsel Eğilimi

İnsan beyni olumlu bilgiden çok olumsuz bilgiyi fark etmeye programlanmıştır. Psikolojide buna negativity bias (negatiflik yanlılığı) denir. Evrimsel açıdan bakıldığında bu eğilim hayatta kalmayı kolaylaştırmıştır. Tehlikeyi fark eden bireyler hayatta kalma konusunda avantaj sağlamıştır.

Modern dijital ortam bu eğilimi güçlendiren bir yapı oluşturmuştur. Sosyal medya algoritmaları insanların en çok tepki verdiği içerikleri öne çıkarır. Araştırmalar, duygusal açıdan yoğun ve özellikle negatif içeriklerin sosyal ağlarda daha hızlı yayıldığını göstermektedir (Brady et al., 2017).

Kötü Haber Döngüsü ve Kaygı

Doomscrolling davranışının psikolojik etkileri son yıllarda giderek daha fazla araştırılmaktadır. Birçok çalışma, sürekli negatif haber tüketiminin kaygı, stres ve psikolojik yorgunluk ile ilişkili olduğunu göstermektedir (Satici et al., 2022; Yousef et al., 2025). Örneğin 2024 yılında yapılan bir araştırma, doomscrolling davranışının bireylerde “varoluşsal kaygı” duygularını tetikleyebildiğini ortaya koymuştur (Shabahang et al., 2024). Benzer şekilde medya kaynaklı belirsizliğin insanlar üzerinde kaygı ve psikolojik stres oluşturabildiği de akademik çalışmalar tarafından gösterilmiştir (Kesner et al., 2025). Bir başka inceleme çalışması ise sürekli negatif içerik tüketiminin anksiyete, depresyon ve stres düzeyleriyle ilişkili olduğunu vurgulamaktadır (Yousef et al., 2025).

Bu bulgular, dijital ortamda sürekli kriz haberleri takip etmenin yalnızca bilgi edinme davranışı olmadığını, aynı zamanda psikolojik bir yük oluşturabileceğini göstermektedir. Doomscrolling davranışının arkasındaki temel psikolojik motivasyonlardan biri belirsizlik karşısında kontrol arayışıdır. İnsanlar kriz dönemlerinde daha fazla bilgi edinerek durumu anlamaya çalışırlar. Ancak araştırmalar insanların çoğu zaman kaygı hissettiklerinde daha fazla haber tüketme eğiliminde olduğunu, bunun da bir döngü oluşturduğunu göstermektedir (Satici et al., 2022).

Bu döngü şu şekilde işler:

  1. Kişi belirsizlik hisseder

  2. Haberleri kontrol etmeye başlar

  3. Daha fazla kriz haberi görür

  4. Kaygı artar

  5. Daha fazla haber tüketir

Sonuçta birey kendini sürekli negatif bilgi akışı içinde bulur. Modern haber akışının önemli bir özelliği küresel ölçekte yoğun kriz gündemi üretmesidir. Araştırmalar özellikle genç kuşakların bu küresel kriz haberlerine yoğun biçimde maruz kaldığını ve bunun kaygı duygusunu artırabildiğini göstermektedir (Yousef et al., 2025). Dolayısıyla birey çoğu zaman kendi günlük hayatında doğrudan etkilenmediği krizleri bile sürekli takip ettiği için dünyayı daha tehditkâr bir yer olarak algılayabilir.

Sonuç

Dünyanın sürekli tehditkâr bir yer olarak algılanması, bireyin bağlanma ve aidiyet duygusu üzerinde de önemli psikolojik etkiler yaratabilir. Psikoloji literatüründe, çevrenin güvensiz ve öngörülemez olarak algılanmasının bireylerde temel güven duygusu (basic trust) zayıflatabileceği belirtilmektedir. Özellikle sürekli kriz ve felaket haberlerine maruz kalmak, bireyin dünyayı daha tehlikeli bir yer olarak değerlendirmesine yol açabilir ve bu durum kişilerarası ilişkilerde güvensizlik, sosyal geri çekilme ve aidiyet hissinde zayıflama ile ilişkilendirilebilir. Bağlanma kuramına göre insanlar kendilerini güvende hissettikleri sosyal bağlar içinde psikolojik olarak daha dengeli olurlar; ancak çevrenin sürekli tehdit içeren bir yer olarak algılanması, bireyin hem diğer insanlara hem de toplumsal yapılara yönelik güvenini azaltabilir (Bowlby, 1988). Bu nedenle sürekli kriz odaklı bilgi akışına maruz kalmak yalnızca bireysel kaygıyı artırmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal bağların zayıflaması ve aidiyet duygusunun erozyona uğraması gibi daha geniş psikososyal sonuçlara da yol açabilir.

Kaynakça

Anadolu Ajansı. (2025). Dijital mecralarda olumsuz haber okuma alışkanlığı bağımlılığa dönüşüyor. Anadolu Ajansı.

Brady, W. J., Wills, J. A., Jost, J. T., Tucker, J. A., & Van Bavel, J. J. (2017). Emotion shapes the diffusion of moralized content in social networks. Proceedings of the National Academy of Sciences, 114(28), 7313–7318. https://doi.org/10.1073/pnas.1618923114

Bowlby, J. (1988). A secure base: Parent-child attachment and healthy human development. Basic Books.

Canoğulları, Ö. (2025). The effect of social media addiction on psychological stress: The indirect role of doomscrolling. Kuramsal Eğitimbilim Dergisi, 18(3), 491–508. https://doi.org/10.30831/akukeg.1586146

Kesner, L., & arkadaşları. (2025). Impact of media-induced uncertainty on mental health. Journal of Behavioral Sciences.

Satici, S. A., Kayis, A. R., Satici, B., Griffiths, M. D., & Can, G. (2022). Doomscrolling scale: Its association with personality traits and social media use. Current Psychology. https://doi.org/10.1007/s12144-021-02422-0

Shabahang, R., et al. (2024). Doomscrolling evokes existential anxiety and fosters misanthropy. Computers in Human Behavior Reports.

Yousef, A. M. F., et al. (2025). Demystifying the new dilemma of brain rot in the digital era. Frontiers in Psychology.

Azize Uyar
Azize Uyar
Azize Uyar, Yıldız Teknik Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik öğrencisidir. Eğitim Bilimleri Bölümünde asistan öğrenci olarak görev almış, Türk PDR Derneği’ne bağlı Psikolojik Danışmanlar Öğrenci Konseyi’nde üniversite temsilci başkanlığı görevini yürütmüştür. Çeşitli kurumlarda staj deneyimi bulunmaktadır. Aile Danışmanlığı eğitimini tamamlamış, Sanat Terapisi, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Pozitif Psikoloji alanlarında eğitimler almıştır. Gençlik ve çocuklarla sosyal sorumluluk projelerinde gönüllü olarak aktif rol üstlenmiş, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Kültür-Sanat yarışmalarında iki kez ödüllendirilmiştir. Yazılarını içgörüyle ve anlaşılır bir dille kaleme alan Uyar’ın ilk yazısı ARKETİPDOK dergisinde yayımlanmıştır. Akademik gelişimine aktif olarak devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar