Perşembe, Nisan 9, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Boşanma Sürecinde Bireysel Psikoterapi Desteği

Boşanma süreci, birçok kişinin hayatındaki zorlayıcı dönemlerden biridir. Boşanmak sadece hukuki bir süreç değildir; duygusal, psikolojik ve sosyal açılardan da kişinin hayatını etkileyerek birçok hayat alanında değişikliklere neden olur. Psikolojik olarak olumsuz duygu ve düşünceleri arttırarak kişinin hayatını daha da zorlaştırabilir. Bu nedenlerle boşanma sürecinde ya da öncesinde psikolojik desteğe başvurmak bu süreci kolaylaştırabilir, bazen de önüne geçebilir.

Boşanma Sürecinin Psikolojik Etkileri

Boşanma süreci birçok alandaki kayıp duygusunu beraberinde getirir. Sadece bir ilişkinin kaybı değil farklı hayat alanlarında da kayıplar oluşur. Bu kayıplarla birlikte kişi kendisini tekrar değerlendirir. Kendisiyle ilgili bildikleri de değişebilir. Kendisiyle ya da çevresiyle ilgili düşünceler ve bakış açısı değişebilir. Bu durum da sürecin çok daha zorlayıcı geçmesine neden olabilir. Bu kayıplar yas süreci benzeri bir etki oluşturabilir.

Bu süreçte geleceği sorgulama hali de başlayabilir. Şu ana kadar tüm bilinenler ve planlananların değişmesi anlamına gelir. Bu nedenle bilinmezlik artarken gelecek daha olumsuz görünebilir. Boşanma sürecinin genellikle bir başarısızlık olarak görüldüğü karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle kişiler kendilerini yetersiz hissedebilirler ve bu durum diğer konularda da genelleyebildikleri bir noktaya gidebilir. Bu durum kişinin kendisine bakış açısını değiştirerek özgüvensizliğe neden olabilir. Çocuğa sahip olmak gibi ortak alanlar varsa boşanma sürecinden sonra sorumlulukların artmasıyla birlikte bazı konularda stres durumu da artabilir. Toplumsal olarak boşanmanın olumsuz görüleceğine dair kaygılar artabilir.

Bireysel Psikoterapinin Önemi

Bu süreçte psikoterapi desteğine başvurmak psikolojik anlamlandırma ve yönetmeyi kolaylaştırabilir. Kişinin nasıl etkilendiğini sesli dile getirmek bazı konularda farkındalık kazanmasını sağlayabilir. Böyle zorlayıcı dönemlerde akıldan geçen düşünceler iç içe geçerek neler olduğunu anlamlandırmayı zorlaştırabilir. Bunlarla birlikte bazı olumsuz duygular da yoğunlaşarak zorluğu arttırabilir. Bu süreçte destek almak bu duygu ve düşünceleri düzenlemeyi sağlayabilir. Şu ana kadar kullanılan baş etme yolları bu süreçte işlevsel olmayabilir. Bu nedenle kişi ne kadar baş etmek için adım atsa da düzenleme sağlanamayabilir. Psikoterapiyle birlikte baş etme kaynakları da güçlendirilerek kısa ve uzun süreli etkiler sağlanabilir.

Boşanma sonucunda ortak kalan konular olacaksa burada dengenin nasıl sağlanacağı da önemlidir. Dengeyi kurmak, sağlıklı sınır koymak ve iletişime dair konular da boşanma sürecinde önem kazanmaktadır.

Boşanma süreci kişinin kimliğinde değişime de neden olabilir. Hayatındaki rollerinden biri olan eş rolünün bitiyor olmasının da etkileri olabilir. Bu durumun kişiyi ve hayatını nasıl değiştirdiğine bakmak da önemlidir. İlişkiden bağımsız olarak kendisini tekrar düşünmeye başlaması ve buna dair farklılıklara uyum sağlamak zaman içerisinde gelişecektir. Çocuk olması gibi ortak alanların devam etmesi gibi durumlarda bu süreçler biraz daha karmaşıklaşabilir. Belli bir süre sonra benzer bir uyum süreci bu gibi konularda da sağlanacaktır.

Boşanmanın ardından kişi gelecekteki ilişkilerinde kaygı, korku ya da güvensizlik gibi olumsuz duygu ve düşünceler yaşayabilir. İlişkilere karşı karamsar bir bakış açısına sahip olmak ya da ilişkilerden uzak durma gibi kaçınma davranışlarında bulunma durumları boşanmanın ardından karşımıza çıkabilir.

Boşanma ve sonrasında, psikoterapi sürecinde ele alınan konulardan birisi de ilişki ve evlilik sürecinde neler olduğudur. Hangi alanlarda sorunlar yaşandığı ve kişinin boşanma sürecine etkisi de çalışılabilir. Kişinin ilişki örüntüleri fark edilip düzenlenerek sonraki ilişkilerinde benzer sorunların ortaya çıkmasının önüne geçilebilir.

Özetleyecek olursak, boşanma süreci hayatta karşımıza çıkabilecek zorlayıcı hayat olaylarından biridir. Bu sürecin psikolojik olarak birçok açıdan etkisi bulunmaktadır. Özellikle çocuk olması gibi durumlarda karşımıza daha fazla etkilenme konusu çıkabilir. Farklı nedenlerle korku, kaygı gibi olumsuz duygular artabilir. Kişinin kendisine, geleceğe, hayata ya da genel ilişkilere dair bakış açısında olumsuz değişiklikler olabilir. Psikoterapi süreci bu konularda kişiye destek olur. Öncelikle kişinin neler yaşadığına dair farkındalık geliştirir. Sonrasında da hedefler belirlenerek düzenlemeye dair çalışmalar yapılır. Psikoterapinin sağlayabileceği konulardan biri de baş etme kaynaklarını ele almak ve geliştirmektir.

Asena Hatice Kılıç Dağlı
Asena Hatice Kılıç Dağlı
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nü başarı bursu kazanarak yüksek onur derecesi ile tamamladı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programını "Sosyal Anksiyetede Anksiyete Duyarlılığı, Çocukluk Çağı Travmaları ve Erken Dönem Uyumsuz Şemalar" başlıklı tezi ile tamamladı. Ardından farklı psikoterapi merkezlerinde çalışmalarına devam etti. Şu anda kurucusu olduğu AHK Psikoloji'de çalışmalarını sürdürmektedir. ISST (International Society of Schema Therapy) onaylı şema terapistidir. Çalışmalarına şema terapi ve bilişsel davranışçı terapi yaklaşımlarıyla devam etmektedir. Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve ODTÜ Bilişsel Psikoloji Laboratuvarı'nda stajlarını tamamladı. Kütüphane Gönüllüleri Projesi'nde akran zorbalığı, çocuklarda mahremiyet ve cinsel istismar, kanser psikolojisi ve stresle başa çıkma seminerlerinde gönüllü olarak çalıştı. Türk Psikologlar Derneği Travma, Afet ve Kriz Birimi gönüllüsü olarak Ege depremi ve Covid-19 psikososyal destek çalışmalarında online olarak destek vermiştir. Ayrıca, Psychociety Yönetim Kurulu üyesidir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar