Cumartesi, Şubat 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Bir Sığınak Olarak Partner: İhanet ve Dönüş

Aldatılmak ilişkide çok bariz bir kopuş anı gibidir. Her bir insanın süreci farklı olsa da genel anlamda dramatik ve sosyal bir tasvir yapılacak olsa cam kırıkları sesleri duyulur, en sevilen anılar kirli bir tabakayla kaplanır, öfke ve yarım kalma hisleri bastırır belki insanı. Tüm bunların yanında belki de en önemlisi sınırlar ihlal edilmiş olur ve bu güven zedelenmesine yol açabilir. “Eskisi gibi nasıl olacağız?” sorusu yankılanabilir zihinde.

Ancak bir yandan da ihanetin ardından gelen gerçeklik çoğu zaman bir bitişi değil, karmaşık bir geri dönüş ikilemini de getirebilir. Kırılan kalp tamiri için yine kırıldığı yere dönmek isteyebilir. Kişi çoğu zaman bu durumu “aşk” olarak nitelendirir. Peki insan incindiği yere neden ve nasıl yeniden bağlanır?

Örnek

Türk televizyon tarihinde oldukça popüler bir dizi olan Yaprak Dökümü’nde Leyla–Oğuz ilişkisi bu duruma verilebilecek en çarpıcı örneklerden biridir. Aldatma, inkâr, yüzleşme ve affetme kronolojisine bakacak olursak seyirci Oğuz’un ihanetine öfkeliyken aynı zamanda Leyla’nın dönüşünü de bakış açısına göre “kalbinin sesini dinlemek” ya da “hata yapmak” olarak nitelendirir.

“Neden?” sorusuna geri dönecek olursak, bu soru yalnızca dizilerin karmaşık ilişkilerinde değil, çift terapileri ve bireysel danışmanlıklarda da sıklıkla karşımıza çıkar. Aldatılan bireylerin önemli bir kısmı ilişkiyi sonlandırmak yerine devam etmeyi seçer; hatta kimi zaman ihanetin ardından bağın daha da güçlendiğini ifade eder.

Bu durum genelde kültürel olarak da gerçek aşk ve fedakârlık olarak sunulsa da psikoloji literatürü bu dönüşlerin bağlanma örüntüleri, nörobiyolojik ödül sistemleri ve bilişsel çarpıtmalarla ilişkili olduğunu söyler (Mikulincer & Shaver, 2016).

Bağlanma kuramına göre romantik ilişkiler, bireyin erken dönem bağlanma deneyimlerinin yetişkinlikteki yansımalarıdır (Bowlby, 1982). Özellikle kaygılı bağlanma örüntüsüne sahip kişilerde ilişki yalnızca duygusal bir bağ değildir; aynı zamanda güvenlik ve bütünlük kaynağıdır. Bu nedenle kaygılı bağlanan bireyler için aldatılma durumu, güven ihlalinden çok terk edilme kaygısıyla ilişkilidir (Johnson, 2021).

Yaprak Dökümü örneğine bakacak olursak Leyla, ihanet sonucu öfke ve hayal kırıklığını şiddetli bir şekilde yaşasa da ilişkiyi bitirmekte oldukça güçlük çeker. Çünkü bu ilişkinin bitmesi yalnızca partnerini kaybetmek değil, aynı zamanda “sevilecek biri değil miyim?” sorusunu da tetikler.

Zaten dizide sıklıkla gördüğümüz şey, Leyla’nın bu ihanetten sonra kendini değersiz hissetmesi, kontrolü kaybetmesi ve hatta ileriki zamanlarda herkesin hayatını yaşayarak bir yolunu bulduğunu görmesi ancak kendisinin bir yeri olmadığını düşünmesidir. Ve aslında Oğuz’u hayatından çıkarmışken bu düşüncelere dayanamadığı için ona geri dönmesi de izleyicinin bir yorumudur.

Bu döngüde Leyla’nın Oğuz’a yöneliminin sebebi aşkı bulması değil, içindeki duygusal boşluğu kapatma isteğidir. Kaygılı bağlanan bireyler için bir partnerin olması, kişinin kendi öz değerini onaylamasıyla eşdeğerdir; bu yüzden Oğuz’un ihaneti Leyla’da “yetersiz olan benim” inancını kendi içinde içselleştirmesine neden olur.

Leyla bu düşünceyle yüzleşmek yerine, başa çıkma yöntemi olarak Oğuz’a tekrar sığınır; çünkü zarar gören öz saygısını düzeltmenin tek yolu onun için yeniden kendisinin seçilmesidir. Bundan dolayı dizide, kendisine bu kadar zarar veren birini hayatına tekrar tekrar alarak aile bağlarının kopmasını göze almıştır. Bu durum, kendisini bu kadar yıkan bir figürün gölgesinde güven arama paradoksunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyar.

Sonuç

Bowlby’nin kuramında bahsettiği üzere kişi güvenli limandan mahrum kaldığında, fırtına çok şiddetli olsa bile bildiği limana sığınma eğilimi gösterir (Solmuş, 2003). Aldatma eylemi, iki kişi arasında verilen sadakatin bozulmasından ziyade mağdur tarafın sevilebilir biri olma inancının temelden sarsılmasına neden olur.

Ayrıca aldatmanın bıraktığı enkaz yalnızca dışsal bir müdahale değildir; ilişkideki güvenli alanın tamamen yok olmasıdır. Bu karmaşık durum kişiye iki yol sunar: Ya kişi acılarıyla yüzleşerek sıfırdan kendi güvenli alanını inşa edecek ya da tanıdık, fırtınalı limanda kimliğini yitirecektir.

Leyla örneğinde görüldüğü üzere, ihanetten sonra ilişkiye tekrardan başlamak; ancak ilişkinin sınırlarının yeniden tanımlandığı, gerçeklerin kabullenildiği yeni bir zeminle mümkün olabilir.

Kaynakça

Bowlby, J. (1982). Attachment and loss: Retrospect and prospect. American Journal of Orthopsychiatry, 52(4), 664–678.

Johnson, S. M. (2021). Duygu odaklı çift terapisi uygulaması: Bağlanma kuramını merkeze almak (C. Şen-Yeniyurt & G. Erden, Çev.). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Mikulincer, M., & Shaver, P. R. (2016). Attachment in adulthood: Structure, dynamics, and change (2nd ed.). Guilford Press.

Solmuş, T. (2003). Romantik bağlanma (II): İlişkisel değişkenler ve ilişki süreci. Türk Psikoloji Bülteni, 9(28–29), 99–208.

Ayşe Pelin Yaman
Ayşe Pelin Yaman
Psikoloji lisans eğitimini Ankara Medipol Üniversitesi’nde tamamlayan Ayşe Pelin Yaman, insan davranışlarını ve zihinsel süreçleri anlama konusuna her zaman derin bir ilgi duymuştur. Farklı sosyal gruplarla çalıştığı gönüllü projeler sayesinde hem teorik bilgisini pratiğe dönüştürme imkânı bulmuş hem de çok yönlü iletişim becerileri edinmiştir. Özellikle erken dönem gelişimi ve yetişkin psikolojisi konularına yoğunlaşarak bu alanlarda bilgi birikimini derinleştirmeyi ve bireylerin psikolojik iyi oluşuna katkı sunmayı amaçlamaktadır. Aynı zamanda bilimsel çalışmalara ve alan yazınına ilgi duymakta; araştırma temelli bir yaklaşımla mesleki bilgisini temellendirmeye özen göstermektedir. İlerleyen dönemlerde yüksek lisans yaparak uzmanlık alanını netleştirmeyi ve psikoloji alanında daha derinlemesine katkılar sunmayı planlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar